Dik durun dik... Tabi durabilirseniz !!!18 Aralık 2017, Pazartesi

Ada Treni 'Mithatpaşa İstasyonu'ndan değil de 'Adapazarı Tren Garı'ndan kalksın gerekçesiyle Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İstanbul 1 Nolu Şubesi geçen 9 Aralık'ta basın toplantısı düzenledi...

 

İşte o basın toplantısında Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin Töre ağır sözler ve iddialarda bulundu...

 

Töre, önce gar arazisine 640 milyon fiyat biçti...

 

Ardından AK Parti Sakarya Milletvekili ve İçişleri Bakanlığı Komisyonu Başkan Vekili Ayhan Sefer Üstün için 'Algılarını gazeteden okuduk' dedi.

 

Raylı sistemin Adapazarı'nda hizmete girmemesi ve ADARAY seferlerinin durdurulmasına atıfta bulunarak "Gazetecilere soruyorum. Sakarya Büyükşehirin reklam ücretlerini kim ödüyor! Otobüsçüler mi ödüyor, minibüsçüler mi ödüyor" diye sordu.

 

Ve bütün bunları gazetecilere sorduğunu belirterek, "Bunları yazın" dedi...


***

Devlet Memuru olan Gar Müdürü Hüsamettin Töre, "Gazeteciler bunları yazabilir mi" der de ben durur muyum!

 

Durmam tabi...

 

Koskoca devlet memurunun sözleri ve iddialarını kamuoyuna taşıdık...

 

Yazdık...

 

Sonuç!

 

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Ersin Albuz devreye girdi...

 

--Bazı basın yayın organlarında söz konusu basın toplantısında sözcümüz olan Hüsamettin Töre'nin hakkında linç kampanyası başlatılmıştır. Söz konusu basını şiddetle kınıyoruz...


***

Geçen gün de yazdım.

 

Gar müdürü ağır sözleri ve iddiaları için "Gazetecilere soruyorum" diyor ve ekliyor, "Gazeteciler bunları yazamaz"...

 

Hal böyle iken biz de yazıyoruz...

 

Yazınca gar müdürü tepki alıyor ve sonrasında biz hedef oluyoruz...

 

Şimdi buradan herkese soruyorum...

 

Gar müdürü basın toplantısında konuşuyor...

 

Bunları "Gazeteciler yazsın" diyor...

 

Kesmiyor ve "Gazeteciler bunları yazamaz kii" diyor...

 

Biz de yazıyoruz...

 

Devlet memuru olan gar müdürü tepki alınca bizi ‘linç kampanyası başlatmakla’ suçluyorlar...

 

Bu kesmiyor bir de kınıyorlar...

 

***

 

İstanbul'dan geleceksiniz...

 

Burada istediğiniz gibi konuşacaksınız...

 

Kafanıza göre en ağır iddialarda bulunacaksınız...

 

Bunları yazın diyeceksiniz...

 

Yazınca, tepkiyi alınca...

 

Seni kınıyoruz...

 

Kusura bakmayın ama önce bir duruşunuz olsun...

 

Yaaa ortaya çıkıp konuşmayın...

 

Yaaa kanıtlayamadığınız iddialarda bulunmayın...

 

Yaa da aldığınız tepkiler karşısında hedef saptırmaya çalışmayın...

 

Dik durun dik...

 

Tabi durabilirseniz !!!

 

wwwwwwwwwwwwww

wwwwwwwwwwwwwww

wwwwwwwwwwwwwwww

wwwwwwwwww

 

 

 

Senin ağa baban gelsin beni kınasın !!!

 

 

 

 

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Ersin Albuz'un açıklamasına buradan devam edelim:

 

“Aşağıda detayları ile anlatacağımız başta AİHM olmak üzere Anayasa Mahkemesi ve İdari Yargı organların sendikal faaliyetten dolayı memura ceza verilemeyeceğine hükmederek sendikal özgürlükleri güvence altına alınmıştır...

 

***

 

Yine TCDD yetkililerine de buradan sesleniyoruz. Hüsamettin Töre'nin basın toplantısındaki tüm söz ve davranışları sendikamız adına yapıldığından ve memur olarak böyle bir açıklama yapmadığından bu davranışı disiplin suçu oluşturmamaktadır.

 

Hakkında disiplin soruşturması açılmamasına, açılan bir disiplin soruşturması varsa disiplin soruşturmasının kaldırılmasına karar vermelidir. Aksi durum TCK'nın 118. maddesindeki sendikal faaliyetleri engelleme suçunu oluşturmaktadır.”

 

***

 

Albuz efendinin açıklaması değişik tarihlerde devlet memuru iken açıklama yapan, bu açıklamalar nedeniyle haklarında soruşturma açılan, sonrasında işlem yapılan devlet memurlarının sendikacı kimliğiyle açıklama yaptığını, bu nedenle açılan davaların devlet memurları aleyhine sonuçlandığını örnek gösteren mahkeme kararlarıyla bitiyor...

