ENVER ABİSİZ GEÇEN 8 YIL22 Şubat 2021, Pazartesi

Bugün malumunuz olduğu üzere Enver Ören Ağabeyimizin vefatının sekizinci sene-i devriyesi.

Hiç bitmeyecek bir özlem ile özlediğimiz Enver abimizin vefat günü...

Zaman su gibi akıp giderken İhlas Holding camiamız da bizde 33.yılımıza geldik...

İlk mektep bitmeden yetim kalmıştım...

Orta mektepte okurken, bu hizmetleri ve Enver abiyi tanımak nasip oldu...

O bizlere sahip çıkmıştı...

Tarifi meçhul bir aşk ile sevdiğimiz, babadan öte bir baba, eşi bulunmaz bir patron, bize ‘Hak’ yolunu gösteren bir hocaydı!..

Sevgiyi, şefkati, merhameti ve adaleti biz onda gördük...

‘’Eğer siz insanları kırmışsanız, dökmüşseniz, onu hiçe saymışsanız, Allah’tan ne beklersiniz…’’ diyordu Enver Abi…

Çok zor günler yaşatılsa da, İhlas Holding yaptığı hizmetler ile bu ülke insanına çok şey verdi...

Merhum Enver abi;

’’Hiç kimse üzülmesin, hiç kimse sıkıntı çekmesin, ama elimden gelebildiği kadar, yapabildiğim kadar, ama bana bakarsanız altı milyar insanın hepsi Cennete gitsin.

 Arzu bu.

Olmayacağını biliyorum, ama arzu bu.

Yani hiçbir Allah'ın kulunun ayağına diken batsın istemiyorum. ’diyordu.

Bugün vefatının ardından geçen 8.yıl...

Ama O hep daha da artan bir özlem ile bizim yanımızda, bizim ile...

Enver abinin vasiyeti iki şeydi!

Bir Türkiye Gazetesi, ikincisi birlik ve beraberlik…

Enver Ağabey, vefatından önce son sohbetinde şöyle buyurmuşlardı:

 ‘’İnsanlar ne dereceye çıkarsa çıksın, ne makam elde ederse etsin, ne keramet gösterirse göstersin, namaz şarttır. Bir vakit namazı kaçırırsa hepsi sıfır olur. Sil, yeni baştan başlamak icap eder. Bir binanın iskeleti olmazsa içi ne kadar süslü olsa o ev noksandır. Binanın iskeleti insanın ibadetleridir. Onu tam yapmazsa o bina işe yaramaz, kullanılamaz hâle gelir. Ehl-i sünnet âlimlerini tanıyıp seven ölüm acısı çekmez, kabir azabı çekmez, mahşer azabı çekmez. Hepinizi Allahü teâlâya emanet ediyorum. Aaah, bir zamanlar maziye bak, ne kadar gençtik…’’

Emanetin emanetimizdir...

Biz seni çok özledik, ruhun şad olsun Enver Abi...

ZAFERİN GÖZYAŞLARI (HOCALI)

25-26- Şubat 1992’de Ermeni silahlı güçleri tarafından 106 kadın,63 çocuk ve 70 yaşlı insanın dâhil olduğu 613 masum insan Hocalı’ da zalimce katledilmişti.

1988 yılından başlayarak Azerbaycan’ın ezeli yurdu olan Dağlık Karabağ topraklarında arazi iddiasında bulunan Ermeniler, Azerbaycan toprağı Hocalı ‘da vahşice ve kahpece benzeri görülmeyen bir katliam gerçekleştirmişlerdi.

Hocalı, Azerbaycan’ın yakın tarihinde yaşatılan en büyük soykırım katliamına tanıklık ediyordu!

Azerbaycan bu haklı davasında çok yalnız kaldı...

En başından beri yanında olan destek veren devlet ,ülkemiz Türkiye oldu...

Aradan 29 yıl geçti!

Akan gözyaşları bugünlerde sevinç gözyaşlarına döndü.

Azerbaycan Ordusu, ülkemizin de desteği ile işgal altında bulunan topraklarını, Ermenilerden it gibi kovarak azad etti.

Dağlık Karabağ’da yeni bir dönem başladı...

İki Devlet, tek milletin, tek gözyaşları şimdi de zafer gözyaşlarına döndü.

Dünya Türk’ün gücünü bir daha gördü.

Türk ve Türk Müslüman dünyasının ortak acısı olan Hocalı şehitlerimizi,acının 29.yılında rahmetle yâd ediyorum...

5 HADSİZ SORU, 5 KURUŞLUK DAVA!

Gara şehitlerimizin acısı hala yüreğimizde...

Yaşanan operasyon ile ilgili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu muhalefet liderlerini bilgilendirmek için bir dizi ziyaret gerçekleştirdiler ve TBMM kürsüsünden de en ince ayrıntısına kadar milleti bilgilendirdiler.

Kendisini ziyarete gelen Bakanların yüzüne karşı soramadığı ve gevezelikten öteye gitmeyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret sonrası grup konuşmasında dile getirdiği o 5 soruyu biliyorsunuz.

Kısaca hatırlayalım,5,5, yıldır ne yaptın, PKK başı Öcalan’dan, Trump’tan niye yardım istemedin, İnsan hakları örgütlerine niye çağrıda bulunmadın, başarısız operasyonun sahibi kim?

Kılıçdaroğlu’na tek soru soracağım...

5,5 yıldır Ana Muhalefet lideri olarak bu konu ile ilgili sen ne yaptın?

Sonra kalkmış birde 5 kuruşluk dava açıyorsun...

Bugüne kadar yaşananlarda eğer iktidarın bir suçu var ise, bir o kadar da muhalefet olarak siz suçlusunuz...

Şimdi kalkmış milletin acısını dindirmek yerine,

Zehir kusuyorsunuz,zehir!..

 

KISSADAN HİSSE

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Bir kimse cennette iken şöyle der:

-Acaba falan arkadaşım ne yaptı? Halbuki o arkadaşı cehennemde idi.

Allâhû teâla buyurur:

-Onu, bunun hatırı için cehennemden çıkarın!

Bunun üzerine cehennemdeki diğer kimseler şöyle der:

-Bizim için bir şefaatçi yok! Ne bir dost ne de bir samimi bir arkadaşımız var!

Hasan Basri Hazretleri (kuddise sirruh) buyurur ki:

-Mümin dostlarınızı çoğaltın! Zira kıyamet günü onların şefaati olacaktır.

GÜLÜMSE BİRAZ

Öğretmen öğrencisine sorar:

– Kaza ile şansızlık arasındaki fark nedir?

Öğrenci cevap verir.

– Eğer karnem dereye düşerse bu bir kazadır, ama onu dereden çıkaran olursa bu şansızlıktır.

ÖZLÜ SÖZ

‘’Asla kendini hiç iyi bilme, başkasını hiç kötü görme...’’