Aman ha curufat eyle!
Aman ha curufat eyle!
Hey hemşerim curufat eyleyip curufata tahvil olunmaman için yer gök ins, cin, melekut, hayvanat, nebatat, taş toprak cümle mahluk su, hava ve de gezegenler dahil eğniyası, fukarası, eşrafı, marabası, dostu düşmanı, komşusu yabancısı, akrabası gurebası aman ha aman el aman ne olursun curufat eyleme. Senden istenilen atla deve de değildi. Sonucunda kimseyi sahipsiz zannedip saldırma, özlük hakkına girme. Keza özlük yemekten tezavvuk yaşıyorsan da hiç olmazsa yerinde dur. Dur durduğun yerde, kimseye sataşma, kimsenin kellesini almayı kendine sanki farzı ayınmışçasına kabullenip azmanlaşma.
Sen her ne kadar mafya usulü araştırmaların neticesinde dişine göre birilerini seçip oh be tam benim silip süpüreceğim kadar sahipsizmiş, buna her türlü zulmü uyarlar hem de taşeron kullanarak hiç de iz bırakmadan işimi halleder soranlara da o zaten deliydi yaftasını vurarak azmanlaştıkça azmanlaşırım dersen eninde sonunda kabağın sahibinin razı olamayacağını ve herkesin mutlak sahibinin tezahür edeceğini ve senin ve de senin gibi hamakat ehlinin ciğerleri sökülür de sen iman edeceğine hala nasıl oldu bu adamcağızın kimi kimsesi yoktu diye felsefi terminoloji arar durursun. Vay zavallı vay! Maddeten ve de manen ehliyet sahibi zevat sana yıllarca nasihat eyledi. Bu da yetmedi kitaplar, makaleler döşendi; kaldı ki bu yapıtları en ince detaylarına kadar okuyup ders alıp yetişip yanlışlarından dönmen gerekirken acaba bir açığını bulup bunu tecziyeye maruz bırakabiliriz mi diye beyin çürüttün. Neredeyse beyin tümörünün patlamasına az bir zaman kalmasına rağmen hakikaten gerek üslup ve de gerekse cehaletini defü ref etme bakımından senin çok iyi bir gönüllü ve de iştiyaklı talebem olduğunu inkar edemem. Ama ne var ki işe ihlasla sarılıp feyizlenmen gerekirken adeta şeytanın ayetel kürsi okuyup çarpıtmasından başka hiçbir şey yapmadığın ortada.
Şüphesiz ki kuranı kerim ne diyordu? Buyuruyordu ki "Vehedeynahünnecdeyn" (Biz size iki de yol gösterdik). Biri hak yolu öbürü ise batıl yolu.bu iki yoldan birine intisap etmede de serbest bırakılmışızdır. Necip Fazıl rahmetullahüalyh de "Oluklar çift birinden nur akar öbüründen kir" derken aslında bu ayeti kerimeyi tefsir ediyor. Gerek Cenabı Hakkın ve dahi gerekse bütün peygamberlerin ve aklı selim sahiplerinin tek temennisi bütün mahlukatın nur içre temayüz eyleyip o güzelim şifalı sulardan içip hayat bulmalarıdır. Yok eğer birileri başta şeytan ve onun müntesipleri ben mutlaka kir ve necaset pınarından kana kana içip semirttiğim gibi bütün ziyruhun da benim gibi olmasını diliyor ve aynı minval üzere amel eyliyorsa o kişinin kendisinin bileceği ve kullanacağı cüz-i de olsa ihtiyarıdır. Ona da saygı duymak gerekir, ama bir şartla, etrafını rahatsız etmeme kayıt ve de şartıyla.
Curufatname kitabımızın 52. Ve sonuncu makalesine girerken şimdiye kadar kaleme aldığımız nasihatlar mucibince yine müspet bir girizgahtan sonra anlaşıldı aslanım anlaşıldı, maksat ve de kanaatimiz hasıl oldu ki devreye girenler arasında mebuslar, vezirler, reisler ve de cümle gönül ehlinin gönlünü kırarak bu beni aşar, ben düşman telakki ettiğim zevatı yerim diyen azman cücüğüne behet ahmak ben kuru fasulye miyim ki beni yiyesin. Biliyorsun ki insan eti haramdır diyerek işe başlayıp bundan böyle gönül rahatlığıyla curufat işlemen için sana ayak vermekten başka hiçbir çare bulamıyorum.
