HIZINA YETİŞİLMİYOR yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

HIZINA YETİŞİLMİYOR24 Şubat 2018, Cumartesi

Bir konuyu öğrenmek istediğinde, hakkında küçük bir bilgi edinmek istesen dahi öncelikle tarihine bakman gereklidir. Konusu ve zamanı ne olursa olsun “nerede, nasıl, kim tarafından ve ne sebeple” sorunlarını yanıtlayarak işe başlarsın. Televizyon izlerken, kitap okurken veya radyo dinlerken ilklerini hep merak ederiz. Gerçi artık merakımızı hızlı bir şekilde gideriyoruz. İnternet her yerde, bilgi her yerde. Bilgi bile artık değersizleşiyor. Yani size bilmediğiniz hiçbir şey söyleyemem. Her şeyi biliyoruz.  Çünkü ulaşılması kolay ve her konuda bilgi sahibi olabiliriz.

 Teknoloji sayesinde insan yaşamı oldukça kolaylaştı. Teknoloji çok geniş bir kavram olduğundan tarihçesi de bi o kadar geniş fakat fazla uzakta değil. Düşünsenize elektrik gibi bir buluş bile yaklaşık 130 yıldır hayatımızda ki o da bilinen kadarıyla. Geçmişten günümüze kadar baktığımızda matbaa, teleskop, radyo, bilgisayar vb. icatları ve insanlığın en müthiş icadı olan interneti görüyoruz. Öyle ki günümüzde yeni bir kavram bile girdi hayatımıza, “nesnelerin interneti” ve bu gelecekteki hayatımızın bir parçası olacak gibi duruyor. İnsan kolaylığı seviyor, insan güvenliği arıyor ve insan neye ihtiyacı olduğunu biliyor, bu nedenle hayatımıza giren her şeyin amacı, bilgi almak, güvenlik ve hayatı kolaylaştırmak olsa da en önemli gerçek sebep zamandır. Tüm insanlık zamandan tasarruf etmek ister. Akıllı buzdolabı mesela, sizin neler sevdiğinizi sizden daha iyi bilip, eksiklerinizi ve almanızı gerekenleri bildiriyor ve zamanınızı size bırakıyor. Nasıl teknolojinin tarihi çok uzakta değilse, gelişimi de uzakta değil. Çok yakında yapay zekâ arkadaşınız ile sohbet ederken bulabilirsiniz kendinizi. Herhalde o kadarını bizler göremeyiz he? Belki torunlarımız.

 Her resmin bir iyi bir kötü tarafı vardır. Sadece kötü yanlarını görüp uzak durmak, sadece iyi yanlarını görüp çok bağlanmak olmaz. İnternet geldi, insanlık gitti gibi laflar sadece insanlığın hatalarını başka bir şeye atmak için söylenir. Herkes kullanması gereken ölçüyü, durması gereken sınırı bildikten sonra faydalarını görmeye başlarsınız. Ama biz aşırıya kaçmayı seviyorduk değil mi?  Teknolojiye düşman olmayın, çünkü gerçek ihtiyaçları giderip, gerçek kolaylığı sağlayacak nefis ürünler çıkıyor ortaya. Engelli bireyler için kolaylıklar var, akıllı gözlük gibi. Gözlükteki kamera sayesinde yolda yürüyen görme engelli bireye bilgisayar başında olan biri rahatlıkla yardım edip gerekli bilgileri veriyor ve hayatı daha kolay hale getirebiliyor. Yine zamandan ve insan gücünden tasarruf sağlayacak, çiftçilikte öne çıkan makineler, onlarca kişinin yapabileceği işleri tek kişi yapabilmesiyle bize teknolojinin iyi yanlarını gösteriyor.

 Karanlık tarafına bakacak olursak ki o karanlık tarafı bizler ortaya çıkarıyoruz. Bilindiği gibi biz insanlar bağımlı olmayı bu kadar sevmeseydik, teknolojinin karanlık yönlerini bu kadar çok göremezdik. Ama evet kötü yanlarını fazlasıyla görüyoruz. İletişim! İletişimi güçlendirdi mi zayıflattı mı, bu durum tartışılır. Bu teknolojiyle tüm dünyayla iletişime geçebilirsiniz fakat yanınızdakiyle iki kelime edemezsiniz. İnsanlar teknolojinin karanlık tarafını nasıl ortaya çıkarıyorsa aynı şekilde teknoloji de insanların içindeki karanlığı çıkartıyor. Dolandırıcılar, herkes ulaşabilir durumda, herkesin özeline girebilecek durumda ve kaç insan mağdur oldu bu sebeple. Yani sınırımızı yine koruyamadık…

 Her ne kadar iyi yönleri de olsa kötü yönleri de olsa insan ihtiyaçları değişti ve sadece giyim ve yiyecek dışında da ihtiyaçlarımız var ve bu ihtiyaçları teknoloji karşılıyor. Bunu kabul etmeliyiz. Ama bize sunup da ihtiyacımızı gideremediği bir şey var ve o, kitap kokusu… E-kitap bize sunduğu en berbat teknoloji bence. Kitabın sayfalarını çevirirken arada bir koklamanın hazzını asla veremez…