Yaratılan Her Şeyi Yaratan İçin Sevmek

Yaratılan Her Şeyi Yaratan İçin Sevmek yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Yaratılan Her Şeyi Yaratan İçin Sevmek21 Nisan 2018, Cumartesi

“Sevgi” insanoğlunun var olduğu ilk andan bu yana vazgeçilemeyen anlam dolu bir sözcüktür. Yaratılanı Yaratandan ötürü sevmek… İnsanı, Doğayı, hayvanı, çevreyi, çiçeği, görünen görünmeyen herşeyi … yaratılan her şeyi yaratan için sevmek…

Erich Fromm sevginin öneminin sevmenin bir sanat olduğunu anlattığı kitabında sevgiyi  yaşarken  kendimizden geçer, yokluğunda da hastalanırız. Onu bastırdıkça daha çok özlemini çeker, gizledikçe daha çok açığa vururuz. İnsanların elde edebilmek için büyük uğraşlar verdiği, elde ettikten sonra da bazen değerini bilemediği bir duygudur” der.

Şüphesiz tüm çabalar uğraşlar üretilen sanat eserleri hep bir anlamda sevgisiz kalmamak için. Sevgi bana göre evrensel olan tüm duyguların temeli. Neden mi bunu söylüyorum ? Çünkü Yüce Allah Ben kainatı Resulümün yüzü suyu hürmetine yarattım. O’nu çok sevdim dünyayı yarattım buyuruyor. Demekki dünyanın dönmesindeki temel duygu sevgi… Halk dilinde söylenen klişe bir söz vardır bir binanın temeli sağlam olmazsa yıkılmaya mahkumdur diye. İşte sevginin temele alınmadığı tüm yaşamlar ilişkiler iletişimler yok olmaya mahkum oluyor. Halbuki sevgi duygusu diğer tüm duyguları ve değerleri sarıp sarmalar. Onlara tabir-i caizse annelik yapar, besler.  Tüm şarkılara şiirlere, filmlere düşlere konu olan sevgi doğal olarak gelişen bir şey mi yoksa bir yetenek bir sanat mı? Herkes bir çiçeği bir insanı, güneşi doğayı sevebilir mi? Yoksa bu öğretilen bir davranış mı?

Sevgi de diğer duygular gibi temelde var olan ve uygun bir ortam bulunca açığa çıkan bir duygudur. Yani öğretilen ve öğretilen bir duygu…Çocukken babamın en önem verdiği şey hadis-i şerifleri  öğrenmemizdi. Hadisler kuran-ı Kerim in açıklamalarıdır derdi. Bir gün Allah resulünün bir hadisinde “ Allah merhametini ve sevgisini yüz parçaya bölmüş, doksan dokuzunu kendinde tutmuş, bir parçasını da yeryüzüne indirmiş “ buyurmuşlardır. Bu bir parça bile tavuğun yavrusu için kurtların önüne atlaması için yeterlidir demişti.O halde Sevgi o yoğun bir duygu ki bazen kendini yok saymaya bile sebep olabilmekte.

Çocuk ilk anne rahmine düştüğü anda annesi tarafından sevilmeye başlar. Yapılan araştırmalar anne karnında sevgi sözcüklerini duyarak büyüyen çocuğun diğer çocuklara göre iletişim beceriler güçlü ve daha empatik olduğunu vurguluyor.  Aile içerisinde sevgi sözcükleri ile büyüyen çocukların sevgilerini ifade etme yeteneklerinin arttığı da bir başka araştırma konusu.Tüm bunlardan yola çıkacak olursak tam da burada sormak istediğim soru şu: Sevgimizi ne kadar dile getiriyoruz?

Ailemiz, akrabalarımıza, komşularımıza ve hatta kendimize bile söylemekten çekiniyoruz çoğu zaman. Asansörde karşılaştığımız komşumuza “iyi günler” demekten ya da sebepsiz yere anne- babamızı arayarak seni çok seviyorum iyiki varsın demekten bile kaçınıyoruz bazen. Hâlbuki sevgi paylaştıkça artan kişiye iç huzuru veren bir duygu. “Tebessüm sadakadır” , “aranızda selamı yayın”  ( hadis-i şerif) buyuran efendimiz sevgiyi temele alarak toplumsal düzeni sağlamayı hedeflemiştir.Her ne kadar günümüzde hayat şartları sevginin bu güzelliklerini ikinci plana atmanıza neden olsa da. Önceliğiniz sevgi olsun yaşamayı sevin birlikte olduğunuz insanı sevin anne ve babanızı sevin sevmekten kim zarar görmüş.Seven yürek merhametlidir, seven kalp yumuşaktır, Seven insan fedakârdır özverilidir.

 Sevginin önemini , sevginin ifade edildikçe arttığını ve toplumsal yapıyı güçlendirdiğini ifade etmeye çalıştığım bu yazımda sizleri öğrendiklerinizle amel etmeye davet ediyorum. Hadi gelin yanımızda kim varsa ona sevgimizi ifade edelim. Anne babamızı arayarak varlıkları için teşekkür edelim, çocuklarımıza ve eşimize sarılarak “seni seviyorum” diyelim, diyebilelim. Vesselam…