Sebebine gelince de kararmış kalbinin ve de ifsat edilmiş beyninin binaenaleyh beyinle kalp arasında seyri süluk servisinde bulunan cümle aza ve cevarihlerinin bütün küfrünü tamamlayıp ecdadın şeytanı lainin derekesine yuvarlanıp helakü perişan olmanın bir an önce gerçekleşmesi için sakın ha boş durma, aklına gelebilecek ne denli ehveniyat varsa yanına kar bırakma; zaten bırakmadın da. İnsanları, cinleri, hayvanları kapıştır, tezvirat yap, iftira et, yalan söyle, kul hakkına ğark ol, nerede hayırlı bir iş varsa hemen engel ol, kim nerede bir işe giriyorsa engel ol, öğrencilerin hayatını karartıp sınıfta bırak, o da yetmezse kayıtlarını sildir, mesai arkadaşlarını padişaha, sadrazama, vezirlere, vekillere ve bütün sivil toplum kuruluşlarına ve adam adama markaj insanlara gammazla, sakın ha hiç doğru konuşma, mazlumların tepesine vur, kendin gibi ne kadar adi varsa hepsini bir araya toplayıp lobileş, azmanlaştıkça azmanlaş, sürekli sureti haktan gözüküp şeytanlığına şeytanlık katıp hedefine kilitlendiklerini katledip perişan etmeye zemin hazırla, yaptıklarının meşruluğuna önce kendin, bilahare bütün insanları inandır. Ölmemek ve fitneni sürekli kılmak için sakın ha ölme, ölmemen için de ne kadar kuru, yaş ot varsa toplayıp kaynat, iksirler yap, alttan ve üstten ziftlen, sürekli yurtiçi ve yurt dışı seyahatlerinde şer-i ölçüleri istismar et ve yeni, yeni gördüğün saf ve temiz insanları zıvanadan çıkar, sürekli başkasından geçinip kendi haram birikimini yatırıma çevir ki tokmakçılara bir çare olsun, sakın ha kendi işine hiç bakma, evinde bir tane bile kitap, kalem, defter bulunmasın, teknoloji sayesinde bulunduğun mekandan bütün insanları yanıltıp birbirlerine düşman kılıp kapıştırdıkça kapıştır.
Sakın ha doğru bilinen hiçbir şeyi yapmaya tevessül etme ki zaten senin ve senin gibi insin yaptıklarını kendinizce en tutarlı bir uğraş olduğuna inanıp iman etmemiş olsanız bu kadar ehvenleşmenize imkan ve de ihtimal yoktur. Aman ha ama çok konjonktürel ol, nereye, ne zaman, kimin yanına gidersen git önce onları dinle, onların dinleri, inançları, mezhep veya üslupları neyse hemen onlara aidiyet kesp edip onları da tarafınıza geçirip güç kudret kazanarak hedefinize kilitlediklerinizi daha kolay yiyebileceğinizi unutmayın, zaten unutmuyorsunuz da. Ben size sadece bir hatırlatmada bulunuyorum, hepsi o kadar. Aman ha aman bu son demdir, ömrünün de çoğu gitti azı kaldı. Ne kadar edepsizlik, arsızlık ve de ahlaksızlık varsa hiçbirisini ihmal etme. Çünkü isteseniz de bir daha bu dünyaya gelip bu münafakatınızı icra edebilecek hiçbir imkan bulamayıp içinde ebedi kalacak ve Hz. Kur'an'ın ifadesiyle yakıtı taş ve de insan olan, içkisi de irin ve cerahat olan cehennem sizleri bekliyor. Keza bir velinin buyurduğu gibi "Yaşasın zalimler için cehennem" cümlesiyle kitabımızı tamamlıyoruz. Vesselam binler selam.