Diyaliz hastalarında beslenme3 Şubat 2018, Cumartesi

Böbrek fonksiyonlarının büyük bir kısmını kaybetmesi sonucu yaşamın devam edebilmesi için diyaliz birey için elzemdir. Diyalize giren hastaların daha konforlu bir yaşam geçirebilmeleri için beslenme takipleri, ilaç takipleri kadar önemlidir. İki diyaliz arasında 1,5-2 kilogramdan fazla sıvı çekiliyorsa beslenmenin hatalı olduğu kanısına varılmaktadır. Su tutulumunun büyük bir nedeni tuzlu beslenmedir. Tüm yemekler ve ekmekler dahil olmak üzere sıfır tuzlu tüketilmelidir. Tuzsuz beslenme kulağa ilk başta hoş gelmese de kısa sürede damak tadı tuzsuz beslenmeye uyum sağlayabilmektedir. Hastalar sağlıkları için alışana kadar sabır göstermelidirler. Tuz kadar önemli olan bir diğer etken kandaki fosfor ve potasyum miktarlarıdır.  Kurubaklagiller ve kuru yemişler bu iki minerali de fazlaca içermesinden dolayı tamamen diyetten çıkarılmalıdır. Kan tahlilleri iyi gidiyorsa diyalize girmeden önceki öğünde 2-3 yemek kaşığı pilavın üzerine kurubaklagil yemeği eklenerek tüketilebilir. Kepekli ürünler yerine beyaz undan yapılmış ürünlerin tüketilmesi daha faydalıdır. Meyve suları, gazlı içecekler tamamen beslenmelerinden uzak durmalıdır. Kuru ve taze meyve tüketimi sınırlandırılmalıdır. Her diyaliz hastasının diyeti boy, kilo, kan tahlilleri ve diyaliz sıklığına göre özel hazırlanmalıdır. Mutlaka bir diyetisyene  devamlı olarak danışınız. O zaman daha bilinçli bir hasta olarak daha konforlu bir hayat sürebilirsiniz. Ayrıca kimse sizin sağlığınızı sizin kadar düşünemez. Kendi sağlığınız için evinizden farklı bir yerde yemek yiyeceğiniz zaman yemekler tuzluysa yoğurt ekmekle karnınızı doyurun yine de tuzlu yemeklerden yemeyiniz. Ayrıca hala sigara içiyorsanız mutlaka bırakınız. Diyaliz tedavisi kalbi ve damarları uzun vade de yoran bir tedavi yöntemidir. Kalbinizi ve damarlarınızı korumak adına yürüş yapın ve tütün ürünlerinden uzak durun.