Tüketim Salgını16 Haziran 2021, Çarşamba

Bir ülke düşünün, tüketmeniz için gerekli her imkan mevcut. Fakat iş üretmek olunca, muazzam bir ıssızlıkla karşı karşıya kalıyorsunuz…

Doğal güzelliğinin üzerine betonlar inşa ederek, bitiremediğimiz güzel Sakarya’mızın en büyük ihtiyacı olan “Cadde 54” projesi artık resmen hayata geçti. Ve genellikle bu konuda yapılan açıklamalar, bulunduğu noktaya büyük hareketlilik getireceği yönünde yapılıyor. Konum ve niteliği yönünden bakacak olursak, zaten Serdivan bölgesi biz Sakaryalılar için hizmet sektörünün toparlandığı bir alandır. Şimdi biraz düşünelim, Serdivan AVM’ye 2 dakika uzaklıkta ve Agora AVM’ye 10 dakika uzaklıkta bulunan yeni bir alışveriş noktasının olması hangi ihtiyacımızı karşılıyor? Veya Serdivan bölgesi içerisinde var olmayan hangi hareketlilik hedefleniyor? Sanırım tek hedef, bizlerin daha da tüketmesinden başka hiçbir şey değil.

Tüketmek için gerekli en büyük olgu üretmektir. Ancak geçmişimize odaklanırsak bizlerin tüketimi, adı “banka” olan bir kaynaktan elde ettiğimiz borçluluğumuzla süre geliyor. Evet, belki kimse bizleri tüketmeye zorlamıyor. Ama içerisinde yaşadığımız sistemde başka da bir şans tanınmıyor.  “Paran varsa buyur gel yaşa ama yoksa borçlan öyle yaşa” algısı ile dört tarafımızı çevrili tutuluyor. 21. Yüzyılın ilk çeyreğini yaşıyoruz. Fakat hala çalışma hayatımızdan tutun, evlerimizin içerisine kadar kölelik devam ediyor. Çoğunluğumuz maddi kazanım elde edebilmek için tüm varlığımız ile çalışmak zorunda kalıyoruz. Fakat yine de insan onuruna sahip bir yaşamdan oldukça uzak yaşıyoruz. Bizler yalnızca maddi kazanımlarımızı tüketmiyoruz. En başta doğamızı, haklarımızı, geleceklerimizi ve özgürlüklerimizi tüketiyoruz. Çalışma hayatında patronlar çalışanlarını tüketiyor. Sosyal hayatlarımızda bir birimizin özgürlüklerini tüketiyoruz.  Topluma hükmedenler ise toplumun haklarını tüketiyor. Ve toplum olarak bizler her gün doğamızı tüketiyoruz. Her geçen gün giderek artan bu tavrımıza yine de dur demiyoruz.

İnsan doğada var olduğu ilk günden itibaren, ihtiyacından fazlasını tüketen tek canlıdır. Pandemi sürecinde Covid-19 virüsünden korkan bizler, aslında kendi zehrimizin ne kadar tehlikeli olduğunu unuttuk. Milyarlarca yıldır var olan ve yaşayan bir denizi, bizler atıklarımızla 2021 yılında öldürmenin eşiğine getirdik. Bugünlerimizin gündemi olan Marmara denizi için dahi ellerimiz kollarımız bağlı seyirci olup oturuyoruz. Toplumun yönetenleri sesiz kalıyor. Bizlerde gözümüz kapalı yaşamaya devam ediyoruz. Cadde 54 projesine yapılan yatırım, doğayı korumak için ya da her gün bir umut bekleyen SMA’lı çocuklar için yapılamaz mı?  Bir kereliğine de olsa geleceğimiz olan çocuklarımıza, bir umut olalım. Ve bizlerin hayatı için gerekli olan doğayı iyileştirelim.

Artık tüketmektense, yaşatalım. Kendi geleceğimize umut olalım…