ETİKETİNE BİR BAK yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

ETİKETİNE BİR BAK7 Temmuz 2018, Cumartesi

Ne giyiyorsun? Biliyor musun?

Ya da sadece modaya uyup uymadığıyla mı ilgileniyorsun? Belki de sadece fiyatına bakıyorsundur. Nerede, ne şartlar altında üretildi diye düşünen var mıdır acaba? Bu konuda kimseyi suçlayamam, reklamların cazibesine kapılıp gitmişiz. Reklamlarda bize ürünün son moda olduğunu, bizi popüler yapacağını, ürünü aldığımızda çok mutlu olacağımızı söylerler. Mutlu olma durumu kısmen doğrudur fakat etkisi en fazla 1 saat olan mutluluk. Biz de bunu fark etmeden o mağazaya gideriz, ürünü alıp dolabımıza yerleştiririz. İhtiyacımız bile olmasa da yeni bir ürün almış olmak bizi mutlu eder, hele ki indirimdeyse, fiyatı nasıl bu kadar düşük diye sorgulamasak da uygun fiyata ürün almak güzeldir dimi?

Tüket tüket tüket…

Tüketim zirvede! Dünya sanki biz tüketelim diye kurulmuş gibi sadece alıyoruz, kullanıyoruz ve çöpe atıyoruz. Durup kendimize bakmamız gerekiyor ve bu hayal biliyorum ama bunu yapmalıyız, kendimize bir dur deyip gerçeği fark etmeliyiz. Öyle bir kısır döngüdeyiz ki etrafımızda neler olup bitiyor bakmaya bile zamanımız yok. Para kazanıyoruz, televizyonda reklamları görüyoruz, o üründen bizde yok diye üzülüp kendimizi mutlu etmek için alışveriş yapıyoruz sonra borçlarımızı ödemek için tekrar para kazanıyoruz ve mutlu olmak için neydi? Evet alışveriş.  Sosyal medya gibi alışveriş de psikolojik bağımlılıktır. Ee bunlardan bahsediyoruz da neden? Hiç alışveriş yapmadan yaşayalım diye değil elbette. Gereksiz alışverişi durduralım diye. E neden? Çünkü dünya kaynakları sınırsız değil. Giydiğimiz her kıyafet için doğayı kullanıyoruz, onun bize verdiklerini sanki sonu yokmuş gibi kullanıp atıyoruz. Alışveriş çılgınlığıyla kaynakların hızla tükenmesine yardımcı olmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Şu an her şey bol gibi görünüyor olabilir fakat bilinçli olmazsak doğanın bize verecek bir şeyi kalmadığına şahit olabiliriz.

Bir düşünelim, herhangi bir ürün için fabrikalar kuruluyor, o ürünü üretebilmek adına doğanın kaynaklarından yararlanılıyor, o ürünü sadece doğal kaynakla üretmek olmaz tabi, kimyasallarda işin içine giriyor ve bir de insan gücü gerekli, bu şekilde ilk aşama tamamlanıyor. Peki o işçiler hangi şartlarda, nasıl bir maaşla çalışıyor hepsini bilemiyoruz tabi. Biz ürünümüzü alıyoruz ve düşük fiyatla aldığımızda seviniyoruz ama işçiler gerçekten hak ettikleri ücretleri alabiliyorlar mı? Yoksa biz sırf daha çok alalım diye düşük tutulan fiyatlar onların cebinden mi çıkıyor? İşçiler güvenli şekilde uygun şartlar altında mı çalışıyor? Pek sanmam. Her ürün için her mağaza için bunları söylemek doğru değil, iyi şartlar altında çalışanlar var fakat Hindistan için veya Bangladeş’in Dakka şehri için bunları söyleyebilirim. Dakka ‘nın ekonomik durumu kötü olduğundan insanlar giyim üzerine fabrikalarda düşük maaşlarda ve güvenli olmayan şartlarda çalıştırılıyorlar, dünyaca ünlü markalar, ürünleri daha çok tüketilsin ve sürekli talep olsun diye fiyatları düşük tutuyorlar. Kar elde etmek zorundalar ve maliyetlerden kısarak kar ediyorlar. Bunları da işçilerin maaşlarından, işyerindeki giderleri en aza indirerek yapıyorlar. Böyle markalardan alışveriş yapmayarak tepkimizi gösterebiliriz. Ürünleri almazsak işsiz kalırlar diye düşünmeyin çünkü asla o riski almazlar merak etmeyin. Fabrikaları kapatmak yerine iyileştirmeye giderler ve işçiler hak ettikleri değeri görebilir. Rana plaza fabrikasını belki duymuşsunuzdur. Binada çatlaklar vardı ve işçiler işvereni bu konuda uyarmasına rağmen maliyet çıkmasın diye görmezden gelindi ve sonuç olarak bina dayanamadı ve çöktü. Yüzlerce işçi hayatını kaybetti. Yapmamız gereken ürünlerin etiketine bakın, Bangladeş, Hindistan, Kamboçya yazıyorsa bir düşünün derim ben.

Doğanın kirlenmesinden, zehirli kimyasallarla hava kirliliğinden, atıkların denizlere, göllere atılıp suların kirlenip su canlılarının ölümünden daha bahsetmedim bile. Ne kadar çok tüketirsek o kadar hızlı sonumuzu getiriyoruz. Bilinçli bir şekilde alışveriş yapmaktan başka bir çaremiz yok aldıklarımızı güle güle kullanmak için.