İsra ve Mirac olayı13 Nisan 2018, Cuma

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri Müslüman olarak yaratan, peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan, Mevla Tealaya sonsuz hamd olsun.Âşıkların gözyaşları adedince, denizlerin damlaları adedinde, Salât ve selam Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline olsun.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biride Mirac gecesi, Mirac Alla hu Teala’ya kulluğun en üstün derecesidir.

Her ne kadar Peygamberlerden bazılarına Melek üt âleminin sırlarının gösterildiğini Kur’an-ı Kerim haber vermişse de cismiyle bu makamlara yükselen tek Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) olmuştur.

Hiç bir Melek Mürsel ve Nebinin ulaşamadığı bu makamlara yükselmek, her şeyi arkada bırakıp onun manevi zevkine ermek için Alla hu Telâ’nın davetlisi olmak şerefi O;na nasip olmuştur.

Zaman ve mekân ufkunu aşarak Melek üt âlemine yükselen ve o âlemin cilvesine eren tek varlık Kâinat’ın Sultanı Hz. Muhammed (s.a.v.) dir. Miraç O’nun Mucizelerinden biridir.”Mucize” ise, peygamberlerin şartıdır.

“Mucize.”Allah’ın (c.c.) Peygamberlik iddiasında bulunan zatı doğrulamak ve desteklemek için, yarattığı insanların benzerini meydana getirmekten aciz kaldıkları ve adeta meydan okuma şeklinde ortaya çıkan olağanüstü olaylara denir.”Mucize”Peygamberlerlere has bir sıfattır.

Hz İbrahim  (a.s.) ateşe atıldığı halde yanmayarak kurtulması, Hz Musa (a.s.) ın Asasının ejderha halini alması, Hz. İsa (a.s.) ın ölüleri diriltmesi Peygamberlerin gösterdikleri mucizelere birer örnektir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) in en büyük mucizesi “Kur’an-ı Kerimdir”. Kur’an-ı kerim’in İsra ve Necm Surelerinde beyan buyrulup birçok hadisi şeriflerde açıklanan İsra ve Mirac olayı Şöyle cereyan etmiştir:

Alemlerin Efendisi (s.a.v.) 52 yaşına gelmişti.Peygamberliği 10. yılı aşmış vermiş olduğu çetin mücalelere rağmen hala kavminin çoğu hakkı kabul etmemiş bu arada maddi destekleri olan Hz. Hatice (r.anha)  annemiz, her türlü  desteğini aldığı  Amcası Ebu Talibi üç gün arayla kaybetmişti.

Tüm bunların üzüntüsü içinde bir Recep ayının 27 ci gecesi yatsı namazını kılıp el ayak çekildikten ve herkes uykuya daldıktan sonra Halası Ümmü Haninin evinde veya Haremi şerifte sırtını köşeye dayamış derin düşüncelere dalmıştı.

Bir müddet bu üzüntüler içinde kaldıktan sonra kendisinden geçerek uykuya yönelmişti. Tam bu sırada Habibinin gönlünü almak ve kendisini teselli etmek için Alla hu Teâlâ Cebrail’e (a.s.)  şöyle emretti:  

Cennetde Burak denen biniti al Habibime git. Onu rıfk ile uyandır. Seni davet ediyor de. Cebrail (a.s.) gelip uyandırdı, göğsünü yardı, kalbini çıkardı zemzem suyu ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu.

Buraka bindirerek yedeği eline aldı. Çok heyecanlı uzun ve önemli olan bu yolculuğa bir mukaddime olarak yeryüzünde İkinci Mabet ve ilahi vahiy nazil olduğu Mescidi Aksaya uğradılar.

Güzeller güzeli (s.a.v.) Mescid-i Aksa’da yüz yirmi dört bin enbiyaya iki rekât namaz kıldırdı.

Yolculuğun buraya kadar olan kısmına “İsra”  denir ki Yüce Rabbimiz Kur’an-ı kerim’de şöyle buyurur.

”Kendisine ayetimizden bir kısmını gösterelim diye Kulunu Muhammedi Bir gece Mescidi Haramdan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksaya götüren Allahın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o hakkıyla işitendir. Hakkıyla görendir.” (İsra Suresi,1-)

Efendimizin Miracı başladı. Göğün

1. katında Hz. Âdem (a.s.)

2. katında Hz İsa (a.s.) ve Hz Yahya (a.s.) 

3.katında Hz. Yusuf (a.s.)

4. katında Hz. İdris (a.s.)

5. katında Hz. Harun (a.s.)

6. katında Hz Musa (a.s.)

7. katında Hz İbrahim (a.s.) ile görüştü.

Orada da Hz. Cebrail (a.s.) ın kanadında, Arş-ı A’zam’ın sağında olup Sidre-i Münteha denen bir makama yükseldi. Cebrail (a.s.) burada kaldı. Ve Bizim her birimizin belirli bir makamı var, benimde son durağım burasıdır, buradan ileri geçersem yanarım,

Fakat sana gelince sen Alla hu Teala’nın davetlisisin,-Yürü kim meydan senindir bu gece, sohbeti sultan senidir bu gece, Âlemlere rahmet olarak gönderilen bir peygambersin, sen gidersin” dedi.

Efendindim iz (s.a.v.) hicapları aştı ve Allahu Teâlâ’nın dilediği yakınlığa yükseldi Şüphesiz bu yakınlık mesafe, mekân ve cihet yakınlığı değildir. Mevla Teala mekân, mesafe ve cihetten münezzehtir.

Kâinat’ın Efendisi (s.a.v. Hz. Cebrail’den ayrılışını şöyle anlatır.

”Cebrail de geride kalıp ses kesilince, beni bir korku ve heybet bürüdü, bu dehşet içinde iken Rabbimin şu hitabını duydum: “Ya Muhammed, müsterih ol. Ben seninle beraberim. Yaklaş Habibim yaklaş. Kâinatı senin şerefine yarattım”.

İşte böylece kurbu hakka vasıl oldu.

Alla Rasülü (s.a.v.) bu seyahatinde pek çok acayip şeyler müşahede etti.  

Bu davet dönüşü sonunda Hz Peygamber (s.a.v.) in ümmetine Üç- şey hediye edildi.

 

1-Beş vakit namaz farz kılındı.

2-Bakara suresinin son iki ayeti vahye dildi.

3-Ümmetinden şirk koşmayanların cennete girecekleri müjdesi verildi. 

Bu davet dönüşü Güzeller güzeli (s.a.v.) in Allahu Teâlâ’dan ümmetine getirdiği dinin direği, müminin Miracı gözümüzün nuru olan beş vakit namazımızı bir daha bırakmamak üzere ahdedelim.   

Bu mübarek geceleri fırsat bilerek bu gecenin feyiz ve bereketinden istifade edelim. Daha çok Salih ameller yapmaya gayret delim.

Rabbimiz, Affına sığındık, dönüş sanadır.  Allah her şahsı ancak gücünün yettiği ölçüde yükümlü kılar.

Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülük de kendisinedir.

Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!

Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.

Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme!

Bizi affet, bizi bağışla, bize acı!

Sen bizim Mevla’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle.” Amin.

Bu vesileyle Mirac, gecemiz mübarek olsun. Miraç bütün Müslüman âlemine hayırlar getirmesini Allah Teâla’dan niyaz ederim.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed