Nefes Almak İçin yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Nefes Almak İçin 23 Haziran 2021, Çarşamba

İnsan tabiata var olduğu ilk günden itibaren, yaşam kaynaklarını tüketmekten, onları yok etmeye evrimleşmiş bir canlıya dönüştü.

Bizler her ne kadar yeni idrak etsek de müsülaj (deniz salyası) dünlerimizde yaptığımız hatalarımızın, bu günlerimizde yarattığı bir kâbustur. Yıllardan beri birçok çevre örgütünün ve bilim insanının korktuğu geleceği, bu günlerimizde hep birlikte yaşıyoruz. Geçtiğimiz cumartesi günü İstanbul’a gittim ve bundan bir yıl önce harem de burnuma gelen deniz kokusundan eser dahi kalmadığına yaşayarak tanık oldum. Yıllardır denizlerimizin, atıklarımızla kirlenmesine seyirci kaldık. Endüstriyel, tıbbi ve kimyasal binlerce atıkla, bizlere hayat veren sularımızı kirlettik. Her gün litrelerce suyu israf ederek göllerimizi kuruttuk. Bizlerin nefes almasını sağlayan ormanları talan ettik. Bir de yetmez gibi tüm bu doğa cinayetlerinin üzerinden rant sağlayarak, kimlerimiz zengin oldu. Ve adına da gelişim ve ilerleme denildi. Halbuki bizlerin yaptığı tek şey yarınlarımızın katili olmaktı.

İnsanlık, görmezden gelmeyi erdem sandığı günden beri, günahlarının bedelini ödüyor…

Çocukluğumun hemen her yazı Karasu sahilinde geçti. Ve çocukluğumdan beri, ne yazık ki denizlerimizin üzerinde yüzen atıklar görüyorum. 5 yıl boyunca üniversite öğrenciliğimi yaşadığım, Zonguldak’ta da ne yazık ki bu manzara ile karşı karşıya kaldım. Ve şimdi ise yıllardır, denizlerimizden sahillerimize vuran atıkların ve suyun altında bizler yüzünden zehirlenerek can veren canlıların bedelini yaşıyoruz. Yıllarca denizlerimize günahlarımızı gömmeye çalıştık. Dün döktüğümüz ayıp ve günahlar, bugün sahillilerimize vurduğunda kafalarımızı kuma gömüyoruz. Fakat bu sefer bizlerin sayesinde oluşan tüm bu koşullar, sahillerimizi hedef alan bir salgına dönüştü. Peki, şimdi kafamızı kuma gömebilecek miyiz?

Hayatlarımızda şimdiye kadar birçok haksızlığa ve yanlışa karşı kafamızı kuma gömdük. Hatta kendi hatalarımızı yok saymakla kalmayıp, kendimizi hatasızlığımıza inandırdık. Fakat artık bu cinayet karşısında, sorumluluğu üstlenmenin zamanı geldi de geçiyor. İsraf edilen her damla suyun, katledilen en ufak yeşilliğin ve zehre boğulan denizlerimize ancak hep birlikte dur demeliyiz. Kaldırımlarımızdaki çöplerden tutun, denizlere bırakılan tüm atıklardan kendimizi sorumlu tutmalıyız. Günümüzde bizler ne yazık ki iş hayatlarımızdan, sosyal hayatlarımıza kadar kendimizi çıkar ilişkileri ile sarıp sarmaladık. Ancak bu sorumluluk, bizlere maddi kazanç sağlamasa da yarınlarımıza umutlu bakmamızı sağlayabilir. Bir kereliğine ticari kazançlarımızı boş vererek, daha temiz yaşamak için harekete geçelim. Maddi kazanımlar sizleri, ne kadar hayatta tutar bilemem ama doğa olmadan bir gün yaşayamayız. Nefes almak için koru…