Deneme-Yanılma yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Deneme-Yanılma3 Ekim 2017, Salı

Eğitim gündemi son günlerde bir hayli yoğun. Sebebi Tayyip Erdoğan’ın katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamaların altını doldurma faaliyetleri. Hepimizin bildiği üzere TEOG kaldırıldı. Yapılan açıklama sınavsız eğitim sistemini işaret etmekte. Bu çok umutlandırıcı gelişme, TEOG yerine gelecek yeni sistemin açıklanması ile hayal kırıklığına sebep oldu. Gömlek değiştirir gibi sistem değiştiren hükümetimiz TEOG ile sınırlı kalmayıp üniversiteye giriş sınavlarına da el atıyor.

Yine bir açıklama sonrası YÖK Başkanı Yekta Saraç kürsüye geçti ve kulak kanatan o açıklamaları yaptı. 2 milyonu aşkın vatandaşın uzun süredir çalıştığı, çabaladığı Yükseköğrenime Geçiş Sınavı (YGS) kaldırıldı. Şuan ne olacağı belli olmamakla beraber tek sınav sistemi üzerinde duruluyor. Daha yerine yenisi bulunmadan eskisi kaldırılıyorsa Türkiye'ye hoş geldiniz...

Sınavların kaldırılması eğitimde yapılabilecek en büyük reformlardan birisi ancak oturmuş sistemler için geçerli. Koltuğa oturan her bakanla beraber sistem değiştiren ülkemizde sınavları kaldırmadan önce akıl ve bilim rehberinde bir sistem oluşturulmalı. Milli Eğitim Bakanlığına inşaat mühendisi, hukukçu, eski sınıf arkadaşı yada eski başdanışman sıfatında ki kişilerin değil de eğitim bilimci, öğretmen yahut eğitim gönüllüsü sıfatında ki kişilerin getirilmesi gerekmekte. Yoksa daha çok sistem çok bakan değişir.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz her açıklama yaptığında şaşkına dönüyorum. Son yaptığı açıklamada “bizim petrolümüz, kömürümüz elmasımız yok ama elmastan değerli bir eğitim sistemimiz var.” demiş. Lakin birkaç gün önce Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada eğitim sisteminin durumunun ne denli berbat olduğunu kabul etmiş hata yaptıklarını söylemiştir. Bu iki birbirinden farklı açıklamadan çıkarılacak sonuç İsmet Yılmaz ya yalan söyleyip insanları kandırıyor yada muz cumhuriyeti ütopyasında yaşıyor. İnsanların hayatını etkilemekte olan bu sistemlerin aslında siyasiler için birer yalan malzemesi olduğu da çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor.

Başka bir açıklama ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan “Eğitim öğretimde istediğimiz neticeyi alamayınca yeni arayışlar içine giriyoruz.”  15 yıllık bir iktidarın 15 yıldır istediği neticeyi alamaması bir hayli garip. Daha da garip olan ise bulunan yeni sistemlerin ülkenin tamamına denenmesi. Netice olarak ortaya kobay faresine dönen genç bir nesil çıkmakta.

Ne yazık ki getireceğiniz yeni sisteminde faydalı olmayacağı aşikar. Bu bir önyargı değil bu yaşanmışlıklardan edilen tecrübe sonucu varılmış bir kanı. Ne zaman ki bu ülkede eğitimi, dini, ahlakı ve kültürü siyasetçiler yönetmeyi bırakıp işin ehli insanlar el atarsa o zaman bu ülkede güzel şeyler için ümit edilebilir.

Sonuç olarak, bir sistemi kaldırmadan önce yeni bir sistem üretilir. Eğer bir sistemi kaldırıp ortada belirsizlik yaratıyorsan bu kötü devlet yöneticiliğidir. Aslında zor değil öncelik bilimsel, akla uygun, çağdaş bir müfredat. Sonra değerlendirme ölçütü ilgi, yetenek ve başarı olan bir sınav sistemi. Sonuç ise devleti için üreten gençlik. Yıllardır bu ülkede eğitim en büyük problemken, eğitim kalitesi sıralamalarında Afrika ülkeleri ile yarışırken yeni sistemler denemeye devam ediyoruz. Bir genç olarak umuyorum ki  bu sistem bu şekilde  gitmez. Yapılan her değişiklik çok büyük mağduriyetler yaratıyor. Umuyorum ki artık bizimde siyasi kaygılardan uzak, bilim ışığında manevi değerlere bağlı bir sistemimiz olur.