Galip Boztoprak

Galip Boztoprak

sakaryahalk@sakaryahalk.com

Kitap birlikte okunmalı

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Ebeveynlerin çoğunlukla okula giden çocukları için sızlanma gerekçeleri ders çalışmadıkları, derslere ilgi duymadıkları noktasındadır. Dün, daha bir geçmişte, bugün ve sahip olunan kafa değiştirilmediği müddetçe gelecekte de bu durum devam edip gidecektir. Uzunca bir zaman diliminde dayatılan maarif (eğitim) sistemi değişen periyotlarda reform adı altında güncellenerek günün şartlarına uyarlanmış olsa bile özellikle hemen bir asra yakın zamandır yapıldı ve yapılmakta zannedilenler kördüğümü çözmek yerine daha da çözülmez hale getirip kördüğüm üzerine kördüğüm atıldığını, ne bu düğümü atan fark ediyor, ne de bu kördüğümleri çözmek ve yeni nesillerin önündeki engelleri kaldırmak adına da ciddi gayretler görülmüyor.
Hep söylenir, başı ve sonu, önü ardı düşünülmeden bu toplum okumaz diye. Hep okuma özürlü olduğumuzdan dem vurulur. Bu şikâyet ve serzeniş de büyük ölçüde, yazıp çizen, sanatçı ve edebiyatçılarımızdan gelir. Yazdıklarının okunmadığını, kitaplarının satılmadığından ötürü de milletin okumayı sevmediği sonucunu çıkarırlar. Bizim ülkemizde şiir kitabı satılmaz; zira biz okumayı sevmeyiz ahkâmları kesilir. İstatistikler sıralanır, başka ülkelerin kâğıt tüketimleri, gazete ve dergi tirajları bizdeki rakamlarla kıyaslanır. Karşılaştırmalar uzar gider; iç karartıcı değerlendirmelerin sonu gelmez. Ama yazıp çizenler bir türlü kabahatin büyüğünün kendilerinde olduğunu akıllarına getirmezler, hatırlarına getirseler bile bu yolda en küçük bir gayret içine girip bir şey yapmazlar.
Bu ülkede çocuk kitapları yazılır, çocuk kitapları basılır; bol bol da dağıtılıp yazıp, basıp, dağıtanlar cüzdanlarını şişirirler; ama sonuçta kitap okuma alışkanlığı adına en küçük bir mesafe bugüne kadar alınmamıştır. Her şeye rağmen bugüne kadar geline nokta ve kat edilen mesafe kabul etmeliyiz ki ortaya konulan çabaların sonucu değil elbet. Zira bu vadide ortaya konulan çabalar engellenmelerin yanında denizde bir damla mesabesindedir. Bu da gösteriyor ki asıl çözülmesi ve çözümlenmesi gereken, sistem adına yapılan çalışmalar ve reform adı altında ortaya konulan yapılanmalar sadece ve sadece bu milletten direnç görecektir.
Bir kez daha tekrar, tekrar vurgulayalım ki, çocuk için kitap olmaz, çocuk için kitap yazılmaz ve de çocuk kitap okumaz. Bu yolda çaba sarf edenler gayretlerini yeniden gözden geçirmelidirler. Bilinsin ki çocuk kitap okumaz, çocuğa kitap okunur. O halde çocuk için değil, anne ve babalar için kitap yazılmalı. Önce anne ve babalar o kitapları alıp okuyarak çocuklara okumalılar. Yani çocuk kitabı diye bir kavramı çok abes buluyorum. Kitap yediden yetmiş yediye anlayışı ile yazılmalı, okunmalı ve okutulmalıdır.
Ebeveynden, yani aileden başlatılan bu aksiyon, giderek anaokulu, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretime kadar uzanarak ebeveynin rolünü eğitim camiası alarak maarifin önü açıldığı takdirde kitap okunmuyor diye bir dert ve tasamız da ortadan kalkacaktır. Her zaman tekrarladığımız gibi kitap hiçbir zaman tek başına okunmaz. Ya nasıl okunur? Kitap erbabıyla okunur. Erbabıyla okunan kitaplar ses olur, ışık olur ve toplumunu uyarır ve uyandırır. Değilse bugün olduğu gibi her kafadan bir ses çıkar, ortalık toz duman; anarşiden başka da bir sonuç ortaya çıkmaz.
Ehil ve kendilerinde bu ehliyeti gören her fert, kitap tavsiye etmenin yanında birlikte kitap okuma eylemlerini en azında kendi çaplarında başlatmalılar. Giderek bir toplum projesi olarak sivil toplum örgütleri bu işi üstlenmeli, nihai noktada da toplumumuzu daha bir güçlü olarak geleceğe taşımamız için birlikte okuma eylemi dört başı mamur maarif projesi haline getirilmelidir.
Birlikte okuma fiili gerçekleştirildiği zaman kitap tam manasıyla okunmuş olur. Böylelikle teşkil edilen korolar, atalet içindeki toplumu uyandırarak dinamik ve zinde nesiller yetişmesine vesile olacaktır. Meseleye bu zaviyeden bakılıp ele alınmadığı müddetçe, toplum olarak okuma özürlü olmaya devam edip, çocuklarımızın kitap okumadığından ve dersleriyle yeterince alakadar olmadıkları hususunu tekrarlayıp duracağız.
ŞİİR KÖŞESİ

AKAGÜNDÜZ KUTBAY'IN RÛHUNA GAZEL

Dağıtır bâd-ı sabâ serde hevâ perdesini
Çekdirir hükm-i ecel derde devâ perdesini

Ne tecellî bu ilâhî Aka'nın son nefesi
Kıldı nâyında karar seçdi nevâ perdesini.

Bişnev ez ney ebedî dâvet-i Mevlânâdır;
Dinleyenden giderir nakş-ı sivâ perdesini

Cümle neyzenlerin ervâhı gelip saf olarak,
Açdılar seng-i musallâda güvâ perdesini.

Hüzn-i Cumhûr'u ilâhî nice ta'rif edeyim;
Etdi feryâdı karar tiz nevâ perdesini.

MEMDUH CUMHUR
Yazı Tarihi : 27 Ocak 2010 Çarşamba
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan