MÜKEMMEL OLMAK ZORUNDASIN yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

MÜKEMMEL OLMAK ZORUNDASIN6 Kasım 2019, Çarşamba

Yeni haftadan hepinize merhabalar. Umarım çocuklarınızla harika haftalar geçirmişsinizdir.

Hepimiz çocuklarımızla iyi ya da kötü, az ya da çok bir etkileşime giriyoruz. Biz uzmanlar tabi ki her seferinde çocuklarınızla mutlaka iletişime geçin, kaliteli vakit geçirin diyoruz. Aslında onunla birlikte yapacağınız yarım saatlik bir  yürüyüş, alışveriş, oyun oynama bile yetiyor. Ancak kaliteli vakit lafı bazen çok ürkütüyor ailelerimizi. “Kalite”den sebep. Peki bu etkileşimlerde nasıl bir tutum takınıyoruz? Örneğin, parka götürdüğünüz de kumdan yaptığı kale düzgün olmadığı zaman ne diyoruz? Bir kale yapmaya çabaladığı için tebrik mi ediyoruz, yoksa “bu ne biçim bir kale hiçbir şeyi belli değil” mi diyoruz?

Sizler için önemli olan ürün mü süreç mi? Çocuklarımızın ürününü mü görüyoruz çabasını mı? Yaptıkları kaleler mükemmel olmak zorunda mı? Bu sorularda vurgulanan şey hep aynı aslında “Mükemmeliyetçilik”.  Çocuklar kişilik gelişiminin en önemli temellerini 0-6 yaş arasında tamamlarlar. Bu yaş arasında çalışırlar, uğraşırlar, didinirler, dünyayı anlamaya ve dahil olmaya çalışırlar. Pekala, onlar bir şekilde var olmaya çalışırken onlara, “bu resim hiç olmamış, ne biçim araba çizmişsin yahut kırmızı güneş mi olur?” demek ne denli doğru? Bir şekilde bir şeyler oluşturmaya çalışırken, bunların ilk adımlarını atmaya çalışırken onlardan en güzelini, en mükemmelini istemek ne kadar mantıklı?

Örneğin, bir mühendisiniz ve bir proje için yeni bir program öğrenmeye başladınız ve kendinizi geliştirmek için minik minik çizimler yaptınız. Patronunuz geldi ve “bunlar ne kadar kötü çizimler, ohooo sen daha bunları çizemediysen köprüleri nasıl yapacaksın?” dedi. Siz ne hissedersiniz? Hevesiniz kırılmaz, yaratıcılığınız gitmez mi? Nasıl güdüleneceksiniz şimdi? Çocuklarınızın durumunu düşünün bir de , sizden çok daha küçük, dünyayı yeni tanımaya başlayan bir çocuk siz böyle hissederseniz o nasıl kendini kötü hissetmesin ki?

Çocuklarımız yarış atı değil. En mükemmeli yapmak, hep başarılı olmak zorunda değil. Önemli olan o iş için çaba göstermesi emek vermesidir. Baktınız bir resim yaptı ama kuşu kırmızıya boyadı.  Öğrenmesine fırsat verin. “ Vay canına ne kadar da değişik bir kuş daha önce hiç kırmızı kuş görmemiştim, harika” deyip hem genellikle kırmızı kuşun olmadığı söyleyin, hem de yaratıcılığını takdir edin. Peki ne oldu? Çocuğun yaratıcılığını takdir ettiniz, öğrenmesine, düşünmesine, analiz etmesine fırsat verdiniz. Bir dahaki kuş mavi olur belki de mor.  Ama en mükemmeli değil. Çünkü yoktur zaten en mükemmeli.

Peki neden en mükemmeli olmasın ya da neden hep en iyisini istemeyelim? Sizler onun yaptığı şeyler için olan çabasını takdir ettikçe, onun için önemli olan yapmak olacaktır. Örneğin, matematik sınavına çok çalıştı çocuk. Gerçekten çok çalıştı. Ama sonuçta sınavdan 100 alamadı da 80 aldı. Çocuğa neden 100 alamadı diye kızmaktan ziyade 80 puan alabildiği, bunun için çaba gösterdiği için takdir edin.  20 puanlık bir açığı da yine çabaladığında başarabileceğini söyledin. Yani 80 i ya da 100 ü değil çabasını o gece çalışmasını takdir edin. Bazı aileler o zaman 80 almaya alışmaz  mı hocam diyor? Hayır alışmaz. Ama siz 80 i değil çabasını takdir ederseniz alışmaz. Sonra ne mi olur? Sonra çabalamaya devam eder, yine çalışır bir kere daha 80 alır yine çabalar yine çalışır ve yavaş yavaş 80,90 a 100 e döner. Çünkü siz çocuğunuzun çalışmasını azmini istikrarını takdir ettiniz. Çocuklarımıza oyun hamurundan şekiller yaptığında “ne güzel şekiller yaptın” dediğimiz de, koltukları kabarıp “bak bak bunu da ben yaptım” demiyor mu? Çabasını takdir ettiğiniz de de aynı bu şekilde çabasını göstermeye, arttırmaya devam edecektir.

Çocuk bu şekilde hayatta bir şeyler elde etmek için çaba göstermesi gerektiğini, çabalayarak elde ettiği şeylerin kıymetini anlatacaktır. İleride bir yetişkin olduğunda ise hiçbir şeyi beğenmeyen, hep en güzelini arayan, doyumsuz bir birey olmayacaktır.

Çocuklarımız şu an da en mükemmelini yapmıyorlar. Daha sonra da en mükemmeli olmayacak belki ancak yavaş yavaş daha iyisini yapmaya başlayacaklar. Ve bir gün en iyisine yaklaşacaklar. Ama mükemmele değil belki! Mükemmel çocuk yetiştirmeyin sadece çocuğunuzu elinizden geldiğince, gücünüzün yettiği kadarıyla en iyi şekilde yetiştirin. O zaten kendi yolunu bulacaktır.

Haftaya görüşmek üzere…

Çocuklarla çocuk kalın!