İyi futbol kaliteli oyuncularla oynanır…12 Şubat 2018, Pazartesi

Çarşamba günkü kritik Gümüşhane deplasmanı öncesi Sakaryaspor açısından  Pendikspor karşısında alınacak 3 puan çok ama çok önemliydi.

Sakaryaspor zorlandığı müsabakada Pendikspor’u 90+6’da gelen golle 3-2 mağlup ederek ucuz yırttı. 

Son haftalarda kaybedilen puanlar sonrası bir de bunun üstüne maçın Cumartesi günü saat 13.30’da oynanması tribünlerin boş kalmasına neden olmuştu.

Kart cezalısı ve sakat oyuncuların fazla oluşu beklenen futbolu ve futbol kalitesini ister istemez etkiledi.

Gerçi Yeşil-Siyahlı futbolcular son iki haftada kaybedilen puanları telafi edebilmek için Pendik karşısında oldukça hırslı ve istekliydi.

Daha 4. Dakikada Ferhat’ın topunun Pendik ağlarına girmesi içten bile değildi.

Sakaryaspor ısrarla kendi oyununu uygulamaya çalışırken, gördüğüm durum şöyleydi. Sakaryaspor, Pendikspor’a kendi oyununu uygulama ve sonucu yansıtmaya izin vermiyordu. Yani Yeşil-Siyahlı futbolcuların yaslanma çizgisine inerek orta yapma isteğine rakip takım oyuncuların savunmada çok çabuk birikmesi engel oluyordu.

Katı bir savunma anlayışıyla alana çıkmadığı halde konuk ekibin 6 oyuncusuyla savunmada birikmesi taktik anlayışın bir sonucuydu.

Böyle bir savunmayı bozmak için taktik değişiklik şarttı. Yani Sakaryaspor çizgiye inmeden rakip savunma ile kalecinin arasına top kesmeliydi.

Nitekim ilk çeyrekte pozisyon bulmakta zorlanan temsilcimiz, Ramazan Civelek penaltıda topun başına gelen Beykan ilk yarının skorunu belirlemişti.

Soyunma odasına moralli gren Sakaryaspor, ikinci yarıya oldukça istekli başlamış ve yine Beykan’ın golüyle farkı ikiye çıkarmıştı. Ne olduysa bu golden sonra oldu.

Yeşil siyahlı ekip Burak Bekaroğlu’nu hiçbir maçta bu kadar aramamıştı.  Cezalı olduğu için bu maçta oynamayan Burak’ın yerine forma şansı bulan Hakkı’nın elle oynamasıyla rakip takım penaltı atışını golle  sonuçlanmasının ardından temsilcimiz oyundan iyice koptu.

Seyirci baskısı, inanılmaz pas hataları, gördüğüne oynayamama, gereksiz geri paslar, lüzumsuz uzun aşkı, yerini bulmayan paslar, kademe hataları ve adam adama oynamama sahadaki, baskıya zamanında gitmeme gibi olumsuzluklar maçın önüne geçiyordu.

Oyunun kontrolünü rakibine kaptıran Sakaryaspor’da sahneye ilk yarının  en kötü isimlerinde Beykan Şimşek çıktı. Sol kanatta yaptığı akıl dolu işlerle takımını ayakta tutan genç oyuncunun yaptığı ortaların boşa gitmesi tecrübeli antrenör Engin Korukır’ı yeni arayışlara itti.

Beykan’ın yaptığı ortaların sonuçsuz kalmasında sadece Tevfik’i suçlamamak gerekir.  Tevfik çok kaliteli, faydalı ve iyi niyetli bir oyuncu. Ancak oyunda kaldığı süre içinde hep yalnız kaldı. Destek hiç gelmedi. 4 oyuncu arasında yetersiz kaldı.

Orta sahada oynayan Ferhat, Serdar ve Sezer’in pozisyonların içinde yer almaması ve bu oyuncuya destek vermemeleri farkın açılmamasındaki en büyük etkenlerin başında geldi.

Tevfik-Batuhan değişikliğinin ardından rakip takım 74’üncü dakikada Bahadır’la beraberlik golünü buldu.

