BİLGİYE TUTULAN AYNA7 Temmuz 2020, Salı

İnsan yaşadığı hayatı daha anlamı ve yaşanılabilir olabilmesi için geçmişten bu yana yaşadığı hayatı sorgular, çevresinde olup bitenleri bu sorgulama neticesinde anlamaya ve öğrenmeye çalışır. İnsan zekâsının, geçmiş asırlık tarihinin de birikimi ve yaşadığı hayat deneyimlerinin getirisiyle, ulaşmak istediği gerçek yol hep bilgiye dayanır.

 İnsan bir bilgiye sahip olmadan hangi yola sağacağını bilemez. Gerek günlük hayatta, gerek teknoloji ve bilim dalında bir yola sapabilmesi ve hayatını ikame ettirebilmesi için doğru bir kılavuza ihtiyaç duyar ve bu kılavuz da daima bilgidir. İnsanlar bilgi sayesinde günlük işlerini halledebilir, geçmişine yeterince yatırım yaparak, geleceğini en güzel şekilde hazırlayabilir. Günümüzde hayati öneme sahip olan bilgi birikimleri, hep geçmişten öğrenilen ve gerçekliği bozulmamış geçmişten günümüze doğru bir şekilde aktarılan bilgi birikiminden geçmektedir.

İnsan düşünen bir varlıktır ve bu düşünce yapısını parça parça edindiği bilgiler oluşturur. Nasıl ki insanın biyolojik yapısını hücrelerden oluşuyorsa, düşünce yapısını da edindiği bilgiler meydana getirir. Bedenini sağlıklı besleyen kişi nasıl afiyette olursa aynı şekilde zihnini doğru bilgiler ile besleyen kişinin de zihni afiyette olur. Kişinin düşünce yapısı o denli ölçüde gelişir ve buda sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşmasını kolaylaştırır.

İnsan hayatı bir nevi bilgi üzerine kurulmuştur örneğin; edebiyat, sanat, spor, bilim ve her bir meslek dalı eğitim yoluyla edindiğimiz bilgiler sayesinde olmaktadır. Yetenek bile bilgi ile desteklenince çok daha zirve noktalara ulaşacak seviyeye ulaşır. En basitinden kahve yapmanın püf noktalarına kadar bir bilgi birikimine ihtiyaç duyarız.

Günümüzde internet sayesinde herhangi bir bilgiye kolaylıkla ulaşabiliyoruz, ulaşmakla da kalmayıp sosyal ağlarda paylaşıyoruz. Ulaştığımız bilginin doğruluğunu çoğu zaman sorgulama gereği bile duymadan yanlış bilgiyi sosyal ağlar sayesinde ışık hızıyla yaymış oluyoruz buda bilgi kirliliğine sebep olmakla kalmayıp, insanları yanlış yönlendirmeye kadar gidiyor. Yapılan bu sorumsuz davranışların sonucunda kişinin doğru bilgiye ulaşma yolunu uzatmakla kalmayıp, doğru bilgiye ulaşmasına engel oluyoruz.

 Alanında uzman olmayan kişilerin; bilgileri olmayan konularda bilgi üretmeye çalışıp bunu da doğru gibi sosyal ağlarda lanse etmesi mutlak doğruya giden yolun önünde set olmaktır.

Doğru, yararlı ve güvenilir bilgiye ulaşmak için okuduğumuz konuların kimler tarafından yazıldığını bilmeli ve dikkatlice incelenmeliyiz. Bilginin kaynağına bakılarak doğruluğunu öğrenmeliyiz. Gerekirse yanlış bilgiler yüzünden doğru bilgiye ulaşmamızın önünde engel olan kişileri uyarmalıyız. Bu durum çoğu zaman internet üzerinden paylaşılan bilgiler doğru dahi bile olsa insanların kuşkuyla yaklaşmasına sebep olacaktır.

Birli kirliliği sadece internet üzerinden bulaşmadığı da bilinmelidir. İnsan zihnini her türlü mecraya açık tutarak, bilgiye ulaştığı diğer kaynakları da sorgulamalıdır. Gerek okuduğu kitap, dergi, gazete olsun gerek  televizyon,radyo gibi iletişim araçları aracılığı ile aktarılan bilgileri de mantık süzgecinden geçirerek değerlendirmelidir. Aynı zamanda çevresinden edindiği bilgileri de sorgulamalıdır. Bilgiyi aynaya benzetirsek temiz bir aynada nasıl her şeyi şeffaf olarak görüyorsak, kirli bir aynadan da o denli bozulmuş, olduğunu olduğu gibi yansıtmayan görüntü ile karşılaşırız.

 İnsan mutlak doğruya ulaşmada daima sorgulayarak doğruyu bulmalıdır, bunun için emek vermeli kaynak araştırmalı ve bilgi gibi zihni canlandıran düşünce düşünü besleyen önemli olgunun kolay yollardan geçmediğini bilmelidir. En önemlisi bilgi kirliğinden arınmış temiz bir zihinle düşünce yapısını geliştirmelidir. İnsan, aklını ne denli temiz tutarsa o denli yanlış ile doğruyu ayırt ederek mutlak doğruya ulaşabilir.

Instagram / kaderr_cakr

Twitter / kaderr_cakr