Denizlerin kahramanları unutulmadı4 Temmuz 2020, Cumartesi

Türkiye'de her yıl 1 Temmuz, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Peki Kabotaj nedir ve neden kutlanır?

Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır.

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı ise, gemi işletmeciliğini desteklemek ve kabotaj hakkının elde edilişini kutlamak için her yıl Temmuz ayında yapılan bayramdır. 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu kapsamında 94 yıl önce kutlanmaya başlamıştır.

Denizcilerimiz için güzel ve aynı zamanda tarihi bir gündür Kabotaj Bayramı. Ülkemizde, 20 Nisan 1926 Tarihinde kabul edilmiş olan Kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe girmiş ve bu kanun, “Türkiye Limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşınması ile kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri, Türk Vatandaşları ve Türk Bayrağı taşıyan gemilerce yapılır” hükmünü getirerek daha önceden yabancılara açık olan bu faaliyetleri bundan böyle sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yapabileceğini belirtmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde imparatorluğun kabotaj hakkı yoktu. Çünkü Batılı ülkelere verilmiş olan kapitülasyon hakları sebebiyle Osmanlı imparatorluğu kıyılarında yabancı bandıralı tekneler hizmet görürlerdi. Ancak 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması uyarınca kapitülasyonlar lağvedildi. Böylece Türkiye kabotaj hakkına kavuştu.

Yani Türkiye’de 20 Nisan 1926 tarihinde kabul edilen Kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe girdi.  Kanun, “Türkiye Limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşınması ile kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri, Türk vatandaşları ve Türk bayrağı taşıyan gemilerce yapılır” hükmünü getirerek daha önceden yabancılara açık olan bu faaliyetleri bundan böyle sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yapabileceğini belirtmiştir.

Ama 1 Temmuz 1926 yılında yürürlüğe girmesine rağmen Türkiye’de 1935 yılından itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. 2007 tarihinde kabotaj kelimesine denizcilik kelimesi de eklenerek bayramın adı Denizcilik ve Kabotaj Bayramı oldu.

 Türkiye’de bu kanunla birlikte akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularında ve bunlar içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.

Kısacası Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın anlamı kelimelere sığmayacak kadar önemlidir. Bir devletin kendi limanlarında deniz ticareti yapabilmek, karasularında özgürce hareket edebilmek paha biçilemez.

Bu sayede ekonomimize en büyük katkıyı sağlayacak bir ayrıcalığa sahibiz.

İlimizde de bu sene pandemi dolayısıyla buruk bir şekilde Denizcilik ve Kabotaj Bayramımızı buruk kutladık. Karasu’da deniz şehitlerimiz için kara sularımıza çelenk bıraktık. Tabi koronavirüs dolayısıyla ne kadar sade bir tören olsa da eminim ki hepimiz için bu kadar değerli bir bayramı sevincini içimizde yaşadığımızı biliyoruz.

Tekrardan başta denizcilerimiz olmak üzere tüm halkımızın bayramını kutlarken tarihimize iz bırakan tüm denizci kahramanlarımızı ve denizlerde hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyorum.