KÖR DÖVÜŞÜ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

KÖR DÖVÜŞÜ12 Mart 2018, Pazartesi

Dönemin Spor Bakanlığı’nın talimatıyla Ruh-u Şad olsun Efsane kaleci (Deli Fiko) Fikret Aldinç ve arkadaşları…

Her vilayete bir profesyonel takım projesi ile başlattığı yeşil siyah serüvende

Sakaryaspor Kulübü tarihi boyunca birçok yönetim ve yönetilme şekline şahit oldu.

İlk Başkan şehir esnafı rahmetli tüccar terzi Ethem Boran…

Esnaf samimiyeti ve memur zihniyetinde heyecanını kaybetmeden devam eden vilayetin ağabeyleri…

Behçet Deryaoğlu, Şükrü Balcı, İbrahim Demircioğlu, Hurşit Konuk, Mehmet Çelepçi, Rıza Saner, Mustafa Pekşen, Ömer Aydemir ve Dr. Gündüz Serin…

Bir devir açtı Tuncer Tepe Sakaryaspor Büyükler Ligi’ne çıktı.

Büyüklerin anladığı dilden (!) büyük oynadı, hepsine tabelayı dar etti!

Sakaryaspor dört sezon sonunda kupada yarı finalde elendiği Bursaspor’un ardında kalarak küme düştü.

Ertesi yıl ilk siyasetçi Başkanımız Erkal Etçioğlu ile tekrar lige döndü.

Mülayim yönetimi ile yönetmeyi öğreten Fikret Şen ile başladığı sezonda Aydın Zengin Başkanlığı’nda Türkiye Kupası’nı kaldırdı.

Dünden bugüne iyi niyet ve fedakârlık ile birçok ağabeyimiz başkanlık yaptı.

Görevi sorumluluk kabul eden Musa Genç,

Eskişehir’de on binler ile tarih yazıp makama eyvallah etmeyen rahmetli Nihat Ayyıldız

tarihte en uzun dönem başkanlık yapan, benim için çok özel bir yere sahip İbrahim Müftüoğlu…

Kriz döneminde Başkanların Başkanı Mehmet Atay,

Kalecilikten Başkanlığa Sabri Küçük,

Şirket CEO’su Altan Edis,

Birleştirici, mülayim kişiliği ile rahmetli Ömer Yazıcı,

Belediye Başkanımız Aziz Duran,

Belediye Şirketi’nin Genel Müdürü Selahattin Aydın,

Futbola uzak siyasete yakın Av. Recep Hacıeyüpoğlu,

Doksanların Genel Kaptanı, iki binlerin Başkanı Bülent Yılmaz,

Yöneticilikten yönetime (!), yönetimden Başkanlığa Halit Evin,

Taraftarın Başkanı Metin Doğrucan,

İl Başkanlığı’ndan Kulüp Başkanlığı’na Erdal Taşkın,

Tatlı dili, güler yüzü ile ayakta kalmaya çalışan Rauf Batuboylu,

Zor zamanda cesaret ile sorumluluk alan Vedat Yaşlıca,

Projelerin ve ilklerin Başkanı Av. İsmail Gürses…

1965 den bugüne

Her yönetim mekanizmasını denedik.

Küçük esnaf, tüccar, dernek, anonim şirket…

Her şekilde her tarzda yönetildik.

Ticaret, siyaset, kayyum, popülizm, idealizm…

Her türlü temsil edildik.

Tek adam, akil adamlar, başkanlardan, siyasetçilerden, gazetecilerden, futbolculardan kurulu yönetim kurulları...

Nedense bir türlü ne mücadele ettiğimiz liglerde, ne de yönetimlerde devamlılığı sağlayamadık!

Sebebini de çok sorgulamadık her seçim, her sezon, her maç, anı yaşadık!

Şampiyon olduk “popülizmin” dibine vurduk.

Küme düştük “garibanizm” felsefesi güdüp, kendimizi “ajite” ederek çıkmaza soktuk.

‘’Benden sonrası tufan’’ diyenlere inat!

Her defasında da bir çıkış yolu bulduk.

Çok geriye gitmeye gerekte yok.

20 bin kişi ile Eskişehir’de şampiyon olup,

Geçmiş tecrübemiz ile

Şirketleşip kişilerin değil şirketlerin prangasına girdik.

