Seçim ikinci tura kalabilir mi?


Seçim ikinci tura kalabilir mi? 31 Mayıs 2018, Perşembe

Belki de tarihin en önemli bir seçimlerinden birini yaşayacağız. 24 Haziran seçimleri sadece bir yönetim değişikliği yada devamı değil; sonucuna göre sistem değişikliği seçimidir. Seçimi en önemli kılan unsurlardan biri budur.

Diğer önemli konu ise mevcut iktidarın kendini test etme, istikametindeki rotanın koordinatlarını kontrol etme ve vizyonunu yeniden ele alma düşüncesidir. 16 yıllık icraatlarda, “Nereye yol aldım, ortaya koyduğum ekonomi politikaları hedeflerine ulaştı mı” fikri şimdi test edilecek.

Vatandaş tüm bunlara bakıp ya evet inandım DEVAM diyecek yada biz ikna olmadık artık TAMAM diyecek…Kısaca ya Cumhur yada Millet ittifakından birini seçecek…

Seçimin kaderini belirleyecek olan en büyük kıstas mevcut durumdaki kararsızlar ve HDP oyları…

Zira yaşadığımız süreçte kararsızların oyları gittikçe artıyor. Karasız oyların artmasının nedeni ise olaya bilimsel yaklaşacak olursak; bu kitlenin, mevcut iktidarın icraatlarından yeteri kadar tatmin olmamış olmasıdır. Bu yüzden kararsızların bir yöne eğilimi, seçimin sonucunu etkileyecektir…

 Gelelim 24 Haziran seçim öncesi anketlere;

Ankara merkezli Remres Araştırma Şirketi; 24 Haziran seçimleri için 17-23 Mayıs tarihleri arasında yaptığı son kamuoyu araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Anket sonuçlarına göre; ilk turda AKP, MHP ve BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı ile CHP, İYİ Parti ve Saadet’in oluşturduğu Millet İttifakı sandıktan başa baş çıkıyor ve seçimler ikinci tura yani 8 Temmuz’a kalıyor. İkinci turda da sonuç değişmiyor. Araştırmanın sonuçlarına göre ‘Kimin başkan olacağını’ yüzde 9’luk ‘kararsız’ kitle belirleyecek.

Çalışma Türkiye genelinde NUTS 2 sistemine göre 26 bölgeyi esas alan 28 ilde tabakalı örnekleme ve ağırlıklandırma yöntemi ile 17-23 Mayıs tarihleri arasında seçmenlerin mevcut yönelimlerini ve önceki çalışmalarımıza kıyasla gerçekleşen değişiklikleri gözlemlemek amacıyla 4276 kişi ile telefonla ve yüz yüze anket yöntemiyle yapıldı. Araştırma 0,86 güven sınırları içinde, 1,75 hata payı ile gerçekleştirildi.

Ankete katılanların 2112’sini erkekler, 2164’ünü ise kadınlar oluşturdu. İki ankete daha baktım; sonuçlar hemen hemen aynı gidiyor. İlk turun galibi yok, ikinci tur ise epey çekişmeli geçeceğe benziyor.

Şimdilik bazı anket sonuçları böyle; son sözü sandık söyleyecek…

 

Sosyal medyada küfür siyaseti  

Sosyal medyanın faydası tartışılmaz bir gerçek…Yaşlısı genci, kadını erkeği herkes bu nimetten faydalanıyor. Hiçbir şey yapmayan, güzel günlerini yada acılı günlerini paylaşıyor, yakınlarının cenazelerini paylaşıyor. Bir diğer güzelliği de vatandaşlar dilediği takdirde birer basın mensubu olabiliyor. 

Gazetecilerin göremediği yada ulaşamadığı fotolar, vatandaşlar tarafından sosyal medyadan paylaşılıyor, servis ediliyor. Bu gerçekten önemli…Peki sosyal medyayı kullanmayı yeterince biliyor muyuz?

Koca bir hayır…

Bunu anlamak için şimdilerde girin bu ağlara, bakın ne göreceksiniz.. A partisi savunucuları, B partisine ateş etmeyi bırakın hakaretler, küfürler bin para…Veyahut, C partisi konusunda görüşünü açıklayan birisi, D partisinden salvoları yiyor gün boyunca…Ne birbirimize tahammülümüz kaldı, ne de sabrımız…

Hakaret etmeyi erdem sanan bu tür kişiler, gruplar üstünlüğünü bu şekilde gösterme eğilimine giriyor. Binlerce kişi de bu psikolojik savaşları izlemek zorunda kalıyor. Ne ahlak kaldı ne edep! Okuduğunu anlamayan, anladığını yazamayan kişilerin akşama kadar sosyal medyada etkinliği, kaliteli isimlerin de geride kalmasına neden oluyor.

Hayanın olmadığı yerde hayasızlık kol gezer…

 

Ramazan gündemin gölgesinde kalıyor

“Nerede o eski ramazanlar” sözü klasik gelse de gerçekten de durum böyle…Çocukluğumuzdaki ramazanlara bakıyorum, bir de şimdikine…coşkunun, heyecanın ve huzurun zirve yaptığı yıllar…Hiçbir gündem, ramazanın coşkusunu gölgeleyemezdi…

Peki şimdi öyle mi?

Ramazanda ne tat kaldı ne tuz…O manevi havayı soluyan var mı? Ramazanda olduğumuzu Kitap Sokağı’na bakarak, bir de birkaç TV programından anlıyoruz. Dikkat edilirse, her yıl bu duygu biraz daha azalıyor. Manevi iklim bir adım daha öteye gidiyor; bakalım nereye kadar….