El ele, kol kola, güle oynaya kongreye! yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

El ele, kol kola, güle oynaya kongreye!31 Ekim 2018, Çarşamba

Zoru seviyoruz, kolaya kaçıyoruz.

Şapkadan her sezon tavşan çıkarmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz sezon olmayan ilkleri yaşadık.

En büyük transfer para derken de yanılmadık.

Kulüp muhasebesini tutmadık ama sahaya da takılı kalmadık.

Arabesk takıma hip-hop beste yaptırdık.

Ya ayaklarımız uzadı ya yorgan kısaldı.

Sezon boyu hep bir yerimiz açıkta kaldı.

Mersin travması hem camianın hem taraftarın heyecanını kaybettirdi.

Yönetim içinden çıkan yönetim, reyting de yapamayıp üstüne oyun kalitesi de sinerji yaratamayınca

Lige boş tribünler ile hedeften uzak bir başlangıç yaptık.

Sakaryaspor forması, taraftarı maça bir sıfır önde başlar.

Taraftar mı, yoksa kelebek etkisi mi?

Keçi inadı kırılınca şansımızı Manisa’da tersine çevirdik.

Sadece teknik sorumluyu değiştirmedik.

Oyun mantalitesi, oyuncu profiline göre oyun anlayışı da değişince kartları yeniden karmaya başladık.

Geçtiğimiz sezon son düzlüğe kadar ligin zirvesinde olan takımın değil,

30 bin seyirci ile Yeni Atatürk Stadı’nda yendiğimiz takım direk, oyuncu kalitesi bizim ile kıyaslanmayacak takım ise finalden üst lige çıktı!

Geldiğimiz noktada öncelikli olarak iyi niyet ve samimi duygular ile çalışan yönetici arkadaşlar adına çok mutluyum.

Ancak değişik dönemlerde yöneticilik yapmış bir dostları, kardeşleri, abileri olarak birkaç tavsiyede bulunmak isterim.

‘Biz şampiyon olacağız’ demek ile, bunu dağlara taşlara yazmak ile şampiyon olunmuyor!

Sonuca ulaşmak için skorsal olarak olduğu gibi mali ve idari olarak da doğru işler yapılmalı!

Lig 18 takım ve sadece bir takım çıkıyor! Yarıştığımız Yılport gerçeği ile bir Samsunspor, Kastamonu, Sarıyer ve Bodrumspor…

Sessiz ve derinden sürpriz yapabilecek takımlar var. Lig kötü, takımlar kötü, ancak seviye yüksek!

Sorunlarımızı ötelemek, görmezden gelmek, saha içi eksiklerimizi tamamlamadan bu yarışın içinde olabilmemiz ‘oluruna bırakmak’, başta yönetici arkadaşların emeklerini heba etmekten işimizi şansa bırakmatan öteye gitmez.

TFF 2. Lig de olsa futbol her kategoride endüstri halinde. Maliyetinin karşılanması; birkaç kişinin kişisel gayret ve finansmanı ile yürütülecek kadar kolay değil. Bizler ve tüm şehir başarı veya başarısızlık sorumluluğunu birkaç yöneticinin omuzlarına yükleyecek kadar vicdansız olmamalıyız.

Kolpadan sevinerek, yağları eritip, daha iyisini ben yaparım demek yerine; şükürcülüğü, aminciliği ve en önemlisi eyyamcılığı bir kenara bırakıp hep birlikte daha iyisini yapmalıyız.

Ekonomik olarak her sektör zor ve çetin bir süreçten geçiyor.

Bu sürecin ekonomik olarak futbolu etkilemeyeceğini düşünmek polyanacılık olur.

Devre arasına ramak kaldı. TFF’de 2,5 milyonu aşan dosyamız kış uykusunda.

Yönetici arkadaşlarımız prim ödeme gayreti ve çabasında. Her hafta sayaç işliyor, yevmiyeler birikiyor ve alın teri maç başları yazıyor. Pozitif sözleşme varlığı ile kulüp bünyesinde kalıp oynamadığı için ayrılmak isteyecek oyuncu arkadaşların maliyeti ise belirsiz!

Eve lazım olan camiye haram. Devlet borçları taksitleri, iaşe, sair, TFF, hak ediş, eksik bölgelere takviye derken devre arası 5 milyon civarında bir bütçe gerek.

Aktif birkaç yönetici ve Başkan’ın bu yükün altından kalkmasını beklemek hem haksızlık hem adaletsizlik.

Sevgili Başkan Cevat Ekşi… Devre arasından önce kongre tarihi belirleyerek, devre arasında kongre yaparak mali olarak yönetim kurulunu siyaseten ve ticareten şehir eşrafının desteği ile revize etmelisiniz.  

Bu planlamanın temayül olarak değil kurgulanmış şekilde hayata geçirilmesi üzerindeki mali baskıyı azaltarak zamana yayacak, yönetim kurulu içerisinden kaynak yaratacağı gibi sinerji ve enerjiyi de arttıracaktır.

O zaman…

Gün birlik olma zamanı!

El ele, kol kola, güle oynaya kongreye!...