Bende doktor önlüğü giysem ne olacak! yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Bende doktor önlüğü giysem ne olacak! 2 Mayıs 2019, Perşembe

Gazetecinin işi yazmaktır. Doğruları, kaynağından alarak halka ulaştırmak, uygun bir dil süzgecinden geçirip halka yansıtmaktır. Bazen çok eleştiri alırız bazen de beğeni…

Eleştirilerimizin çoğu da doğru haberdir..Ya şahısların işine gelmez yada bazı kurum ve kuruluşların…Peki neden? Dedim ya eleştirdiğimiz için, doğruları yazdığımız için…

Efendim konu malumunuz…

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (SAÜEAH) gelen genç bir bayan, burada tam bir hafta boyunca stajyerlik yapıyorum diyerek oradaki kişilerin değerli eşyalarını toplamak suretiyle ortadan kayboldu. Elbette ortaya çıkan bu olayı kimse tasvip etmez. Hırsızlık olayı başlı başına ayrı bir cezai hukuk konusu..Tabi işin detaylarını daha bilmiyoruz…Psikolojik sorunlar var mı yok mu o da ayrı bir kategoride değerlendirilecek…

Biz gelelim diğer konuya…bir kurum düşünün; oraya bir şahıs geliyor ve bir hafta boyunca sözde bir görev icra ediyor. Ne kaydı var, ne gören ne de duyan…Şahıs, gelen geçen hastaya/ hasta yakınına yardım da ediyor. Peki kim bu şahıs? Araştıran, “Ya sen kimsin, nerden geldin, kayıtların yapıldı mı’ diye soran da yok…Ne bir doktor, ne bir yönetici, ne de güvenlikten sorumlu bir kişi kendisine soru yöneltmiş…Herkes kendi aleminde yaşıyor. Dikkat yok, ilgi yok, merak yok…yok yok yok…İnsanımızda hiçbir duyarlılık yok..Böyle bir toplum haline geldik…

Peki bu şahıs bir hafta boyunca hastaların tansiyonuna bakıp gerekli kağıda not alsaydı ne olacaktı? Veyahut, iğnesi olan birine iğne vursaydı bunun sorumluluğunu kim alacaktı? Efendim? Ses yok…

Yöneticiler, doktorlar, hasta bakıcılar, hemşireler ve de diğerleri görmedi, dikkat etmedi diyelim; peki hastanenin güvenliği ne iş yapar? Vatandaşı sürekli gözetleyen, ziyaret saatlerinde görevlerini çok iyi yapan bu arkadaşlar, o bayanı 1 haftadır görmedi mi? Hiç mi dikkatinizi cezbetmedi?

 

Acaba diyorum bende bir doktor önlüğü giysem, boynuma stetoskop taksam ve içerde dolaşsam bana da “Siz kimsiniz, kartınızı görebilir miyim, hangi hastaneden geldiniz” diyen olmayacak mı? Bu nasıl bir başıboşluk, bu nasıl bir sözüm ona sistem, bu nasıl bir gevşeklik anlaşmış değilim…

Beyler, sağlık konusu şakaya gelmez…Ne kadar yanlış yaparsanız o kadar peşinizde olacağız..Bunu bilmiş olun….

Ramazan öncesi çakallık yapmayın

Ülkenin ekonomik durumu konusunda en çok eleştiri yapanlardan ve hataları yazanlardan biriyim. Peki, bu konuda uyanıkların, fırsatçıların hiç mi suçu yok? Elbette var…

Ekonomi yönetiminin yaptığı bazı hataları bir kenara bırakalım fakat bu zamanları fırsat bilen kurnazlar halkın cebiyle oynamaya devam ediyor. Enflasyon, vergiler, ulaşım maliyetleri ve diğer giderleri bahane edip ramazan gıdalarına zam yapanlar, bunun ceremesini elbette ahirette görecektir. Kırmızı ete 7 TL birden zam yapmak, beyaz ete yüzde 30’dan fazla fiyat bindirmek de nedir?

Hurma, meyve ve bazı gıdalar da cabası…Unutmayın, ramazan fırsat ayı değil; bereket bolluk ve huzur ayıdır. Yaptığınız bu zamlarla halkın huzurunu bozmayın…