SAKARYASPOR A.Ş.’DE YOLUN SONU yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

SAKARYASPOR A.Ş.’DE YOLUN SONU16 Şubat 2018, Cuma

Sakaryasporda Mepaş ile başlayıp Belpaş ile devam eden Anonim Şirket miadını doldurmuştur.

Futbolda iki türlü güç vardır.

Bunlardan birisi halkın, insanın gücü, diğeri ise paranın gücüdür.

Ne yazık ki, günümüzde paranın gücü futbola egemen hale geldi.

Dolayısıyla, paranın gücü insan gücünü yani halkın gücü ve yönetimini denetim altına aldı.

Genel kurulda seçilen denetleme kurulları, A.Ş. yönetimin faal olmadığından ve

A.Ş. yönetiminde de iç denetim mekanizması oluşturulmadığından A.Ş. olarak yönetilen spor kulüpleri istismara açık bir halde.

MİY, Eskişehirspor, Orduspor, Malatyaspor, Diyarbakırspor, Vanspor, KSK…

Yok, oldu yahut yok olmak üzere yeniden doğuş adı altında, yeni yeni, en yeni halleri ile ruhlarını ve renklerini kaybederek tekrar başladı ya da başlayacaklar.

Futbolun ticarileşmesi ve giderek endüstriyelleşmesi büyüyen pastanın paylaşımında önemli sorunlara yol açıyor.

Gözünü hırs ve ihtiras bürümüş Canavarlar yaratıyor.

Transferden vazgeçmem,

Altyapıyı hiç sevmem,

Hesap vermem,

Sorgulanmaya hiç gelemem,

Aldım verdim ben seni yendim!

İbradan sonra geriye dönmem!

A.Ş.’nin başına geç borçlan, kendine borçlandır, kongre kararı al!

Alacaklı ol kendini kahraman ilan et.

Ya devlet borcu kime niye kime kısmet ödenecek ha gayret!

Geçmişte örneği çok…

Anlaşıla bilirliği ise hiç yok.

Bugün artık günümüzde kulüpler sahip oldukları gelirler bakımından birer önemli işletmeler haline geldiler.

Yönetimin ve taraftar müşterinin birbirlerini anlamakta ve algılamakta zorlanması, bizi farklı analizlere götürüyor.

Tribünler “yönetim gitsin, istifa!” derken

Yönetim onlara nasıl bakıyor ya da yönetim olayı basit bir yönlendirme olarak görürken, taraftar tüketici yönetimi nasıl değerlendiriyor?

Bu karşılıklı algılamada kim kendi arenasını ne kadar karşı tarafa açıyor?

Yönetim taraftarına; taraftar da yönetimi ne kadar açık davranıyor?

Biri sahaya

Diğeri kasaya bakıyor.

Sonunda cefayı kim çekiyor?

Sefayı kim sürüyor?

Kim gizli alanını karşı tarafa ne kadar açıyor?

Saklanan şeyler var mı? Daha doğrusu karşılıklı güven ne durumda?

Doğru olan ise taraftarın bilgi edinmede zorlanmadığı, yönetimin de bilgi vermede cömert olduğu bir yönetim şeklidir.

Bu da ancak katılımlı dernek yönetimi ile mümkündür.

Tüm sorunlar konuşulabilir, ortak akıl ile hareket edilerek aksiyon planları oluşturulabilir.

Taraftar tribünlerden “beyaz mendil sallamak” zorunda kalmaz.

Ülke gündemine oturmaz,

Yönetimler de rezil olmaz.

Kızaracak yüzü olanların yüzleri kızarmaz.

Yönetim de taraftardan rahatsız olmaz.

Bu durumu kurumsal ve örgütsel baza taşıyacak olursak;

Başkan çoğu zaman kendisini hatasız görmekte sorumlu değil sorunlu aramaktadır.

Kulüp ve yönetimsel işleyiş hakkında dile getirilen; ancak klasik yönetici yaklaşımıyla

camia taraftar ne derse desin kendi bildiğini okuyan!

Aziz Yıldırım, Yıdırım Demirören, Halil Ünal, Ünal Aysal, Dursun Özbek, Nedim Türkmen, Hikmet Tanrıverdi, Ali Kahramanlı, Serhan Gürhan… Bu işleyişin ürünleri değil mi?

Kendisini camianın sahibi gören Başkanları yaratmadı mı bu sistem?

Yani ortada kulüp bazlı bir “körlük” var ama gören yok.

Anonim şirketler ticari kuruluşlar olmasına rağmen

Sabit geliri olup ticari gelirleri üretim odaklı değil tüketim odaklı olmasına rağmen

Kar etmek bir tarafa

Her nedense ülkemizde A.Ş. olup borçlu olmayan,

Hatta dağlara taşlara günah çıkarmayan kulüp yok!

O zaman dernek statüsünde kurulan spor kulüpleri neden A.Ş.’leri sırtında taşısın?

Kar etmeyen sanal büyüyerek borçlanmaya kılıf hazırlayan sosyal bir olay neden duygusal bir travmaya ve çaresizliğe dönüşsün?

İşin ilginci hevesli dürüst arma para değil arma derdindeki yöneticilerde sömürülüyor

Çarkın içinde öğütülüyor

Neticede herkes kulüpler sırtını dönüyor

Taraftar sporcu ile baş başa kalıyor

Skor tabelasına bakıp 90+ larda kendini avutuyor

Spor ticari bir olgu değil dostluk barış ve kardeşlikse

Neden? Taraftar merkezli sömürü modeli A.Ş kisvesindeki ticarethanelere dönüşüyor?

Gucci’den bozma Armani’den çakma yürüyüşü cakalı, gideri çok, ederi yok yönetici profilleri oluşturuluyor.

Sakaryaspor aslına dönüyor, geçmişini arıyor.

Dernek nefes alacak Sakaryaspor ilelebet yaşayacak ve yine yeniden doğmasına gerek kalmayacak.

Anlık heyecan ve mutluluklar ile avunmayacak.

Sakaryaspor sadece Sakaryasporlular ile hayat bulacak!