Sakarya algısını değiştirmeliyiz27 Nisan 2015, Pazartesi

ŞEHRİ KEŞFEDİYORUM

Evin Park’ta basın gerçekleştirilen toplantıda konuşan Cumhurbaşkanlığı eski Genel Sekreteri olan AK Parti Sakarya Milletvekili Adayı Prof. Dr. Mustafa İsen, “ Aday adaylığı sürecini de katarsak iki aydan beri Sakarya’dayım ve sahadayım. Sabah sekiz buçuktan akşam 11’e kadar alandayız. Elbette teorik düzlemde Sakarya’yı takip etmeye çalıştım ama şimdi çok detay denilecek şekilde çalışıyoruz. Köylere gidiyoruz, mahallelere gidiyoruz dolayısı ile şehrin farklı dinamiklerini keşfettiğimi söyleyebilirim” dedi.

SAKARYA ALGISI

Sakaryalı vatandaşlarda yanlış bir algı olduğunu söyleyen İsen, “En son TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu burada bir açıklama yapmıştı, Sakarya’nın istatistikleri pek çok alanda Türkiye istatistiklerinin üzerinde. Altında olduğumuz küçük birkaç husus var, onlar için özel çalışma yapmalıyız. Ancak Sakarya’da yaşayanların algısı böyle değil. Sakarya’da yaşayanların algısı tersine sanki Sakarya’nın konumu Türkiye ortalamasının altında gibi bir imaj var, ben bunun değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Gittiğim her yerde de şunu anlatmaya çalıştım, gerçekten bu coğrafya özenilerek yaratılmış bunun farkına varmalıyız. Biz Sakaryalılar olarak Türkiye’nin her yerinde böyle bir coğrafya olduğunu düşünüyoruz ancak böyle bir coğrafya yok. Bu bizim en büyük zenginliğimiz bunun farkına varmalıyız” şeklinde konuştu.

KAVŞAK NOKTASI SAKARYA

Sakarya’nın yolların düğümlendiği ve ayrıldığı nokta olarak tanımlayan Mustafa İsen, “ Dünya’nın önemli coğrafyacıları bu hususa dikkat çekmişlerdir. Tarihte de Sakarya doğu Marmara’nın Anadolu’ya açılan kapısı olarak algılanmıştır. Nitekim buna bağlı olarak da TEM, E-5 ve tren yolları buradan geçiyor. Buna ilave olarak hızlı tren ve 3. Köprü yolu da geçiyor. Henüz önemini fark etmediğimiz çok önemli bir algı var, bizim kuzey ilçelerimiz birer çıkmaz sokak halindeydi. Karasu ve Kocaali’ye gidilir ve gelinirdi. Şimdi burası tarihinde ilk defa bir Karadeniz Otoyolu ile birlikte İstanbul’a doğru açılıyor. TEM otoyolunun açılımı 1980’li yıllarda Sapanca’ya ne getirmişse, bunu en az yüz ile çarpın bizim kuzey ilçelerimizde böyle bir değişim ortaya çıkacak. Çok zengin bir coğrafi alan var orada. Acarlar longozu gibi kazandırılması gereken doğa harikası yerler var bunlar yolla birlikte keşfedilecek ve İstanbul, Karasu arası 90 kilometreye düşecek” dedi.

DAHA DA GELİŞECEK

Sakarya’nın kuzeye açılan kapı olacağını belirten Mustafa İsen, “  Liman ve limanı bağlayacak olan demir yolundan sonra üçüncü alternatif ile orası kapı haline gelecek. Müthiş bir hareketlilik yaşanacak kuzey bölgesinde. Büyük antrepolar ve lojistik merkeziler teşekkül edecek. Karasuda bir fabrika gezisinde yatırımcı bana TOYOTA’dan sonra en büyük ikinci tesis olduklarını söyledi. Ve bu tesisi liman yapılacağı için yaptıklarını söyledi. Rusya’dan getirdiği malları Derince’den tırlarla getiriyormuş, limanın bitmesi halinde kapasitesini 3 kat arttırtacağını söyledi. Otomobil ihtisas bölgesi ile bölge daha da hareketlenecek. Bunu görüyorum” dedi.

DİLOVASI OLMAYACAĞIZ

Sanayileşme hareketinin coğrafyayı koruyarak gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen İsen, “ Dilovası orada duruyor kötü bir örnek olarak. Doğal imkânları olan bir yere nasıl zarar verilir örneğidir.  Bu konuda özen göstermeliyiz. Tarım açısından büyük potansiyeli olan bir bölgeyiz. Bunu modernleştirmeliyiz” dedi.

TURİZM VİZYONU

Turizmin Sakarya’da el değmemiş şekilde kaldığını belirten İsen, “ Hem doğa, hem termal hem de kış sporları açısından büyük potansiyele sahibiz. Bu potansiyeli harekete geçirmeliyiz. Dikmen yaylası yeni bir Kartepe olabilir. Akyazı’da bin 800 dönümlük bir araziyi turizm bölgesi ilan ettik. İçerisinden termal su geçen. Orayı bir golf merkezi haline getirebiliriz. Böyle bir şey gerçekleşirse sadece Akyazı değil Sakarya’yı bir tık ileri taşırız. Termali çok az kullanıyoruz. Bunu pekala başka bölgelere taşıyabiliğriz. Taraklı ile özel olarak ilgileniyorum. Üzerine ölü toprağı serpilmiş gibiydi. Bu realize edildi. ” dedi.

VAKIF ÜNİVERSİTESİ

Sakarya’nın bir eğitim şehri haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Mustafa İsen, “ Üniveristeye öğrenci girişlerinde şehrimiz bulunduğu konumun çok altında. Bayburt’un bile gerisindeyiz. Şehirde ikinci bir devlet üniversitesi talebi var ama ben şahsen bunun yerine vakıf üniversitelerini tercih ederim. Rekabet unsuru doğrar şehirde. YÖK’ün aldığı karar yüzünden artık İstanbul’da vakıf üniversitesi açılamayacak. Bunlar ya çorluya doğru ya da Sakarya’ya doğru taşınacak. Ben bu bölgenin de özellikle hızlı trenle ciddi bir cazibe merkezi olabileceği kanaatindeyim” dedi.

Bu haber toplam 115877 defa okundu.