Burası ‘Gençliğin Merkezi’4 Nisan 2016, Pazartesi

SAKARYA’DA 2 TANE VAR

Türkiye genelinde gençlik merkezleri sayısının 217’ye çıktığını belirten Çokan, “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde spor ve gençlik ayrı ayrı ele alınıyor. Burası da gençlik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan. Gençlerin serbest zamanlarının değerlendirilmesi; kültürel, sanatsal, sosyal faaliyetlerinin güçlendirilmesini hedefleyen bir yapıdır. Bu yerler ön plana çıkmaya başladı. 2012’nin başlarında 70’lerde olan sayı, şu anda 217’ye çıktı. Sakarya’da şu an 2 tane gençlik merkezimiz var. Biri burası, diğeri de kampüs yolundaki yerimiz. Aslında depremden sonra başka amaçlarla kurulmuş bir yer orası. Sakaryaspor’a kamp tesisi olarak kuruluyor ama daha sonra bu konsepte uymadığı için de değiştiriliyor, gençlik merkezine dönüştürülüyor” şeklinde konuştu.

KÜLTÜR, SANAT, TARİH, DİN…

Çokan şöyle devam etti: “Aslında burası gençlerin birinci önceliklerinin dışında kendilerini geliştirdikleri yer olarak kabul edilebilir. Bu yapının içerisinde hem kültürüne, hem sanatına, hem tarihini, hem dinine hizmet eden bir takım faaliyetler var. Örneğin spor kulübümüz var. Spor kulübümüzde doğa yürüyüşleri, trekkingler ya da bisiklet etkinlikleri. Tenisle ilgili olarak üniversitede derslerimiz var. Gençlerin buraya daha rahat ulaşabileceğini düşündüğümüz için burayı tercih ettik. Yerimizin merkezde olması gençler için büyük kolaylık sağlıyor.”

‘KARDEŞ ŞEHİRLER OKUYOR’

Çokan, “Sosyal sorumluluk kapsamında birçok faaliyetimiz var. Hendek’in Yeşilova köyünde, Kütahya’dan gelen gönüllü gençlerle birlikte, okulun eksiklerini giderdik. Ertesi gün de burada, ‘Kardeş Şehirler Okuyor’ diye bir projemiz oldu. Bunun dışında bakanlığın bütün gençlik merkezlerinde yürüttüğü bir proje var. ÖSYM’nin yapmış olduğu bütün sınavlarda dağıtılan kalemler var. Biz bunları topluyoruz. Daha sonra köy okullarına götürüp, gençlerle birlikte dağıtıyoruz. Bunun için biz Taraklı’ya da gittik, Geyve’nin Sarıgazi köyüne de gittik. Ayrıca ‘İlacım Sende’ projemiz var. Evlerde kullanılmayan birçok ilaç var. Biz bunları toparlayalım dedik. Konuyla ilgili birçok kurum ve kuruluşla görüştük. Toplanan ilaçların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında aracı oluyoruz” ifadelerini kullandı.  

HIZLI OKUMA DERSLERİ…

Yetim çocuklara destek dersleri konusunda çalışmalar yaptıklarını söyleyen Çokan, “Yabancı öğrencilere Türkçe eğitimi veriyoruz. Kişisel Gelişim Kulübümüzde 8-14 yaşlarındaki çocuklarımıza Hızlı Okuma Hafıza Teknikleri, Zeka Oyunları, Akıl Oyunları gibi bir takım etkinliklerimiz var. İstihdama yönelik 18-29 yaş arası gençlerimiz için ‘Girişimcilik’ kursumuz var. KOSGEB’le birlikte yürüttüğümüz bir çalışma ama organizasyon tamamen bize ait. Yazılımla, diksiyonla ilgili çalışmalarımız oluyor. Güzel Sanatlar Akademimizde karakalem, hüsnühat, filografi, kaligrafi şeklinde çalışmalar yapılıyor. Grafik Tasarım ile ilgili bir takım kurslar açtık. Müzikte ney, keman, gitar, bağlama çalışmalarımız mevcut” dedi.

