Güle güle koca gövdeli adam14 Şubat 2019, Perşembe

Bazen kelimeler kifayetsiz kalır. İşte o anlardan birini yaşıyorum. Klavyenin başına geçerken nasıl yazacağım konusunda zorlandım..Kolay değil sevdiğin birinin ardından birkaç kelam söz söylemek…

Levent Eriş…

2005 yılında gazetecilik mesleğine girdiğim zaman kendisini tanımıştım. Gazetecilik mesleğinin yanında kişiliğine çok saygı duyduğum, kendisini öz abimden ayırmadığım biriydi. Kıvrak zekası, yaptığı esprilerde yakaladığı o ince çizgi, herkesi hem neşelendirir hem de derinden düşündürürdü…Garibin hakkını koruyan, hayvanları bırakın incitmeyi karıncayı ezmemek için gayret gösteren biriydi. Evet, siyaseti seviyordu ama siyasilerin haksızlıklarına da en fazla tepki gösterenlerin başındaydı.

Güldürmeyi severdi ama başkalarının esprilerine de çok gülerdi. Yeri geldi kahve sohbetleri yeri gelir programlarda bir araya gelir kısaca hayatı konuşurduk.

Karakterin gereği hiçbir insanı yaşantısından dolayı eleştirmem zira; Allah bir insana öyle bir huy verir ki o kişinin tek özelliği onun cehenneme girmesine mani olur…Merhum Levent Eriş’i eleştirenler, önce kendi nefislerine bir baksın..Nefsini haramlardan, günahlardan sakınmayanların en büyük özelliği ise başkalarına çamur atmaktır.

Kalplerin hakimi yalnızca Allah’tır…

Gelelim Levent Eriş’le geçirdiğimiz o güzel vakitlere…Övünerek söylemek gerekirse şahsımı çok seviyordu. Bu sevgi elbette karşılıksız kalmadı. Şu boş ve garip dünya hayatında kendisini sık sık arardım. Sağlığından endişeli olduğum için ara sıra fırça da atardım.

-Abi şu sağlığına hiç dikkat etmiyorsun…Şekerine, tansiyonuna ve yedikleri dikkat et..Hasta oluyorsun sürekli..Buna üzülüyorum..

Rahmetli her zamanki gibi bana gülümseyen bir ifadeyle;

-Erhanım, tamam edeyim de canım çekiyor şu boş hayatta yemekleri, içecekleri…Tamam yiyorum ama çakıyorum iğneyi ne yapayım…

Bu sohbetleri sürekli yapardık..Bazen yalnızlığına dem vururdu…Hayatta bir eşinin olmadığına üzülürdü. Çocukları çok sever, canından çok sevdiği yeğenini ihmal etmezdi. Aşık olduğu insanlar vardı yüreğinde..Benimle de paylaşırdı..Biliyordu ki Erhan sır tutar söylemezdi…

Kimbilir, bazen o kişileri sevdiğini yüzlerine söylerim…Hem hastalığı hem de aşk acısı aslında hergün ondan birşeyler götürürdü…Kalbini ve vücudunu çok yordu…  

 

Basın camiası kadar ilimizdeki sivil toplu kuruluşları temsilcileri de çok severdi kendisini...Çayı çok sever bir de her hafta takip ettiği Galatasaray’ı…

 

En çok ardından neleri mi özleyeceğim? Samimiyetini, dürüstlüğünü, hepimizi neşelendiren esprilerini, yardımseverliğini, yumuşak yürekliliğini…Aşık olmayı seven, adam gibi seven fakat karşısındaki bayanı kırmamak için sevdiğini söyleyemeyen asil bir adamı özleyeceğim…

Ben seni seviyorum Levent abi…Allah da seni sevsin, ahiret yolculuğunu mamur eylesin…Rabbim yanında götürdükleri makbul, ahiretini kazanç eylesin…

Güle güle koca gövdeli adam…