‘15 Temmuz 2016’ BİR MİLLETİN YENİDEN DİRİLİŞİ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

‘15 Temmuz 2016’ BİR MİLLETİN YENİDEN DİRİLİŞİ15 Temmuz 2018, Pazar

‘Bu bela bizi birleştirdi. Fikirlerimiz, partilerimiz, söylemlerimiz farklıydı, birbirimizle konuşamıyorduk, bir araya gelemiyorduk ama bu olay milleti birleştirdi. Kimse kılığa kıyafetine birbirinin, göz rengine, saç rengine bakmadı, ten rengine bakmadı, gözyaşlarının rengine baktı herkes. O gözyaşlarının rengi de aynıydı. Bu bizi birleştiren en büyük olaydı. Bu olayın başkahramanı milletime şükranlarımı sunuyorum. ‘demişti zamanın Başbakanı şimdi, TBMM Başkanımız Binali Yıldırım…

12 Eylül’den sonra bir kez daha yaşattılar bize darbeyi…

Bu farklıydı!..

İnanmamıştım ‘Darbe’ olduğuna…

Yine de darbe demek istemiyorum, büyük bir kalkışma ve isyandı bu!..

Devlete kafa tutmaydı!

Fakat bu defa millet farklıydı.

12 Eylül’de kimse sokağa çıkmıyordu…

Millet akıtılan kardeş kanının bir an önce birilerinin durdurmasını ve huzur istiyordu.

Çok ses çıkmadı milletten…

15 Temmuz bir milleti yeniden diriltti…

Beklenmedik anda,

Beklenmedik zamanda…

Ülkede hiçbir sıkıntı, huzursuzluk yok iken,

Halkın inandığı bir lidere, ülkemize ve milletimize savaş açıldı!..

Çanakkale’de olduğu gibi,

Millet Ülkesine ve devletine sahip çıktı…

Rabbimizin verdiği iman gücü ile uçağa, tanka, topa, namluya göğüs gerdi…

Millet,ölmeye, şehadet şerbetini içmeye koştu…

Sabahın ilk ışıkları ile milletçe yeni bir destan yazıldı.

24 Saat boyunca günlerce demokrasi meydanlarına nöbete koşuldu…

Millet Albayrağ’ını yerlerde süründürmedi!

O gece ilk paylaştığım mesaj;

‘Bükemediğiniz bileği öpeceksiniz?

Sandıkta beceremediğinizi Tankla, topla, tüfekle asla başaramayacaksınız.

Darbeniz batsın reziller...

Recep Tayyip Erdoğan'ı sevin sevmeyin bugün millet olarak bu milletin, devletin bekası icin, yüreğini ortaya koyan, kefenini giyen, dik duran bu insana sahip çıkmaya mecburuz...

Devlet. Millet, Asker, Polis milletimizin huzurunu bozan içimizdeki bu Amerikancı, İngiliz köpeği kendi halkına silah doğrultan vatan hainlerini bu gece millet olarak yok edeceğiz inşallah...

Gecenin bu vakti KUZULUK'TA minarelerden ezan, sela, selavat ve tekbirler yeri göğü inletiyor...’ olmuştu…

Çok şükür meydanları da boş bırakmadık…

Kolay lokma olmadığımızı gördüler…

Bize ışık tutan okudukça istifade ettiğimiz,sizlerede okumanızı tavsiye edeceğim , yol levhamız ‘TAM İLMİHAL SEADET-İ EBEDİYE’ kitabının önsözünde;

‘ Herkes şunu iyi bilsin ki, bu milletin damarlarında dolaşan asîl kan, ne bugün, ne de, onların ümmîd ile bekledikleri günlerde, bu ma’nâda aslâ garblılaşmayacak ve dinsiz olmayacak, zındıkların yalanlarına aldanmıyacakdır. Ecdâdının mukaddesâtını ayaklar altında çiğnetmiyecekdir!’ yazıyor…

Yine aynı kitapta yer alan bir beyitte;

" Binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ,

Gözyaşının seher vakti yaptığını,

Düşman kaçıran süngüleri, çok def'a,

Toz gibi yapar, bir mü'minin duâsı. " diyor…

Şehidlerimiz ve gazilerimiz oldu…

Zafer gecesinin kahramanlarından Sakarya Gazimiz Mehmet Akyazıcı’yı ziyaret etmiştim;

