Yeni sistem, farklı bir sınav yaklaşımının habercisi 24 Mayıs 2019, Cuma

YENİ SİSTEM GÖRÜŞLERİ

Sakarya Uğur Okulları Kurucu Müdürü Yavuz Müftüoğlu; Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu’nun yeni sistemle görüşlerini iletirken, sürecin uzun vadede sınavlara yansıyacak etkilerinin en önemli noktalardan biri olduğuna değindiğini belirtti. Yeni sistemin 2 boyutlu olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu, akademik takvim boyutu ve 2020 yılında başlayacak olan yeni ders çizelgelerini değerlendirdi.

AKADEMİK TAKVİM

Kulaberoğlu; “Yeni sistemin akademik takvim boyutunun pedagojik olarak doğru bir yaklaşım ve doğru bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bu ara tatil eklenen ve yaz tatilinin kısaldığı hali ile sistemin, öğrencilerin konsantrasyonuna, bilgi hafızalarına, psikolojik olarak rahatlamalarından dolayı derslerdeki motivasyonlarına olumlu etkileri olacaktır. Kritik olan konu, toplum olarak bunu ne kadar benimseyeceğimiz ve kabul edeceğimiz. Çalışan anne babalar için ara tatiller, yaz tatilinin 2 hafta kısalması belki soru teşkil edebilir ancak çocuklarımız için faydalı olduğunu gözeterek eleştirmemeliyiz. Sistem, kendini kısmen toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendirir, ancak toplum faydalı olacak sisteme göre kendini şekillendirmelidir. Yeni çalışma takviminin modern ve ihtiyacımız olan bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum” dedi.

KONULAR ÇOK ÖNEMLİ

Yeni ders çizelgelerinde ise en çok Matematik dersinin tartışıldığını dile getiren Nevzat Kulaberoğlu, dersin seçmeli olmadığına değindi. Kulaberoğlu; “Matematik dersi; medeni, eğitimli bir 21. yüzyıl insanının ihtiyacı olan zaruri düzeydeki Matematiği 9, 10 ve 11. sınıflarda öğrenciye  kazandıracak düzeydedir ve zorunlu bir derstir. Ancak 12. sınıfta ileri düzey Matematik gerektiren bir üniversite bölümü seçecek öğrenciler son sınıfta seçmeli olarak Matematik alabilecek” dedi.

DOĞRU BİR UYGULAMA

Ders sayısının azaltılmasının doğru bir uygulama olduğuna da değinen Kulaberoğlu, ancak içerikler de ders sayısındaki azalma oranına göre sadeleştirilip özetlenir ve güncellenirse amacına ulaşacağını belirtti. 9. sınıfta Fizik, Kimya, Biyoloji, Sağlık gibi dersleri kapsayan yeni derse Fen Bilimleri Deneyimi dersi denildiğini ve bu dersin mevcut olan konuların tamamı kapsaması durumuna çok geniş ve aslında değişiklik yapılmamış olacağını dile getirdi.

PROJE VE SUNUM

Kulaberoğlu; “Ders içeriklerinin ne şekilde değişeceği, hangi konuları kapsayacağı çok önemli. Fen Bilimleri Deneyim Dersi daha modern, daha öğrenciyi dışarıya dönük, dış dünyayla ilgi proje ve sunum yapan, ekip çalışmasına hazırlayan bir içerikle oluşturulacaksa, o zaman amacına ulaşmış demektir. Böyle bakınca ders sayısının azaltılması konu ve içeriğin sadeleştirilmesine paralel olarak verimli olacaktır. Bu uzun vadede daha araştırmacı, yorum yapabilen, daha analiz ve sentez düzeyinde konuşabilen kişiler yetişmesine vesile olacak.” şeklinde konuştu.

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVI

Değişikliğin 2020 yılı Eylül ayında 9. Sınıf öğrencilerine tabii olduğunu dile getiren Kulaberoğlu, “Bunun sonucu bana göre çok değerli bir çıktıya neden olacak; o da üniversite sınavlarının değişebilecek olması. Bu değişikliklerin hepsinin, 2025 yılında yapılacak olan üniversiteye giriş sınavlarının da değişmesini gerektireceğini öngörüyoruz. 2025 yılında üniversiteye giriş sınavları şuanda olmayan, hatta son 35-40 yıldır ülkemizde yapılmamış olan bir metotla yapılmasını gerektirecek. Farklı merkezler akredite edilerek öğrenci bu sınavlara girebilir, elinde birden fazla sonuç olabilir ve bu puanla üniversitelere kendi öğrencisini seçme hakkı verebilir. Daha çok süreç odaklı, bilgiden ziyade lise boyunca yapılan çalışmaları yordayan sınav olacak. Mevcut sınavlarda daha çok lise bitirme sınavı gibi. 2025’ten itibaren farklı bir sınav yapılmasının hazırlığı olarak görüyorum. Aynı zamanda sınav baskısını azaltmaya da adım adım giden bir yol. Yeni sistem, farklı bir geleceğin, farklı bir sınav sisteminin habercisi olacak.” şeklinde konuştu. 

Bu haber toplam 266 defa okundu.