‘SON YARIM ASRIN HİKAYESİ’

Bakanlıktan önemli şahsiyetlerin gönderildiğini ifade eden Çokan, “Mesela 8 Ocak’ta burada, Tecrübe Konuşuyor diye bir program yapıldı. Moderatörü Ersin Düzen’di. Rıza Kayaalp vardı. Türkiye genelinde gezen bir proje. Tabi biz talep ediyoruz bunu. 23 Ocak’ta Bekir Develi programımız vardı. Daha sonra 22 Şubat’ta Ömer Döngeloğlu’nu özellikle Gençlik Merkezimize getirdik. Gencin manevi tarafına, kişisel gelişimine dokunacak insanların gelmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Örneğin 22 Mart’ta Ebubekir Sofuoğlu programımız vardı, ‘Son Yarım Asrın Hikayesi’ diye. Tarih ve edebiyat kulüplerimiz var. Tiyatro çalışmalarımız var. Değerler Eğitimi ile ilgili olarak, Peygamberimizin Hayatı ve ilmi olayları kapsayan konuları haftada bir gün işliyoruz” şeklinde konuştu.  

AVRUPA BİRLİĞİ PROJELERİ

Çokan, “Biz geçmişte 4 tane Avrupa Birliği projesi yapıp, kabul ettirmiş bir gençlik merkeziyiz. Ben 5’e yakın Alman değişimi gerçekleştirdim. Gönüllü faaliyetler yaptık. Daha önce 2008 yılında Almanlarla birleşimimiz oldu. 2009’da karşılığı verildi. 2010’da ‘Uyuşmayan Sesler’ diye bir Avrupa Birliği Projemiz oldu. Proje atölyemiz var bizim. Atölyemizde yaklaşık 45 tane gencimiz var, gruplara bölünmüş vaziyette. Kimi görme engellilerle ilgili, kimi Kosova ile ilgili bir proje yapıyor” ifadelerini kullandı.

2 BİN 800 – 3 BİN 500 ARASI ÖĞRENCİ

İdarecinin görevinin çözüm üretmek olduğunu vurgulayan Çokan, “Burası haftanın 7 günü saat 08.00’da açılır akşam 21.00’da kapanır. Yani burası devlet kurumu, saat 17.30 oldu mu kapanır diye bir sistem yok burada. Akşam 21.00’a kadar çocuk buradan alacağını alır, gider. Yöneticilerin görevi idare etmektir, çözüm üretmektir. Şimdi genç, ‘Hocam akşam 17.30’dan sonra ancak gelebilirim’ derse, ‘Kusura bakma mesaim bitiyor’ deme hakkına sahip değilim ben. Ben ona göre program hazırlamam gerekir. Gençlik Merkezimize 10 bin 890 üye kayıtlı. 2 bin 800 – 3 bin 500 arası öğrenci merkezimizde hizmet alıyor. 14 gençlik lideri, 10 tane de halk eğitim merkezi üzerinden eğitmenimiz mevcut. Gönüllü destek veren eğitmenler de var” diye konuştu.

‘SESİNLE GÖZ OLMAYA NE DERSİN’

Çokan son olarak şunları söyledi: “24-25 Nisan’da buradan 160 kişiyle 57. Alay’ın vefa yürüyüşü için Çanakkale’ye gideceğiz. Geçen sene de gitmiştik. Orada gün boyu etkinlikler olacak. Geçen sene de baya yol yürümüştük. 25 Nisan sabahı Sakarya’da da vefa yürüyüşü olacak. Sabah namazında yürüyüşe başlayıp şehitliğe gideceğiz. Karasu Maden Deresi’ne yürüyüşe gidiyoruz bu kapsamda. Ecdada Mektup Yarışması yapıldı bakanlıkça. Tamam yarışma yapıldı, seçilen mektuplar kitaplaştırıldı. Peki görme engelliler nasıl okuyacak bunu? Biz de ‘Sesinle Göz Olmaya Ne Dersin’ diye bir sloganla yola çıktık. Ve birçok gönüllünün bu mektupları seslendirmesini sağladık. Bunu bir CD haline dönüştürdük. Hatta ben bile bir mektubu seslendirdim. Geçtiğimiz Perşembe günü itibariyle bakanlık da dahil olmak üzere 81 ildeki gençlik merkezlerinin hepsine gönderdik bu çalışmayı.” / Fatih Fidan

Bu haber toplam 6954 defa okundu.

Resim Galerisi