PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?30 Mayıs 2018, Çarşamba

Hem tulumbanın suyunu bitirmek,

Hem vicdanları yitirmek zor zanaat.

2016 Mayısı’nda heyecan kararlılık ve yedi yıllık bir proje ile o dönem benimde içinde bulunduğum ekip! İyi niyet ve halisane duygular ile

Kurumsallaşma, altyapıda sürdürülebilir organizasyon,

Profesyonel futbol takımında altyapı takviyeli devamlılık,

Bağımsız kontrol edilebilir denetlenebilir şeffaf yönetim anlayışı ile göreve geldi.

Mersin‘ de virajı dönemedi!

Şoför otobüsü toplar mı, şarampole mi uçar (?) önümüzdeki bir ay içinde yaşayıp göreceğiz.

Geldiğimiz noktada bulunduğumuz durumu yorumlamak camianın işi.

Polemik oluşturmak ne tavrım ne tarzım.

Eski Başkan Selahattin Aydın’dan kulübü ben devraldım.

Skorsal ve kurumsal olarak sınıfta kalsada mali olarak bıraktığı tablo alkışı hak ediyor.

Sakaryaspor ’un son beş yılına bakarsak Selahattin Aydın 3 sezonda 5 milyonu transfere engel eski borç olmak üzere yaklaşık 12 milyon, İsmail Gürses ise 2 sezonda yaklaşık 20 milyonun üzerinde ağırlık ile Büyükşehir Belediyesi destekli kaynak yaratarak bütçe kullandı.

Devamlılığı olmayan para merkezli sınırlandırılmış yönetim anlayışından şehir yoruldu! İş Adamları yoruldu! Yöneticiler yoruldu! Siyaset yoruldu! Taraftar yoruldu!

İnsanların cepleri, zihinleri yoruldu!

Beş sezonun maliyeti 30 milyonun üzerinde para çıkışı 100’ü aşkın oyuncu ve 10’un üzerinde hoca, karşılığı bir tane “3’ncü Lig Şampiyonluğu” özetle ne sahada, ne takımda, ne kulüp yapısında devamlılığı sağlayamadık. Alınan oyunculara karşılık bu yıl sözleşmesi bitecek ve kiralık 12 oyuncumuz var. Altyapı destekli 5 oyuncuyu da düşünürsek kalıp kalmayacakları, performansları tartışılan elimizde kalan oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. 100’ü aşkın oyuncuya yatırım yapıp hala sezon planlaması yapamıyorsak biz bu kadar parayı nereye nasıl neden yatırdık demeden kendini alamıyor insan.

İzleyen süreçte kaseti başa alıp yeni bir takım kurulacağı aşikâr. Buda para demek, mevcut takım ve TFF de kesinleşmiş UÇK dosyalarımızın varlığı da düşünüldüğünde önümüzdeki yıl da mali olarak zor geçecek!

Bulunduğumuz noktada kulübün mali yapısı ile ilgili kaygılar varken ben İsmail Gürses’i çok iyi tanıyan biri olarak, eminim ki çürük tahtaya basmaz. Kontrolü bırakmaz, hesap işini çok iyi bilir. İyi bir planlayıcı ve organizatör olarak mevcut durumu geleceğe dair eylem planı ile kişisel olarak dizayn ettiğine şüphe duymuyorum.

Direk arkadaşları çoktan yolunu ayırdı. Ben erken havlu attım!

En direk arkadaşları ile devam ediyor ya da edecek.

Arkasına bakıp benim ordum nerede demesine artık gerek yok!

Herkese teskeresine verdi! Ordusuz komutan orduların başında.

Bundan sonrası “Iron Man” mi! “Spider Man” mi? Özetle “Come to Marvel Studio!”

Peki, şimdi ne olacak?

Kongre olması yahut yönetim değişmesi hiç hiçbir şeyi değiştirmez.

İster mevcut yönetim devam etsin ister yeni bir yönetim gelsin

Söylemin değil eylemin değişmesi şart.

Aile bütçesi bile borç bağış ve sanal planlama ile yapılamaz iken Sakaryaspor’u yıllardır ya metazori yâda kişisel ilişkiler ile bağış sağlayarak veya siyaseten destek arayarak yönetmeye çalışıyor, Kervanı yolda diziyoruz.

Her sezonu varoluş olarak niteleyip ölüm kalım haline getiriyoruz

Öncelikle olarak bu mantaliteyi değiştirmeliyiz. Kulübü yaklaşık 12 milyonluk devlet borcu ipoteğinden kurtararak reel gelirleri ile bütçe oluşturabilir bir duruma getirmeliyiz son beş sezonda harcanan para düşünüldüğünde bunun hiçte zor olacağını zannetmiyorum.

Takıma sabır gösterilmeli, uzun vadeli takım planlamasını yapabilmeli takım maliyet bütünlüğünde devamlılığı sağlayabilmeliyiz bunu başardığımızda spor kulüplerinin bütçesinin %70’i olan profesyonel futbolcu giderlerini de kontrol altına almış olacağız

Vakit kaybetmeden tüzük tadilatı yapmalı camiayı şehir ile bütünleştirmeli seçilmişlerin seçmen tarafından sayısal olarak mali ve idari olarak denetlenebildiği oto kontrolünü sağlayabilecek üye yapısını oluşturmalıyız.

Sakaryaspor a bağlı tüm ticari şirketler buna A.Ş de dâhil kapatılmalı kulüp kontrolü derneğe ait bir kurum haline getirilip Sakaryaspor ticarethane değil spor kulübü kimliğine kavuşturulmalıdır

Abur cubur yemek bünyeye zarar

Şekerin fazlası zarar. Şampiyonluklar yemek sonrası tatlı gibidir.

Ama bedenimizi ayakta tutan yediğimiz abur cuburlar değil yemekten hoşlanmadığımız annemizin sebze yemekleridir

Şarkıda dediği gibi

Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım

Kader beni seçmedi görmemem lazım

Belki birden bire yeniden başlamak lazım

Eski taptığımı bugün taşlamam gerek

Yeni bir aşk yeni bir iş

Yine gülecek bir neden lazım

Yeni bir haber yeni bir kader

Bunlar için bana şans lazım

Yeni bir duruş yeni dokunuş

Tek tek keşfetmem lazım

Yeni bir hayat gerisi bayat

Kendime yeni bir ben lazım