Büyükler Ligi’nde büyüklerin şemsiyesinde Mepaş’ı kurtarıcı yaptık!

Kurtuluş gördüğümüz Mepaş’tan, Belpaş ile kurtulduk!

Sonra Derneği Belpaş’a heba edip Belpaş’ı kurtardık!

Aynı rengin tonları arasında, doğru tercihi yapamadık.

Derneğin canı cehenneme! Yaşasın Sakaryaspor…

Derneksiz Sakaryaspor olmuyor geç anladık.

Dejavu!

2005’e dönüp dernek görünümlü Belpaş ekibi ile yeniden denedik, olmadı!

Mardan Stadı’nda şampiyonluk kazanan ekip ile kaseti 2011’e sardık.

2017 şampiyon Sakaryaspor, 2018 hedefi PTT 1. Lig. Proje 7 sene!

İyi de 2011’de şampiyon olunca bir yıl dinlenme hakkımız olan PTT Ligi’nde kasaya değil sahaya baktığımız, kulübü niye yarı yolda bırakıp gidiş biletini tek yön 3 alt lige aldık?

Doğru zaman yanlış insan mı?

Yanlış insan doğru zaman mı?

Dönüş yolculuğu için uçak, otobüs, tren tercihi yapıp pilot, makinist, kaptan ararken,

İlk mola yerine kadar harcadığımız yaklaşık 35 milyon!

On numara yağ ile jet uçuruyoruz.

Uçak türbülansa girmezse doğru rotada bile first clas daha çok yakıt harcarız.

2011’de sahaya değil kasaya baksak,

Paraşütsüz atlamamıza gerek kalmayacaktı!

Sert düşüşün etkisi ile yıllarca yoğun bakımda kalıp

Bugün yer çekimsiz ortamda (!) sıçramaya çalışmayacak,

Ne dirilmemize ne de yükselmemize gerek kalacaktı.

 

Her çıkış yolunu denemiş Sakaryaspor!

Geçmiş tecrübeleri ile doğru reaksiyonu günü geldiğinde verecektir.

Endüstriyel futbol safsatalarını bir kenara bırakıp, kendi gerçekleri ile yeniden yapılanacaktır.

Türkiye Kupası finali oynayan Kayseri Erciyes ismini feda edip ancak Kayserispor’u kurtarabildi!

Adını dağlara yazdı, ismi sadece Erciyes’te kaldı!

Hektor Cuper ile 5 yıl sonra Avrupa diyen Orduspor soluğu amatörde aldı!

Yine yeniden dirilmeye çalışıyor.

Modern statlarımızın ilkine sahip olan Mersin İdman Yurdu, kurtuluşu Mersin MESKİ de aramaya başladı!

Stat LİMAK Holdinge referans oldu! 23 Nisan, 29 Ekim’de işlevi artacak.

Diyarbakır harf kurnazlığı ile Diyarbekir olarak lügatta yer edinmeye çalışıyor.

Kocaelispor Körfez Belediyesi ile Kocaeli FK kayığına bindi. Körfez’den çıkamadan kayık battı.

Siyaset el verdi, tesislerini satarak hayata döndü!

KSK ise futboldaki kurtuluşu basket takımın satılmasına bağlamış durumda.

PTT Ligi’ndeki takımların birçoğunun puan cetvelindeki durumu, “Mahalle Bakkalı”nın veresiye defteri gibi.

FİFA tarafından puan cezaları alanların isminden sonra eksi ile başlayan kırmızı apoletleri var!

Sonuç olarak;

Camialar kendi ekollerini yaratır, kendi geleneklerini oluşturur.

Gelenek ve ekollerini yönetimsel olarak temayül haline getirmemiş sportif ve yönetimsel devamlılığı sağlayamamış hiçbir kurum uzun soluklu nefes alamaz.

Kökleri ile bütünleşmemiş yapılanmaya kendi evlatlarından başlamamış kulüpler boş beşik gibi sallanmaya devam eder. Sallanan beşik sadece uyutmaya yarar.

Her sezon kendine özgü fedakârlık, hedef, başarı, başarısızlık ve yanlışları ile “kör dövüşü” olmaktan öteye gidemez.

Her son yeni bir başlangıç olarak kısa vadeli, kendi fanusunda döner durur taki oksijen bitene kadar.

Ondan sonra diril bakalım dirilebilirsen!...