AK Partili Cemaat Üyeleri9 Ocak 2014, Perşembe

AK Parti İl Başkan’ı Recep Uncuoğlu, yerel bir gazeteye yaptığı açıklamada aday listesinin belirlenmesinde Fetullah Gülen Cemaati’ne bağlı isimlerin elendiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Uncuoğlu ayrıca AK Parti teşkilatı ve tabanı içinde bulunan Gülen Cemaati mensuplarıyla aralarında bir sorun olmadığı, bu gruba karşı bir ön yargı olmadığını ve cemaat mensubu AK Partilileri’nde partilerinin başarısı için çalıştığını sözlerine ekledi.

Başbakan Erdoğan, Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç ve AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik 17 Aralık’ta yargı ve polis içine sızan bir grup tarafından yolsuzluk kılıfı ile yapılan darbe girişimi sonrası Gülen Cemaati’ne karşı her zaman itidalli açıklamalarda bulundular. Darbe girişimi içinde bulunanların cemaatin içine sızan bir grup olduğunun altını çizdiler. Cemaatle, cemaatin tabanıyla bir meselelerinin olmadığını, devletin içine sızan, küresel güçlerle ilişkisi içinde bulunan ve paralel bir devlet yapılanması kuran bir grupla, hukuk içinde kalarak mücadele edeceklerini söylediler.

Başbakan Erdoğan, HSYK’nın darbe girişimini meşrulaştıran açıklamasını yaptığı gün Sakarya Mitingi’nde ve İstanbul dönüşü kendisini hava alanında karşılayan yüz binlerin “vur vur inlesin, cemaat dinlesin” sözlerini defalarca susturup, meselelerinin cemaatle değil paralel devlet kurma girişiminde bulunanlarla olduğunu tekrar tekrar söyledi. Yine AK Parti’nin Sakarya’da ki mitinginde Gülen Cemaati’ni eleştiren bir pankart il yönetimin isteğiyle polis tarafından kaldırıldı. Uncuoğlu’nun cemaatle kavgalarının olmadığı yönünde ki açıklaması da Başbakan Erdoğan’la aynı doğrultuda yapılan bir açıklamadır.

Türkiye’de ve Sakarya’da AK Parti asla bir cemaat avı başlatmadı. Başlatmayacakta. 30 Mart yerel seçimlerinde cemaat tabanının büyük bir kısmı da Türkiye genelinde olduğu gibi Sakarya’da da AK Parti’ye oy vereceklerdir. Hem cemaat mensubu olup hem de AK Parti’de uzun yıllar siyaset yapan birçok isim var. Bu isimler de AK Parti’de  siyaset yapmaya devam edeceklerdir. Cemaat tabanı sonuçta dini bir grup, içlerine sızan vesayetçi grup istese dahi gidip CHP’ye de oy vermezler. Bu kendilerini, iddialarını, davalarını ve tarihlerini inkâr etmek anlamına gelir.

Başbakan Erdoğan ve AK Parti iktidarı cemaatin içine sızan ve paralel devlet kurma girişiminde bulunan bir grupla mücadele ediyorlar. Cemaat içine sızan, vesayetçi anlayışı devam ettirmek isteyen ve normalleşmek istemeyen bir grup devletten tasfiye ediliyor. Bununda sayısı birkaç bin kişi. Bu kişiler Gülen Cemaatine mensup oldukları için görevlerinden alınmıyorlar. Her görüşten, düşünceden, cemaatten ve tarikattan devlet görevlisi olması da normal. Anormal olan şey bu kişilerin görevlerini yaparken devletin görevlileri gibi davranmayıp bir grubun çıkarları doğrultusunda hareket etmeleridir. Kurallar, yasalar, kaideler yerine ağabeylerinin talimatları ile hareket etmeleridir. Başbakan Erdoğan bu grupları tasfiye ederken de cemaat tabanını rahatsız etmekten imtina ediyor.

CEMAAT TABANI YAŞANANLARDAN RAHATSIZ

Cemaat içine sızan darbeci gruptan ve şahinlerden AK Partililer kadar Cemaat tabanı da rahatsız. Cemaatin içinde etkili bir isim olan Hüseyin Gülerce’nin görüşlerini, serzenişlerini cemaat tabanı da paylaşıyor. Sakarya’da cemaat mensubu olan dostlarımızın büyük bir kısmı Gülerce’nin kaygılarını taşıyorlar. Görüştüğümüz cemaat mensupları son yaşananlardan dolayı çok üzgünler.  Özellikle sosyal medya ve cemaate yakın medya üzerinden yürüyen tartışmalar ve cemaatle bağlantılı görüntüsü veren bazı sivri isimlerin üslubu onları rahatsız ediyor. Emre Uslu, Mehmet Baransu,  Önder Aytaç gibi tiplerle bir cemaat mensubu aynı kefeye konulamaz. Uslu, Baransu ve Aytaç’ın düşünceleri de asla cemaat tabanının görüşlerini yansıtmaz.

Görüştüğümüz cemaat mensubu dostlarımız yaşananlardan duydukları rahatsızlığı cemaatin ileri gelenlerine aktardıklarını ve bu rahatsızlıkların Gülen Hoca Efendi’ye aktarılmasını istediklerini söylüyorlar. Cemaat mensuplarının kapı kulu gibi hareket etmeyeceklerini ifade ederek kendilerine yanlış gelen şeylere karşı da çıktıklarını ifade ediyorlar. Sağduyulu davranılmaması halinde tabanda bir kopma yaşanabileceğini ifade ediyorlar. Zaman Gazetesi’nin son bir hafta içinde 50 binin üzerinde tiraj kaybetmesini bunun ilk işareti olduğunu söylüyorlar. Sakarya’da da, Zaman Gazetesi’nin yüzlerce tiraj kaybettiğini sözlerine ekliyorlar. Yıllardır inançları doğrultusunda verdikleri mücadelenin boşa gitmesi korkusu ise onları çok rahatsız ediyor.

Son söz olarak şer gibi görünen bu hadiselerin hayırlara da vesile olacağını düşünüyorum. AK Parti, içinde ki çürükleri ayıkladığı gibi cemaatte içindeki sızmaları, çürükleri ayıklayacaktır. Bürokrasiden, siyasetten elini çekerek cemaat zamanla gerçek fonksiyona dönecektir. Selçuklu’da ahilerin ve Mevlevilerin, Osmanlı’da ise vakıfların topluma, sosyal hayata ve kültüre verdiği desteğin benzerlerini gerçek işlevlerine dönmeleri halinde Gülen Cemaati’de verecektir. Devleti ele geçilmek yerine toplumu ikna etme öncelikleri olmalıdır. İslam tarihinde olduğu gibi Türk tarihinde de siyasallaşan, devleti ele geçirmek isteyen bütün cemaatler, dini oluşumlar ve tarikatlar yok olmuşladır. Bu tarihsel bir hakikattir.