AHİRETE İMAN VE ÖNEMİ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

AHİRETE İMAN VE ÖNEMİ7 Mart 2013, Perşembe

 

Bizleri yoktan var eden, sayısız nimetleriyle şereflendiren Rabbimize Kâinat’ın zerresi adedince hamt,  yüz binlerce salât ve selam bütün insanların efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) e aline ve ashabına olsun.

Değerli okurlarım! İmanın altı esasından biride Allahu Teala’ya imandan sonra en önemli olanı, kuşkusuz Ahiret gününe iman etmektir. Ahiret gününün yani sonsuz ve daha mükemmel bir hayatın varlığına inanma duygusu, dünya hayatımızdaki müsbet gelişmeleri bize sağlayacak en önemli faktörlerden birisidir.

Biz inanırız ki ölüm, dünyevî hayatın sonu, ahiret hayatının ise başlangıcı; dünya hayatı geçici, ahiret hayatı ise ebedidir. Buna göre bizim için asıl hayat kabir ötesinde başlamaktadır. Onun için de daha dünya hayatında oraya hazırlanmamız gerekmektedir.

Ahiret hayatının varlığı inancına sahip bir mümin, “Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.”( Zilzâl,Suresi:8.) ayetlerinde de belirtildiği gibi, kıyamet gününden, oradaki hesaptan, o hayatın diğer safahatından şüphe etmez. Hiçbir zaman mahşer gününde, Allah’ın huzurunda dünyada yaptıklarından hesaba çekileceğini, zerre miktarı hayrın mükafatını göreceğini ve zerre miktarı şerrin cezasına çarptırılacağını unutmaz. İşte bu sebepledir ki; dünyada yaptığı iyi-kötü, güzel-çirkin, büyük-küçük, acı-tatlı, her şeyin Allah katında hesabının görüleceği bilincinde olan müminin, tavır ve hareketleri dürüst, duygu ve düşünceleri saf, bütün davranışları ölçülüdür ve hayatını ilahî emirlere göre düzenlemek mecburiyyetinde olduğunu bilir ve öyle de yapar.

Ahirete, hesap gününe inanan bir mümin, yalan söylemez, başkalarının canına, malına, ırzına göz dikmez. Gıybet, dedi-kodu etmez. Diğer kimselerin, kusurunu, ayıbını aramaz, bildiği sırları açıklamaz. İnsanları birbirine düşürmez, birliği ve dirliği bozmaz. Ahirete inanan kişi, sabırlı olur, hakkı korur. Kötülüklerden uzaklaşır; hayra ve iyiliklere koşar, mütevazi ve hoşgörülü olur. Hayatını baştan sona Allah ve Rasulü’nün emirleri dairesinde sarfa ve düzenlemeye gayret eder. Kısacası kendisinden örnekler alınan ideal insan tipi olur.

Hepimiz bir gün öleceğimize göre, ölmeden kendimizi hesaba çekelim. Noksanlarımızı giderip ahiret hayatına imanın gerektirdiği şekilde kendimize çeki-düzen verelim. Allah’ın huzuruna hayırlı bir mümin; affa mazhar olmuş itaatkâr bir kul olarak çıkma çabasında olalım. Unutmayalım ki “dünya ahiretin tarlasıdır.” Bu dünyada ne ekersek öbür dünyada onu biçeriz. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.(Haşr Suresi, 18)

Mahşerde Kainat’ın sultanı (s.a.s)'e gayet büyük bir havuz ihsan buyrulacak ki bunun büyüklüğü boyu Medine ile San'a arası kadar, veya Şam'ın bir kasabası olan Eyle ile San'a arası kadar bir mesafedir. Suyu sütten daha ak, kokusu miskten daha güzel ve baldan daha tatlıdır. Kupaları da gökteki yıldızlar kadardır. Ondan bir defa içen bir daha susamaz (Buhârî,4.).

 Böylece müminler Cennete girmeden önce bu havuzun suyundan içerek mahşerin dehşetinden ileri gelen hararetlerini gidereceklerdir. Gerçi Tirmizî'nin garib bir senetle rivayet ettiği hadiste şöyle buyuruluyor. Mahşerde "Her Peygamberin bir havuzu olacak. Onlar içinde havuzlarına su içmeye gelenlerin en çok ben olacağını umuyorum" (Tirmizî'.).

 Yine Güzeller güzeli (s.a.s), bir hadisinde, "Havuzun başına gelenlerin bir kısmının döndürüldüğü anda Onlar, benim ümmetim, diyeceğim. Onların senden sonra ne işler yaptığını dinlerinden döndüklerini bilemezsin, denilecek. Ben de, bundan sonra dinlerini değiştirenler helâk olsun, diyeceğim" (Buhârî ve Müslim.).

Mahşerde insanların muhakeme işleri bitirildikten sonra mahşerle Cennet arasında Cehennemin üzerine sırat köprüsü kurulacaktır. İnsanlar, bölük bölük Cehenneme bir kısmı da Cennete sevk olunacaktır (Sa'deddin Teftâzâni, Şerhu'l-Makasıd, 2.) Rabbim dünya hayatını yaşarken ahiretini kazanan müminlerden eylesin. Cumanız mübarek olsun.