Türk milliyetçiliğini etkileyen dergi
Türk milliyetçiliği hareketinde 1911 yılında yayın hayatına giren Türk Yurdu dergisinin önemi büyüktür. Türk Yurdu Cemiyeti kendi adıyla yayınlamıştır. İlk çıktığı yıllar sayfalarında Ziya Gökalp, Akçoraoğlu Yusuf, Ağaoğlu Ahmet, Mehmet Fuat, Rıza Tevfik, Halide Edip gibi isimlerin imzalarına rastlanır. Türk Yurdu dergisi gayesini şöyle açıklamaktadır: "Türklüğe hizmet etmek, Türklere faide dokundurmak istiyoruz. Maksadımız işte budur. Maksada erişmek için hangi yollardan yürüyeceğimizi, mecmuamızın mündericatı göstereceğinden mesleğimizin teşrihini fazla buluyoruz. Tanrı yardımcımız olsun."
Türk Yurdu dergisi, mümkün mertebe Türklerin yaşadığı her yere ulaştırılmaya çalışılmıştır. Çarlık yönetimi tarafından ülkeye sokulması yasaklanmıştır. İlk dönem Türk Yurdu'nun imtiyaz sahibi olarak Mehmed Emin olurken, Mehmed Emin'in Erzurum valiliğine atanması üzerine Yusuf Akçura bu görevi üstlenir. Ziya Gökalp, "Türkleşmek, İslâmlaşmak ve Muasırlaşmak" adlı eserini seri makaleler halinde Türk Yurdu'nda kaleme almıştır. Yusuf Akçura, Gökalp'in önemini şu sözlerle ifade eder: "Ziya Gökalp beyin vefatıyla Türk Yurdu büyük evlatlarından birini gaip ettiği gibi Türk Yurdu fikir ailesi de en kıymettar uzuvlarından birisini zayi etmiştir."
Türk Yurdu dergisi çeşitli dönemler geçirmiştir. 1960'lı yıllarda çıkan sayılarında da, önemli fikir adamlarının yazılarının yer aldığını görüyoruz. Bu dönemde derginin sahibi Prof.Dr. Osman Turan, Umumi Neşriyat Müdürü Galip Erdem'dir. Yazı işleri kadrosunda Büro Şefi olarak Oktay Evinç, Yardımcısı olarak Metin Erson görev yapmıştır. Dahili Neşriyat'tan Hasan Karahan, Ayhan İnal, Harici Neşriyat'tan Dr. Nevzat Yalçıntaş, Mehmet Genç, Aziz Lav sorumludur. İstihbarat servisinde Mehmet Çavuşoğlu ve Yücel Hacaloğlu görev yaparken derginin Ankara sorumlusu İbrahim Metin'dir.
Prof. Dr. Osman Turan, Türk Yurdu dergisinin yeni dönemini anlatırken şöyle diyor: "Milliyetçi ve inkılapçı fikirlerin terkibiyle yeni Türkiye'nin gelişmesinde şerefli bir mevkii olan Türk Ocağı, bugün de zamanın şartlarına uyarak Türk Yurdu'nu yeni bir hüviyet ve hamle ile neşrederken yine ananesine sadık kalmakta, Ziya Gökalp tarafından "Türkleşmek, İslâmlaşmak ve Muasırlaşmak" gibi üç kelime ile ifade edilen bir düsturun isabetine inanmakta daha doğrusu milli hiss-i selimin ifadesi olan bu görüşün ilmi esaslarını kurmaya çalışmaktadır."
1960 yılındaki sayılarında, Dr. Hikmet Tanyu, Prof. Mücteba Minovi, Prof.Dr. F. Nafiz Uzluk, Dr. Müjgan Cumbur, Faik Gözübüyük, Ali Himmet Berki, Mustafa Necati Karaer, M.Zeki Sofuoğlu, Ord. Prof.Dr. A.Süheyl Ünver gibi birçok ilim ve fikir adamı görülmektedir. Örnek olarak dergide çıkan birkaç yazıyı gösterebiliriz. 1960'da çıkan 283. sayıda Prof.Dr. Akdes Nimet Kurad, ‘1917 Şubat İhtilali ve Rusya Türkleri'nden bahsederken, Doç.Dr. Nurettin Topçu da ‘Manevi Kalkınma'yı anlattı. Türk Yurdu'nun 286. sayısında da Prof. Fındıkoğlu Z. Fahri "İhtilal Sosyolojisi'ni tahlil ederken, Faik Gözübüyük de ‘Marifet-Nâme'de Sosyal Münasebetler'e değindi. H.Fethi Gözler de ‘Halk Edebiyatında Milliyet Unsurları'nı anlattı. Türk Yurdu'nun her sayısı kaynağını milli kültürümüzden almıştır.
Türk Yurdu dergisi günümüzde de çıkmaktadır. Yeni çıkan (Ocak 2010, Sayı:269) özel sayısı türkü üzerinedir. Kuruluşunun 99. yılına armağan olarak hazırlandığı belirtiliyor. Mehmet Özbek'in "Türkü Deyip de Geçme Tanı" adlı makalesi ile Ömer Çelikdönmez'in "Devrek Türkülerinin Halk Türkülerindeki Yeri" isimli makalesi dikkat çekiyor. Ayrıca, Bayram Bilge Tokel'in "Biz Bu Türküleri Sokakta Bulmadık" başlıklı makalesi ile daha birçok yazı okunmaya değer.