Diktatörmüş başbakan!
Diktatörmüş başbakan!
Bugünkü makalemin başlığını okuduğunuz gibi,"diktatörmüş başbakan" diye yazdım.
Sebebi de son günlerde Ak parti lideri ve başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "diktatör başbakan" ve "Hitler başbakan" diyen arızalı tipler zuhur etti.
Önce diktatör ne anlama geliyor onu belirteyim.
Diktatör: "Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimseye denir."
Adolf Hitler ise; "İkinci Dünya Savaşı'nı çıkartan milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet veren Nazilerin başkanı"..
Başbakana bu yaftayı yapıştırmaya çalışanlar sadece ülke genelinde siyaset yapanlar değil.
Yerelde, yani Sakarya'da ve hatta ilçelerde politika yapanlar da "aynı terimi" kullanmakta.
Buna, bazı yazar-çizerler, sendikacılar da dahildir.
Sakarya'da hem yerel iktidara ve hem de genel iktidara muhalefet yapanların kullandığı bu sözcüğü bir de kendilerine sormak lazım.
Nasıl mı?
İşte şöyle…
"Bir: Başbakan diktatör bir ülkenin hükümranı olsaydı, siz atfettiğiniz bu kelimeleri kamuoyu önünde söyleyebilir miydiniz?
O yürek sizde o zaman olur muydu?
İki: Başbakan Hitler gibi tavır takınsaydı siz bu kadar pespaye laflarınıza karşın çalıştığınız kamu kurumlarından maaş alabilir miydiniz? (Sorgusuz sualsiz kapının önüne koyarlar adamı)."
Demokrasi ilkelerinin ve ülkeyi yönetenlerin bu ilkelere sadık kalması sizleri bu kadar pervasızlaştırması mı gerekir?
Bu güne kadar yalan, yanlış tutum ve söylemleriniz olmasına rağmen kim sizin konuşmanıza engel oldu.
Kendinize eleştiri söz konusu olduğunda tehditleriniz ve şantajlarınızdan geçilmiyor.
Cidden yoksa siz misiniz diktatör?
Hadi söyleyin…
"Her zaman zinde güçlerin postalını yalamayı marifet sayarsınız.
Gizli güçlerle el ele dolaşırsınız.
Kanun nizam tanımazsınız."
Sonra, utanmadan sıkılmadan başbakana "Hitler yakıştırmasını" yaparsınız.
İyi dinleyin beyler.
Demokrasiyi içinize sindireceksiniz.
"Beğenmiyorsanız bu iktidarı, alternatifi olarak çok çalışıp milletin teveccühüne mazhar olacaksınız."
Milletin teveccühü de sandıktan geçer.
Fakat demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanmayanların postalını yalayarak milletin reyini alamazsınız.
Sivil vesayet dediniz.
Keşke hep öyle olsa…
Bugüne kadar askeri vesayet vardı da sizden başka kim memnun kaldı?
(Kaldı ki, sizler de her yerde memnun olmadığınızı söylemektesiniz..)
Sayınız ne ki?
Ülke nüfusunun yüzdeliğine vursak sizi cürümünüz belli.
Çok komiksiniz çok.
Ey millet: "Bir avuç insan ve uzantıları da dahil kendi makamları ve çıkarları uğruna neler yapmaya çalışıyor görüyorsunuz."
Kendilerine sorsanız, her şeyi vatan ve millet için yaptıklarını söylerler.
Sahtekarlar…
Son günlerdeki ağır basan fantezileri, Ak Parti hükümetini devirmekmiş.
Siz ancak, avucunuzu yalarsınız!
Salı günü buluşmak üzere… Sağlıcakla kalın.