Yoksulluk obezitesi yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Yoksulluk obezitesi5 Mayıs 2018, Cumartesi

Obezite günümüzde bulaşıcı bir hastalık gibi hızla artmaya devam ediyor. Obezite birçok hastalığın davetiyesi niteliğinde olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Araştırmalar her 10 kişiden 5’inin henüz ergenliğe girmeden obeziteye yakalandığını göstermektedir. Fakat altının çizilmesi gereken bir diğer nokta da ‘Yoksulluk Obezitesi’! Obezite sadece yemek yemeyi sevenleri değil aynı zamanda doymak için yiyenleri de buluyor. Zengin hastalığı olarak görülen obezite aslında yoksul bireylerin de peşinde…

İnsanlar karnını doyurmak için daha ucuz olan beyaz ekmeği yemeğin yanında karnını doyurmak amaçlı fazla miktarda tüketiyor. Biz diyetisyenler olarak düşünülenin aksine ekmeğin en büyük destekçisiyiz. Ekmeksiz diyet olmaz diyoruz fakat bahsi geçen ekmek tam tahıllı undan yapılmış glisemik indeksi düşük ekmekler. Glisemik indeks, düşük olduğu zaman kan şekeri dalgalanmalı en aza indirgeiyor ve acıkma süremiz uzuyor.

Et grubu besinler diğer besin gruplarına göre biraz daha ulaşılması zor, alım gücü gerektiren besinlerdir. Günlük beslenmesinde et bulunduramayan bireyler; yumurta, kurubaklagil, peynir gibi daha uygun fiyatlı besin gruplarına yer vermeye özen göstererek metabolizmalarını ateşlemelidirler. 2 yumurta yaklaşık 100g et proteinine sahiptir.

Su dünya üzerindeki en mucizevi besindir. Hem ekonomik hem de sağlıklı bu kaynağı gün içerisinde bol bol tüketmeye özen göstermemiz gerek.

Bir diğer taraftan ucuzlayan fast-food grubu besinlere yönelimin artmasından dolayı obez birey sayısı da artmaktadır. Fast-food tarzı beslenme evde yapılan yemekten daha ucuza gelince, yüksek oranda yağ ve tuz içeren bu tarz besinler daha sık tüketilmeye başlandı.

Unutmayın en pahalı şey sağlıktır, gidince geri getirmeye kimsenin parası yetmeyecektir. Bu nedenle sağlıklı karbonhidratı yeterli miktarda tüketin, her gün sağlığınız için protein almaya özen gösterin. Bol bol su için. Sağlıkla kalın…