 

Yani Albuz efendi kısaca diyor kiii...

 

Hüsamettin Töre Adapazarı Gar Müdürü olarak değil, sendikacı olarak bu açıklamaları yaptı...

 

Haaaaaa...

 

Demek Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin Töre bu sözleri ve iddiaları sendikacı kimliğiyle yaptı...

 

Peki Gar Müdürü Hüsamettin Töre'nin sendikadaki görevi ne!

 

Temsilci mi, yönetimde mi, yoksa üye mi!


***

 

Töre'yi savunma adına yaptığınız açıklamada 'Sözcü olarak görevlendirildi' deniyor...

 

Eeeeeee, size üye olan herkes 'Sözcü' olarak görevlendirilebiliyor mu!

 

Sendika yönetiminde olmayan her üye sizin yetkinizle 'Temsilci' olabiliyor mu!

 

Diyelim kii oluyor...

 

Peki o zaman "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu" nasıl işliyor!

 

Öyle yaaa...

 

Sendika yönetimi sendika üyesi herkesi 'Sözcü' olarak görevlendirirse, her üye istediği gibi konuşursa 657 sayılı kanun kime ve nasıl işleyecek!

 

Plağın tersini koyalım...

 

Sizin dediğiniz gibi olsun...

 

Sendika üyesi her memuru 'Sendika Yönetimi' sözcü seçebiliyor ve bu sözcü de sendikacı kimliğiyle açıklama yapabiliyor...


***

İyi ama halkın seçtiği bir milletvekiline hangi eleştiri sınırları içinde 'Algıcı' diyor, diyebiliyor!

 

Şöyle de soralım...

 

Bir milletvekilinin 'Tren garını Mithatpaşa’da bulunan araziye yapmayı düşünüyoruz, bu konuyu inceliyoruz" açıklaması nasıl, niçin, neden 'Algı' olsun...

 

Veya 'Algı' bunun neresinde!

 

AK Parti Sakarya Milletvekili ve İçişleri Bakanlığı Komisyonu Başkan Vekili Ayhan Sefer Üstün'ün bu açıklamasındaki 'Algı' nedir!

 

Bir milletvekiline nasıl 'Algıcı' yapıştırması yapabiliyor!

 

***

Bitti mi!

 

Bitmedi...

 

Halkın oylarıyla gelen bir milletvekiline 'Algıcı' diyen Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin Töre'ye kimse 'Neye göre algıcı' demiyor...

 

Hatta AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç bile 'Gık' demiyor...

 

Hatta ve hatta AK Parti il ve ilçe teşkilatları bile milletvekiline sahip çıkıp, “Kime algıcı diyorsun” demiyor...

 

Belki de demek istemiyorlar!

 

Lafın yeri geldi mi 'Mangalda kül bırakmayan' AK Partililerin alayı 'Sus-Pus'

 

Bu arada gar müdürüne ses çıkartamayanlar, bu konuyla ilgili geçen günkü 'İyi uykular AK Parti' manşetim ve bu yazdıklarım için kafayı taka dursun...

 

Biz sorumuza devam edelim...

 

***

 

Bunca ağır söz ve iddialara rağmen...

 

Töre'nin "Bunları yazın ama yazamazsınız kii" demesine rağmen...

 

Basın toplantısında "Gazetecilere soruyorum" demesine rağmen...

 

Biz bunları yazınca kötü oluyoruz!

 

'Bir devlet memuru hangi cesaretle böyle konuşabiliyor' diye sorunca, linç kampanyası başlatmış oluyoruz!

 

Hal böyle iken bizi kınıyorlar...

 

İyi ama bu nasıl iş!

 

Gar arazisine fiyat biçen sizsiniz...

 

Milletvekiline 'Algıcı' diyen yine sizsiniz...

 

"Büyükşehir Belediyesinin reklam ücretlerini minibüsçüler mi, yoksa otobüsçüler mi ödüyor" diyen sizsiniz...

 

***

 

"Gazeteciler bunları yazsın" diyen sizsiniz...

 

"Gazeteciler bunları yazamaz kii" diyen sizsiniz...

 

Yazınca "Tepki alan" sizsiniz...

 

Finalde "Linç kampanyası başlattılar" diyen de sizsiniz...

 

Finalde "Kınayan" da yine sizsiniz...

 

Bana bak Ersin Albuz efendi...

 

Sen değil...

 

Çünkü sen bana hafif gelirsin...

 

Senin ağa baban gelsin...

 

Senin ağa baban beni kınasın...

 

Bu bir...

 

Bak işine çorban taşmasın...

 

Bu da iki...