Neden Kaygılısınız ? yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Neden Kaygılısınız ?6 Temmuz 2013, Cumartesi

Geçtiğimiz günlerde ülkemin sözde Edebiyatçı, oyuncu, şarkıcı aydınları (Yaşar Kemal, Ara Güler, Zülfü Livaneli, Orhan Pamuk, Nuri Bilge Ceylan, Fazıl Say, Ferzan Özpetek, Murathan Mungan, Ayşe Kulin, Sırrı Süreyya önder, Halit Kıvanç, Tarık Akan, Elif Şafak, Emrah Serbes, Filiz-Fikret-Otyam, Ahmet ümit, Halit Ergenç, Rutgay Aziz...v.b) gazetelere ‘Kaygılıyız’  başlığı altında ilan vermişler.

 

İlan metninde de Kaygılarını dile getirmişler...

"Sanat, hayatımızı diri tutan, bizi acılarımızdan arındıran, soluk almamızı sağlayan nefes borumuzdur. Bu ülkenin toplumsal değerlerine, acılarına her zaman yakın durmuş, sorunlarını gözlemlemiş, bu çabaları sayesinde toplumca ödüllendirilmiş veya bu uğurda acılar çekmiş sanatçılar olarak diyoruz ki:
Ortada yine bir öfke ve nefret kokusu var. Sanatı ve sanatçıyı değersizleştirme, hedef gösterme, itibarsızlaştırma, suçlama, baskı altına alma girişimleri olanca hızıyla sürüp gidiyor. 'Ayaklar baş oldu' sözünü sakınmadan söyleyen dil, topluma nefret tohumları ekiyor. 'Siz ve biz' söylemi, toplumsal kutuplaşmayı keskinleştiriyor.

Biz aşağıda imzası olanlar toplumda yeni mağduriyetler yaşanmaması için nefret dilinin sona ermesini, sanatçıların ve sanat eserlerinin hedef gösterilmemesini ve toplum üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz.’’
 

Beyefendiler çok kaygılanmışlar,haklılar efendim...

Osmanlı öz topraklarından sürgün edildiğinde kaygılanmadılar...

İskilipli Atıf hoca idam edildiğinde kaygılanmadılar...

Dersim de insanlar katledildi kaygılanmadılar...

Kuran-Kerimler, dini kitaplar toplattırıldı, yakıldı kaygılanmadılar...

Minarelerden ezan sesi yok edildiğinde kaygılanmadılar...

Başbakan asıldı kaygılanmadılar...

Darbe üstüne darbeler oldu kaygılanmadılar...

Cumhurbaşkanı zehirlendi kaygılanmadılar...

Başbakan oldu, kızını devlet memuru yapamadı kaygılanmadılar...

Millete bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam denildiğinde kaygılanmadılar...

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanına en ağır hakaret ve küfürler yapıldı kaygılanmadılar...

Başı kapalı bir hanımefendi tekmelendi,sütü kesildi kaygılanmadılar...

Başbakan’ın ofisi basıldı kaygılanmadılar...

Sözde üç beş ağaç yüzünden devlete isyan edildi, meydanlarda Türk Bayrağı yakıldı kaygılanmadılar...

Yıllarca ötekileştirdiler...

Başı kapalı,sarıklı cüppeli, çobanla benim oyum bir olur mu dediler...

Devlete karşı isyanı özgürlük zannettiler...

Başbakan ne zaman bu ülke de ‘ayaklar baş oldu’ dedi, beyefendiler rahatsız oldu, kaygılandılar.

Söz de bu sanatçılar toplumun toplumsal değerlerine yakın durmuşlar ve toplumca ödüllendirilmişler.

Çok yazık çok, aldığınız sözde ödüllere yazık.

Sizin yıllardan beri yaptığınız sanat bu ise olmaz olsun.

Toplumdan bir adım önde giden sanatçı sizler misiniz?

Sizin gibi aydınlar, sanatçılar var iken bu ülkenin başka dosta ihtiyacı yok...!

Allah aşkına bu millet için yaptığınız bir hayırlı işi söyler misiniz?

 

Neden kaygılılar biliyor musunuz?

Dünya devletleri ekonomik kriz içerisinde, Avrupa hasta...

Osmanlı’nın torunları, Osmanlı ruhunu yeniden uyandırıyor...

Altı aydan beri şehit cenazesi gelmiyor...

IMF’ye borç bitmiş, milli gelir hızla yükseliyor...

Ülkenin her yeri ayrı bir şantiye...

Ülkede, huzur, istikrar ve güçlenen bir Türkiye var...

 

Bu yüzden kaygılılar...

 

Yıllarca devlet sanatçısı adı altında destek üzerine destek gördüler.

Şimdi ellerindeki rant bitmek üzere...

Eskisi gibi bu milleti kandıramayacaklar...

Sanat adı altında milletin değerlerine hakaret edemeyecekler...

 

Bu yüzden kaygılılar...

 

Kaygılı olacaklarına, bu milletten elde ettiklerine karşı saygılı olsalardı keşke...

Ah, keşke.

 

Bu kaygılı olan sözde aydın sanatçı tayfasına cevabı benim milletimin ‘Zanaatkâr’ları uzatmadan ‘Şaşkınız’ diye verdi zaten...

Taksim ve Gezi olaylarında dış destekli karanlık mihraklarla, sermaye kokan, faiz lobisiyle pişirilen ve içerdeki piyonlarla yedirilmeye çalışılan Türkiye hükümetini demokrasi dışı müdahalerle devirmeye çalışanları anlamayacak kadar basiretsizleşmiş, Ülkesine bu kadar yabancılaşmış sanatçılardan kaygılıyız.

Aşağıda ismi bulunan sıradan vatandaşlar olarak henüz tam olarak olgunlaşmamış sanat yetenekleriniz için daha fazla çalışarak milleti eğlendirmenizi ve aslı astarını araştırmadan RT yaptığınız ‘twitlerinizi’ yeniden gözden geçirmenizi istiyoruz.

Bizler kim miyiz?

(Marangoz Halil Usta, Muslukçu Serkan,Tornacı Cahit Usta,Kalfa İbrahim,Köfteci Ekrem,Şiman Usta,Baklavacı Hayri,Camcı Ahmet,Teknisyen Sedat,Mobilyacı Kamil,Egzozcu Cemal,Helvacı Rasim,Mahallenin Sünnetçisi Selman Tahir,...v.b)

Son söz...

Sözde bu sanatçılarımızın hiç kaygılanmalarına gerek yok, bu ülke hepimize yeter...

Yeter ki bizi şaşırtmayın...

Sözde sanatçılığınızı bir süre unutun

Bi susun...

Görüşmek üzere...