Golden sonra Yeşil-Siyahlı futbolcuların inanılmaz kötü ve silik futboluna

artık dur deme vakti geldiğine inanan başarılı çalıştırıcı Engin Korukır, 82. Dakikada Ferhat-Mahir değişikliğine gitti. Bu oyuncunun oyuna girmesinin ardından rakip ceza sahasına ayağa paslarla girmeye çalışan Yeşil-Siyahlı futbolcuların final paslarındaki becerisizlikleri beklene golü hep öteledi.

Son dakikalardaki inanılmaz pas hataları karşısında Yeşil-Siyahlı taraftarların tepkisini de anlamış değilim. Çok yetenekli olmayabilir ancak Ramazan’ın her ayağına top geldiğinde taraftarların yuh çekmesini açıkçası yadırgadım. Bu adam dünkü maçta çok mu kötüydü? Nedir bu öfkenin sebebi? Takıma ve futbolcuya sahip çıkmak bu mudur? 2-0 önde iken hiçbir sıkıntı yoktu da Hakkı’nın yaptırdığı penaltı ve ikinci yenilen golün Ramazan’a mı kesilmeliydi? Ramazan’ın gollerdeki suçu ne? Kimse yenilen iki golün hatasını Ramazan’a yıkmasın. Bu oyuncu benim ne akrabam ne de bir yakınım. Yolda görse beni tanımaz ancak Sezar’ın hakkının Sezar’a verilmesi taraftarıyım. Neyse dönelim maça;

Adrenalin yükseldiği maçın son dakikalarında müthiş bir mücadele sonrası ve Yeşil-Siyahlı takımın bulduğu önemli pozisyonlar vardı. Sakaryaspor’un gol ayakları bunlarda yeterince becerikli değildi. Üstelik rakip takımın  etkili çıkışları da korkulmayacak gibi değildi.

Son dakikalarda Yeşil-Siyahlı takım rakibi adeta boğdu. Yakalanan pozisyonlarda bir türlü sonuca gidilemeyişinin nedeni atakların organize değil, enstantane ve doldur boşaltla gelişmesiydi.

Oyun büyük ölçüde sol kanatta oynanırken, sağ taraftan Ramazan Civelek ve Ferhat’ın bir türlü düzgün ortalar yapamamaları Yeşil-Siyahlı takımın önemli bir sıkıntısıydı.

Sakaryaspor’un uzatma dakikalarındaki ısrarcı baskısı, sonunda meyvelerini verdi.  Engin Korukır’ın oyuncu değişiklikleri de takım oyununa olumlu yansıdı. 90+6’da sahneye çıkan Mahir akıl dolu golüyle fileleri havalandırarak Yeşil-Siyahlı takımın bu çetin mücadeleden galibiyetle ayrılmasını sağladı.

2. yarıda oynadığı 4 maçta topladığı 8 puanla henüz yenilgi yüzü görmeyen Sakaryaspor’un bu maçtan çıkaracak çok önemli dersleri olmalı.

Takımının galip gelmesi adına oyunu saha kenarında yaşayan ve bir an olsun yerinde durmayan Korukır’ın golden sonraki halini asla unutamam. Birçok oyuncusunun istediklerini yerine getiremediği zorlu maçı uzatmaların son saniyelerinde atılan golle kazanılması karşısındaki şokunu ancak o psikolojiyi yaşayanlar bilir. Oturdukları yerden Korukır’a ateş etmeyi bekleyenler acaba o psikolojiyi anlayabilirler mi?

Sanki kadroyu Korukır kurmuş! Ellinde gördüğüne pas atamayan, alan yaratmayı bilmeyen, 2 metreye pas atamayan, topuğuyla orta yapmaya çalışan, 10 metre ötedeki arkadaşına pas atamayan oyunculara hocalık yapmanın ne kadar zor olduğunu yaşamayan bilmez. Ferhat, Batuhan ve Hakkı gibi isimler Sakaryaspor’da asla forma giyecek oyuncular olamaz. Topuğuyla orta yapan bir oyuncuya da hayatımda ilk defa bu maçta şahit oldum. Bu oyuncularla bu kadarı oluyor. Kimse daha fazlasını beklemesin. İyi futbol iyi oyuncularla oynanır… Kötümser değilim, sadece dikkatli düşünüyorum…