Yerli otomobilin yeri!..12 Kasım 2017, Pazar

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen törenle yerli otomobil üretmeye karar veren Türkiye’nin babayiğitleri kamuoyuna tanıtıldı.

Geçte olsa böyle bir gelişmenin yaşanmasından milletçe gurur duyduk…

Atak Heliköpter,İnsansız Hava araçları gibi savunma sanayinde yaşanan gelişmeler gibi yerli otomobilimizi üretmekte,ülkemiz de yaşanan hayırlı gelişmelerden biri…

Yerli Otomobilin üretim yeri konusunda Sakarya’mız ile birlikte birkaç  ilimizin adı da gündemde…

Savunma sanayinde stratejik bir yatırımı ilimizde hayata geçirecek  olan ve ‘yerli otomobili’ üretecek Babayiğit’ler arasında bulanan,BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak geçtiğimiz günlerde ilimizdeydi.

SATSO ise yaptığı çalışmalar ile Sakarya’mızın yerli oto için hazır olduğunu belirtmişti.

Liman bölgesine yakın ilçelerimizin yöneticileri (Karasu-Ferizli-Söğütlü) biz yer noktasında hazırız açıklamaları ile davetlerini yapıyorlar.

Gönlümüz üretim yerinin Sakarya’dan karar kılınmasından yana…

Bakan Faruk Özlü ,’’Yerli otomobilin yeri konusunu ikinci 24 ayda konuşacağız. Şu anda daha erken" demiş ise de,

Bu konuda ne kadar istekli olduğumuzu hızlanan bu süreç içerisinde,ciddi kamuoyu oluşturarak,yüksek sesle sürekli dillendirerek gündemden düşürmemeliyiz.

Haydi Sakarya!

Yüz üstü çok süründük,

Yerli otomobille hızımıza,hız katmaya…

ŞEHİD KAYMAKAM SAFİTÜRK

Aradan bir yıl geçti.

Şehid Kaymakamız Muhammed Fatih Safitürk şehadeti ile ülke insanımız da farklı bir manevi iz bıraktı…

Bugün Şehidimizin ismi ülkemizin dört bir yanında yaşatılıyor…

Ekranlarda izlediğimiz Asım Hocanın asil duruşu ile şehadet haberi verilirken yaptığı o ilk açıklamayı unutmak mümkün mü?

‘’Vatan, uğruna şehit olan varsa vatandır. Vatan uğruna ben de hazırım."

Şehidimizin cenazesine katılmadan hemen öncesinde  ’Hoca Asım’ın ‘’oğlu’’, evlat Asım’ın ‘’babası’’ şehid oldu!’başlıklı bu köşe de bir yazı yazmıştım…

O yazıda yer verdiğim duygularını binlerce insan gibi  paylaşan Sevim İnanır hanımefendi ‘’İki Asım var biri her ağladığında gözünde ki yaşı silecek babası olmayan yetim Asım. Diğerinde acısına rağmen metaneti hiç kaybolmayan muhterem eli öpülesi baba Asım. Ve biz bu millet bu iki Asım’ın gözyaşından sorumluyuz.’’demişti…

Ne Hoca  Asım,ne de Asım Eren …

Bu acıyı unutmayacaklar!..

Ama bu acı öyle bir acı ki,yıllar boyu unutulmayan bir kahramanlık destanı olarak ,dillerden de düşmeyecek…

Muhammed Fatih vatana, devletine, milletine hizmet yolunda şehadet şerbetini içti.

Vatanımızın(Sakarya'mızın) yiğit bir evladı Şehid Kaymakamımız Muhammet Fatih Safitürk'ün şehadetinin sene-i devriyesinde tüm şehidlerimize  Allah-ü tealadan Rahmet, geride kalan kederli ailelerine sabırlar diliyorum.

İĞRENÇ OLAY!

Arifiye ilçemizde iğrenç bir olay yaşandı.

Olayı burada yazmak bile ağrıma gidiyor.

13-14 yaşlarında bir kız çocuğumuzun yaşadığı taciz olayı.

Yetim bir yavruya yapılan sapıklık!

Yaşanan olay sonrası ise ilçede ilgililerden bir ses çıkmadı!

İlçe halkının duyarlılığı,sosyal medya üzerinden oluşturdukları kamuoyu ile yaşanan olaya ciddi tepki gösterildi.

Ulusal medya olaya el attı…

Sakarya Barosu olayın takipçisi oldu…

Ama hala bugüne kadar ilçeden yetkili bir ağızda, yaşanan bu iğrenç olayı kınayan bir açıklama gelmedi ,duymadım.

Aile Sosyal Politikalar il Müdürü ilçemizden,Kaymakam,Belediye Başkanı,Siyasi Parti İlçe Teşkilatları, Kadın Kolları,STK’lar…

Hepsini geçtim…

Arifiye Halk Otobüsleri Kooperatif Başkanı bir üzüntü belirten açıklama yapmaz mı?

Dileğimiz İlçemiz Arifiye’nin böyle çirkin olaylarla anılmaması…

Toplum olarak  bu iğrenç olayların bir daha yaşanmaması için,

Yaşanan çirkinliklere karşı hep birlikte,olması gereken duruşu göstermemiz gerekiyor…

KISSADAN HİSSE

Adamın biri, gözleri görmeyen bir dervişin evine misafir olmuştu. Evde, rahlenin üzerinde bir Kur'an-ı kerim olduğunu gördü ve hayret etti. Gece yarısı olduğu zaman Kur'an-ı kerim sesiyle uyandı. Baktı ki, âmâ olduğu için gözleri görmeyen ev sahibi rahlenin başına geçmiş Kur'an-ı kerim okuyor. Öyle ki, okuduğu yerleri parmağıyla da takip ediyordu. Dayanamayarak sordu: "Sen, gözleri görmeyen bir adamsın. Nasıl oluyor da Kur'an-ı kerime bakarak okuyabiliyorsun? Üstelik parmağınla da takip ediyorsun"

 Derviş cevap verdi: "Ben Kur'an-ı kerim okumayı çok seviyorum. Fakat gözlerim görmüyor. Allahü tealaya dua ettim. "Ya Rabbi, Kur'an-ı kerim okurken benim gözlerimi aç ki okuyabileyim dedim. O zaman bir ses duydum: "Kim Allah kelamını ihlâsla okumak isterse, Allahü teala da ona her imkanı bahşeder" Ne zaman Kur'an-ı kerimi okumak için elime alsam, gözlerim açılır okurum"

PAZAR TEBESSÜMÜ

Kayserili iki arkadaş aralarında konuşurken, biri diğerine karısından dert yandı:

 -Yahu bizim hanım çok müsrif. Para yetişmiyor. İnanmazsın pazartesi 100 lira istedi. Salı 200 lira, çarşamba 400, dün de 700 lira...

-Acıdım sana vallahi, nereye harcıyormuş bu parayı?

 -Ne bileyim ben, verdiğim yok ki.

ÖZLÜ SÖZ

Geçmişte ki acılarına bir teşekkür borçlusun.

Çünkü,çelik dövüldükçe,insan acı çektikçe güçlenir.