KURBAN BAYRAMI yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

KURBAN BAYRAMI19 Temmuz 2021, Pazartesi

Bugün Mübarek Arefe günü ve gecesi…

Salı günü de ömrümüz var ise Mübarek Kurban Bayramını idrak edeceğiz.

Hadis-i Şerifte; ’’Arefe günü 1000 İhlâs sûresi okuyanın bütün günahları affolur ve her duâsı kabul olur.’’  buyruluyor…

Okumayı ihmal etmeyelim…

Bizi yeniden bir bayrama kavuşturan Rabbimize şükürler olsun…

Bayramlar berekettir, umuttur, hasrettir.

Kestiğiniz, keseceğiniz kurban ve dualarınız şimdiden kabul olsun, mübarek olsun…

Bayram günleri, sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp huzurlu olma günü...

 Dargınlıkları ortadan kaldırma,

 Kardeşlik ve dostluk duygularını daha da pekiştirme günü.

Bayram huzurunu doya doya yaşayalım.

Hep birlikte kurban olalım…

 Bu vatana, bu millete, bu bayrağa, bu devlete…

 Asırlardır olduğu gibi…

Kurban bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder,

Hayırlı bayramlar dilerim...

DELTA VARYANTI SAKARYA’DA

Koronavirüs salgını ile mücadele devam ederken, bu kez de delta varyantı salgını yayılmaya başladı. Ülkemizde de delta varyantına yakalananların sayısı artmaya başladı.

Delta Varyantı Sakarya’mızda da görüldü.

İlimiz valisi Çetin Oktay Kaldırım bu konu ile ilgili yaptığı açıklamada "Evet Delta varyantı Sakarya'ya geldi. Son günlerde birçok kişide görülmeye başladı. Vaka sayıları bu nedenle de artış eğiliminde" dedi.

İlk olarak Hindistan ve İngiltere’de görülen Delta varyantı ile ilgili uzmanlar gereken uyarıları yapıyorlar.

Yapılan açıklamamalarda ‘’…Hem Delta hem de diğer Endişe Verici Varyantlar daha fazla bulaşma özellikleri gösterdiklerinden kamu sağlığı açısından daha büyük risk oluşturduğu…’’ söyleniyor.

Tedbirlere uymayı ihmal etmeyelim…

Önümüz Bayram, birbirimiz ile olan temasa bir müddet daha dikkat edelim…

BAYRAM TATİLİ

Önümüzde uzun bir Bayram tatili var…

Vatandaşlarımız tatil uzun süreli olunca akın akın memleketlerine ve tatil beldelerine doğru yola çıktılar…

Yollarda uzun araç kuyrukları oluştu…

Pandemi döneminin verdiği kapanma ile bir nebze olsun nefes almak istenildi anlaşılan…

Türkiye Gazetesinde Rahim Er abimiz ‘’Önü Bayram Sonu Gam Olmasın!’’ başlıklı köşesinde güzel bir yazı yazdı bu konu ile ilgili …

Korona virüs ile ilgili uyarısını,’’…Buna göre aşı yapılacak, maske, mesafe ve temizliğe dikkat edilecek. Bu 4 şart dikkat edilirse vak’a ve ölümler düşer. Dikkat edilmeyip de geçen seneki Kurban Bayramı veya turizm hareketinde işlenen hatalar tekrar edilirse vak’alar yeniden zirveyi bulur. Ölümler de 50’nin altına düşmek bir yana üç yüzleri bulabilir ve böylece mecburen tekrar acil tedbirlere gidilir.’’ ifadeleri ile yaparken,

‘’Ne kendi hayatımızı ve ne de başkalarının hayatını hafife alma yetki ve hakkımız yoktur.

Bu yüzden şu neş’enin "Önü Bayram, Sonu Gam Olmasın!" diyoruz. Önü de ardı da bayram olsun. Kimse gam çekmesin, gam kimseye ortak olmasın, hiçbir yuva yıkılmasın, boyunlar bükülmesin.’’ diyordu…

Bayramımız zehir olmasın…

İnşallah neşe ve huzur içinde bir bayramı daha tamamlamış oluruz…

KISSADAN HİSSE

Meşhur Hadîs alimlerinden Vâkıdî "rahmetullahi aleyh" hazretleri anlatıyor:

 "Bir zaman parasız kaldım ve epeyce borçlandım. Bayram da gelmişti. Hanımım şöyle sızlandı: "Gerçi biz kendi başımıza yokluk ve darlığa sabrederiz. Fakat şu çocuklarımızın hali ne olacak? Onlar komşuların çocuklarını süslenmiş ve düzgün elbiselerle görecekler. Bizim çocuklar ise şu yırtık dökük elbiseler içinde bulunuyor. Keşke onların giyimlerinde harcayacağın bir şeylerin çaresine baksan"

Derhal Haşimî isminde bir dostuma gittim. Durumu anlatıp yardım etmesini istedim. O da içinde bin dirhem (gümüş para) olduğunu belirttiği mühürlü bir keseyi bana verdi. Henüz oradan ayrılmadan, diğer bir dostumla karşılaştım. O da bana, acilen paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de derhal mühürlü keseyi ona verdim. Eşimden utancımdan o geceyi de mescitte geçirdim. Sabahleyin eve varıp durumu bildirince, yaptığımı gayet hoş karşıladı; beni ayıplamadı. Ben böyle çaresizlik içindeyken dostum Haşimî, yanında o mühürlü keseyle birlikte ansızın çıkıp gelivermesin mi? "Bana doğruyu söyle, sana gönderdiğim bu keseyi sen ne yapmıştın" dedi. Ben de başımdan geçen macerayı anlatıverdim. Bana dedi ki: "Sen benden yardım istediğin zaman, sana verdiğim şu paradan başka bir şeyim yoktu. İhtiyacım da vardı. Sen gittikten sonra borç para bulmak için dışarı çıktım. Biraz ileride bir dostumla karşılaştım. Meğer benden aldığın keseyi sen de ona vermişsin. Ona halimi söyleyince, O da senin kendisine gönderdiğin mühürlü keseyi, aynen bana verdi. (Böylece paralar hiç harcanmadan, üç el dolaşarak ilk sahibine dönmüş oldu.)

Vâkıdî "rahmetullahi aleyh" hazretleri der ki; Bu haber halife Memun'a ulaşınca, beni çağırıp durumu sordu. Ben de olup bitenleri ona açıkladım. Benim için yedi bin dinar (altın para) verilmesini emretti. Her birimize ikişer bin, bizim hatun için de bin dinar ayırdı." (alıntı)

GÜLÜMSE BİRAZ

Fakir bir adam zen­gin bi­ri­ne mi­sa­fir ol­ur. Ak­şam sof­raya kı­zar­tıl­mış ku­zu gelir. Mi­sa­fir adam eti gö­rün­ce öy­le hızlı hızlı lok­ma­la­rı yutar ki, ev sa­hi­bi da­ya­na­maz:
- Efen­di, de­r. Öy­le ça­buk yi­yor­sun ki, san­ki bunun an­ne­si sa­na tos­la­mış da kız­gın­lı­ğı­nı ku­zu­dan çı­ka­rı­yor­sun gibi.
Ha­zır ce­vap ve nüktedan adam da şöy­le ce­vap ver­ir:
- Sen de öy­le kı­ya­maz gi­bi ya­vaş ya­vaş yi­yor­sun ki, san­ki an­ne­si se­ni em­zir­miş..

ÖZLÜ SÖZ

Bahçeye bak,çiçeklerin ayrı ayrı tonu var;

Her işin,her yolun elbet bir sonu var...