’’O gece sokağa çıkarken aklıma vatanım dışında başka hiç bir şey gelmedi. Böyle pısırık gibi yaşamaktansa, adam gibi ölürüz düşüncesiyle yola çıktım. Vurulduğumda hanımı aradım herhalde ben öleceğim dedim. Kelime şehadet getirmeğe başladım, aklıma getiren Rabbime şükürler olsun. Şehid olmak için yola çıktık, Gazi olduk. Allah bir daha yaşatmasın. Aynı hadiseler yine yaşanırsa bir daha giderim.’’ demişti…

Şehid olmaya kim gitmez ki?

Çok şükür bugünlerde yeni bir sisteme adım attık…

Ümidimiz yeni sistem ile birlikte,içimizde ki alçaklar bir an önce temizlenir…

Şu bir gerçek ki bu millet;

Ecdâdının mukaddesâtını ayaklar altında asla çiğnetmiyecekdir!

KISSADAN HİSSE

Darbe teşebbüsünün olduğu 15-07-2016 tarihini 16-07-2016 ya bağlayan gece saat 00:00 ila 00:30 civarı idi. Meydana çıkma hazırlığı için eve gelmiştim. Evimizin salonuna girdiğimde annemi salonun bir köşesinde yere çömelmiş ve başını ellerinin arasına almış, titreyerek ağlarken buldum. Kendisine birkaç kez seslendim ama korku doluydu titriyor ve kafasını kaldırmıyor cevap vermiyordu. Hemen yanına gittim kollarından tutup kaldırdım.

-Anne ne oldu neyin var dedim.

Annem ağlayarak bana sarıldı ve sadece " GÖRDÜM" dedi.

Ben kendisine ‘ne gördüğünü ‘sordum.

Bana cevap olarak tekrar sadece"GÖRDÜM" dedi.

Ve ben mutfağa gidip annemi sakinleştirmek kendisine getirmek için su aldım. Elini yüzünü su ile yıkayıp, bir bardak da su içirdikten sonra, tekrar ne olduğunu sordum.

Bana cevaben:

" BALKONDAN DIŞARI BAKTIĞINDA ORDU HALİNDE BURSA EMİRSULTAN MAHALLESİ İKİ KAPILI MESCİT SOKAĞINDAN BURSA MEYDANINA İNEN EVLİYALARI GÖRDÜĞÜNÜ, GÖRÜNCE KORKUDAN BALKON DEMİRLERİNİ SIKICA TUTTUĞUNU, EVDE ODADA OLAN AĞABEYİME BAĞIRARAK SESLENDİĞİNİ AMA AĞABEYİMİN KENDİSİNİ DUYMADIĞINI, O AN EVLİYALARDAN EN ÖNDE OLANIN KENDİSİNE DÖNEREK

-KORKMA KIZIM BÜTÜN KONTROL BİZİM ELİMİZDE, HERŞEY ÇÖZÜLECEK, dediğini…

Ve ardından annem korku ve çığlık atarak O EN ÖNDE OLAN EVLİYAYA,

" SİZ KİMSİNİZ" dediğini,

O EVLİYANIN CEVABEN :

- BEN EMİR SULTANIM, dediğini…

O an heyecan ve korku ile annemin kendisini balkondan evin içine doğru atmış olduğunu ve o anı yaşadıktan sonra, kardeşimizin eve geldiği ana kadar annesinin titreyerek salonun köşesinde kalmış olduğunu belirtti.(Sosyal medyada paylaşılmış bir alıntı )

PAZAR TEBESSÜMÜ

Şili diktatörüne sormuşlar:

 -"İhtilal yapmak mı, turşu yapmak mı daha zordur?"

 -"Efendim turşu yapmak daha zordur. Çünkü darbeyi 5 hıyarla yapabiliyorken, turşu yapmak için tenekelerce hıyar gerekiyor."

ÖZLÜ SÖZ

"Kötü din adamları, din, iman hırsızlarıdır, Allah’a giden yolu kesen, Rabbine kavuşmak isteyen insanların önlerini kesen eşkıyalardır."