Sakarya neden susuyor yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Sakarya neden susuyor11 Kasım 2017, Cumartesi

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’i 79.ölüm yıldönümünde bir kez daha andık. Sakarya’da düzenlenen anma töreni hakikatten çok duygulu oldu, kusursuz programı baştan sona sürdüren tüm görevlileri kutlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet ve saygı ile anıyorum.

Son zamanlarda gazetelerin verdikleri toplumsal olaylar hiç de iyi değil. Birinci sahifelerde verilip 3 ya da diğer sahifelerde devamı olan haberler insanı derin derin düşündürüyor.

SAKARYA HALK okurlarımız özellikle dünkü sayımızdaki birinci sahife manşetimizi okuduktan sonra tarafımıza çok sayıda telefon mesajı ile ya da bizzat arayarak “Bize neler oluyor” şeklinde üzüntü ve endişelerini belirttiler. Çok da haklılar. Bir kez daha hatırlatmak istediğim dünkü gazetemizdeki olayların gelişmesi şöyle; “Adapazarı sokakları dün polis ve ambulans sirenleriyle inledi” “ Önce gençler, sonra babalar birbirine girdi olayda 4 kişi bıçaklandı.” Buradan sonrası ise daha korkunç. Tüm bu olanların başlangıcı 100 TL’lik bir alacak verecek meselesi.

Üçüncü sahife haberleri ise daha düşündürücü. Haberlerden aktarma yapıyorum. “Pamukova’da bir bağa giren hırsızlar kilolarca üzüm çalarken yakalandı”, Arifiye’de 13 yaşındaki kız öğrenciye tecavüz eden sapığın ailesi Sakarya’yı terk etti”,  İl Jandarma komutanlığı ekipleri Kaynarca, Akyazı, Sapanca’da düzenledikleri operasyonlarda bonzai, esrar ve kubar esrar ele geçirdi”,  “jandarma ekipleri TEM otoyolunda 187 kaçak insan yakaladı, kaçakları kaçıran 5 kişi yakalandı”,

Dahası da var ancak bu kadarı bile insanı kasvete sürüklüyor. Şöyle bir etrafımıza bakarak “Ne oldu bize, insanlarımıza neler oluyor” sorusunu sormamak elde değil. 100 TL için adamlar bıçaklanıyor, göz göre göre hem de gündüz bağ girip üzüm çalmak neyin nesi. Nedir bu yasa dışı insan sevki, uyuşturucu tacirleri her gün ağır darbeler yiyor gene ellerini kollarını sallaya sallaya işini devam ettiriyor.

Bir sapığın aklını yitirmişçesine yaptığı akıl almaz ve kabul edilemez cüret ailesine yansıtılıyor ve olayda hiçbir günahı olmayan ev ahalisi Sakarya’yı terke mecbur bırakılıyor. Bunlara akıl sır erdiremiyorum. Sakaryalı sivil toplum kuruluşlarını temsil eden ve tren de tren diyerek sadece bir konuda Sakarya’ya sahip çıkıyoruz diyen dostlarımız sizlere sesleniyorum, esas olarak bu konularda neden hiçbir şekilde fikir yürütmüyorsunuz, tepki göstermiyorsunuz, üzerinizde eski bir deyişle ölü toprağı mı var?

Belediye başkanlarımız neden bu konulara hakim değilsiniz. Emniyet müdürümüz, diğer müdürlerimiz ve en sonunda Valimiz neden suskun kalıyorsunuz. İnsanlarımızı bu kaoslardan çıkaracak demeçler, toplantılar, seminerler neden düzenlenmiyor. Sakarya neden susuyor, işte bunu anlamakta zorluk çekiyorum.

Sonuçta öyle bir istiyorum ki bu hiç de zor değil. Bizim gençliğimizde gördüğümüz esnafımızın bir yere ya da namaza gittiği zaman açık bıraktığı dükkan kapısının önüne bir sandalye ve üzerine koyduğu “birazdan geliyorum” notu ile o nota saygı gösteren o güzel insanları tekrar geri istiyorum.