AYASOFYA’DA FETİH SÜRESİ!1 Haziran 2020, Pazartesi

İstanbul’un fethinin 567. Yılında  ‘’Fetih Şöleni’’ ile muhteşem bir kutlama gerçekleştirildi.

Ayasofya'da Fetih Suresi okundu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan güzel konuştu;

‘’Rabb'imden bu millete nice fetihler, nice zaferler, nice rızasına uygun başarılar nasip etmesini diliyorum. Fethin yadigârı Ayasofya'yı bu anlamlı günde mahzun bırakmayan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Biz bu şehri sadece fethetmekle kalmadık, biz 'İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar' diyerek onun güzelliğine güzellikler katmak için yüzyıllarımızı harcadık. Kubbelerimiz, minarelerimiz, çeşmelerimiz ve bahçelerimizle her semtini birbirinden farklı desenlere bezedik. Yedi tepesine yedi kandil yaktık, boğazına gerdanlıklar taktık. Her karışını sevgiyle suladık, imar ettik. İstanbul'u çıkarttığınızda dünya tarihinin yeniden yazılması gerektiğine yürekten inanarak bu şehre sahip çıktık. Kendi hayatımızı da bu şehre adadık. Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bu şehre yaptığımız her hizmet, bizim için dünyada ve ahirette birer berat belgesidir. İnşallah fethin 600. yıl dönümü olan 2053'te gençlerimize ecdatları Fatih'e layık bir Türkiye bırakacağız. Malazgirt Zaferi'nin bininci yılı olan 2071 için ise çok daha büyük hedeflere yelken açacağız.’’

Turizm Bakanlığı Ayasofya'nın önüne kurulan bir platformda İstanbul'un fethi temalı muhteşem bir gösteri izletti.

Şehrin dört bir yanından gökyüzü rengârenk aydınlatıldı.

Bu kutlamalar içimizden ve dışarıdan birilerini kızdırdı, ileri geri konuştular.

Kutlamaların hepsi, herşey güzeldi...

Ama Ayasofya mahzundu!

Türkiye Gazetesinde ki köşesinde İsmail Kapan; ’’ Seksen küsur seneden beri Ayasofya’nın statüsü tartışılıyor… Ama bugüne kadar, daha şu husus bile tam ve doğru biçimde vuzuha kavuşturulabilmiş değil: Gerçekten Ayasofya nasıl ve hangi saiklerle, müzeye çevrildi? Bu kararın altında yatan sebepler nelerdir? Ve en önemlisi de Ayasofya Camii, vakfiyesinde açıkça yer alan maksadın dışına çıkarılarak müzeye dönüştürülürken, kanuni-hukuki prosedür nasıl işlemiştir? Daha açıkçası, Ayasofya’yı camiden müzeye çevirirken, hangi usulsüzlükler yapılmıştır?’’ yıllardır cevabını bekleyen sualleri soruyordu.

Fatih Sultan Mehmet Hanın İstanbul’un Fethi ile kıyamete kadar cami kalmasını yazılı vasiyet ile de vakf eylediği Ayasofya ibadete tam hakkı ile bu sene de açılamadı.

Ayasofya yine mahzun, Ayasofya yine hüzünlü,

Ayasofya’nın boynu yine büküktü...

CUMA NAMAZI VE NORMALLEŞME

2,5 aya yakın bir zamandır toplu olarak Korona virüs sebebi ile ibadete kapalı olan camilerimiz geçtiğimiz Cuma günü kapılarını açtı.

Bahçeler, parklar, meydanlar da kılınması planlanırken, yaşanan hava muhalefetinden dolayı ilk Cuma Namazını Kuzuluk’ta kendi mescidimizde kıldık.

Fiziki mesafe kurallarına uygun, maskemizi takarak...

Manevi huzur iklimini yaşamak için, Camiye erken gittik...

Çok şükür namazımızı eda ettik...

Rabbim bir daha o kapıları kapatmasın...

Alınan son kararlarla normalleşme sürecine doğru da hızla gidiyoruz.

Yetkili kurumların belirttiği,

Uyulması gereken kurallar belli...

Vatandaş olarak bizler de tedbiri elden bırakmayacağız.

Duyduğumuz acı bir haber hepimizi üzüyor ve etkiliyor.

Yeniden başa dönmemeliyiz.

Bu süreçten inşallah güçlü bir şekilde çıkacağız...

Yeni bir enerji, yeni bir heyecanla...

İlk çeyrekte Türkiye ekonomisinde aldığımız,

Yüzde 4,5 büyüme haberi ile güçlü bir şekilde normalleşeceğiz...

Haydi Türkiye...

Müjde dolu günler bizleri bekliyor...

 

KAMPÜSÜ KAÇIRMA ARİFİYE

İlimizin 2.Üniversitesi Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinin Kampüs yeri arayışlarında üç alternatif yer üzerinde kanaat oluşmuş.

(SUBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık TV264’te yayınlanan Gündem 264 programının canlı yayınına katılarak Kampüs yeri ile ilgili olarak yöneltilen soru ile ilgili aktörlerinde yer alacağı komisyona 3 alternatif yeri sunmak için hazırlandıklarını belirtti.

Rektör Sarıbıyık, Bu alternatiflerden birisi Arifiye-Sapanca bölgesinde, bir tanesi Sapanca bölgesinde, bir tanesi de Poyrazlar Gölü civarında yer alıyor. ’dedi.

Arifiye Şehir Hastanesinin ilçeye yapılması için yoğun mücadele verdi ama olmadı.

İlçemizin bambaşka bir çehreye kavuşması için kamu yatırımlarının da gelmesi gerekiyor.

Böyle bir yer ilçemizde tespit edilmiş ise SUBÜ kampüsünü Arifiye ’ye getirmek için iş ilgililere düşüyor.

Hiç olmazsa SUBÜ Kampüsünü ilçemize getirelim...

KISSADAN HİSSE

Bir gün evliyadan birine sormuşlar:

"Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"

"Bakın göstereyim." diyerek önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Ortaya çorba tası gelmiş ve arkasından da bir metre uzunlukta kaşıklar. O zat onlara demiş ki:

"Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz!"

Sofradakiler çorba içmeye teşebbüs etmişler. Fakat kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü ağızlarına götürememişler. Beceremeyince, sofradan aç olarak kalkmışlar.

Daha sonra sevgiyi gerçekten bilenler yemeğe çağrılmış. Onlar da sofraya gelip oturmuşlar. Aynı şey onlara da söylenmiş. Her biri uzun olan kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki arkadaşına uzatarak içirmiş. Böylece karınlarını doyurup şükrederek kalkmışlar sofradan.

Sonunda evliya zât buyurmuş ki:

- İşte, kim bu sofrada yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de, onu doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şunu da unutmayın ki, dünyada alan değil, veren daha kazançlıdır.

GÜLÜMSE BİRAZ

Arkadaşı, dekoratör olan birisine, ne iş yaptığını sorar.

O da dilinin döndüğü kadar şöyle anlatır:

- Dekoratör sözgelimi, hangi odanın ne şekilde boyanacağını, ne biçim duvar kağıdı ile kaplanacağını söyler. Hangi odaya hangi eşyaların nasıl yerleştirileceğini, koltukların ve dolapların nereye ve nasıl konacağını belirtir. Perdeler konusunda da fikir verir.

- Sen şunu kısaca şöyle desene; kaynana gibi bir şey.

Böyle meslek mi olur?

ÖZLÜ SÖZ

Dünyada en karlı iş, birisinden ''Allah senden razı olsun'' duasını almaktır.