Esaret altındayız

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
GDO'ların ve teknolojinin
esareti altındayız

Bilmeyenler için söyleyeyim…
Ulusal Biyogüvenlik Yasası meclisten geçiriliyor.
Kamuoyunda genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ile ilgili yönetmelik olarak bilinen Ulusal Biyogüvenlik Yasası'nın kamuoyuyla paylaşılmadan yasalaştırılmasına TEMA Vakfı halkı olarak tepki gösteriyor.
Ülkemizin 1992 yılında imzaladığı ve 1996 yılında da resmen taraf olduğu Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi gereği, Ulusal Biyogüvenlik Yasası'nın bir an önce çıkarılması gerekiyor. Ama toplum önünde tartışmaya açarak ve uzlaşmaya varılarak.
Tasarıda, ithal, pazarlama, tüketim dışında GDO ve ürünlerin "işlenmesi süreci" yeterince açıklanmıyor. Tasarıda GDO ithali yapılacak ülkelerden, uluslararası geçerliliği bulunan referanslar istenilmeli. Tasarıya, antibiyotiklere dayanıklı gen içeren GDO ithalinin yasak olduğu açıkça yazılmalı. Bakanlığın uygulayacağı belirtilen "kontrol ve denetimin" hangi süreçler kapsamında ne gibi yöntem ve araçlarla yerine getirileceği açıklanmalı.
İşte bütün bunlar olmadan bir yasa çıkarılıyor.
GDO dediğimizin ne olduğunu küçükten büyüğe herkes biliyor artık. Genetiği değiştirilmiş organizma yani doğal olmayan yollardan üretilmiş besin maddeleri.
Bazı hazır besinlerde bulunan kimyasal katkı maddeleri de endişeye düşürüyor insanları. Özellikle ünlü ve güvenilir üniversitelerin isimleri kullanılarak elektronik posta yoluyla dağıtımı yapılan araştırma sonuçlarını okuyan kişiler kullandıkları bir çok üründe bu katkı maddelerinin olduğunu okuyunca dehşete düşüyor. Çoğunu güvenilir bulmasam da haklılık payı olduğunu biliyorum bu elektronik postaların.
Bir yandan genetiğiyle oynanmış besinler, bir yandan manyetik dalgaların esaretin altında(bilgisayar, cep telefonu, baz istasyonu, televizyon…) bir yaşam. Sonra insanlar kanserin bin bir çeşit türüne yakalanarak acılar çekiyorlar.
Teknolojinin her yeni çıkanına meraklıyız kendimizi alamıyoruz yenilikleri denemekten. Ama sonrasını düşünmüyoruz. O anlık zevk, eğlence ya da başkalarından geri kalmama isteği bizi tatmin ediyor. Vücudumuzun bütünlüğü, beynimizin ve diğer yaşamsal organlarımızın sağlığı bizi ilgilendirmiyor o anda.
İnsan bir an zevk, bir başka an acı içinde hayat denilen yolculuğu tamamlıyor. Hep başkalarının bizi nasıl bulduğunu merak ederiz ama asıl ilgilenmemiz gerekenin yaşamımız olduğunu unuturuz.
Nasıl yaşadığın önemli.
Nasıl sevdiğin.
Nasıl sevgi yaydığın.
Nasıl eğlendiğin.
Nasıl eğlendirdiğin.
Nasıl mutlu olduğun.
Nasıl mutlu ettiğin.
Mutluluk veren ve yayan iyi pazarlar…
Yazı Tarihi : 24 Ocak 2010 Pazar
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan