Korkunç gerçeğimiz
Korkunç gerçeğimiz
Bugünlerde dünyadaki korkunç gerçeklerle ilgili ilginç yazılar dikkatimi çekiyor.
Mesela…
Avrupa Birliği'nde her inek için verilen günlük 2,5 dolarlık destekleme pirimi, Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.
Yani Afrikalı olacağına Avrupa ülkelerinin birinde inek olmak daha avantajlı.
Motorlu taşıtlar dünya üzerinde her dakika 2 insanı öldürüyor. Acaba dakikada kaç araç trafiğe çıkıyor?
Şu anda dünya nüfusunun üçte biri savaş halinde.
Her gün dünya nüfusunun yedide biri yani 800 milyon insan aç kalıyor. Evinizde yiyecek yemeğiniz varsa çok şanslısınız demek bu.
Dünyadaki petrol rezervleri 2040'te tükenebilir.
Silahlı çatışmaların dörtte biri doğal kaynakları ele geçirmek için yaşanıyor.
Bu durumda petrolün tükenmesinin çatışmaların büyük bölümünü bitireceğine inanmak istemem çok mu saflık olur?
Belki de öyle.
Çünkü başka bir çok doğal kaynak var ele geçirilmek istenen.
Ama bir tane eksilecek hiç olmazsa.
Hem petrol tükenince benzinle çalışan araçlar da daha çevreci yakıtları kullanmak zorunda kalacak.
Bu da insan eliyle doğaya verdiğimiz zararlardan birinin azalması demek.
Ama korkunç gerçekler bunlarla bitmiyor.
Yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.
İntiharla ölenlerin sayısı çatışmada ölenlerden fazla.
Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.
Dünyada hala 27 milyon köle var.
Her yıl 120 bin kadın ya da genç kız Batı Avrupa'ya satılıyor.
Kara mayınları nedeniyle saate bir insan ölüyor veya sakat kalıyor.
Yıllar önce bugün 5 Nisan 1994'te alınan ekonomik kararlar bugün hala bir çok kişi tarafından ekonomik krizlerle dolu tarihimizin en önemli başlangıç noktalarından biri kabul ediliyor.
Bu da bugünkü korkunç gerçeğimiz.
Yine de Şair Ataol Behramoğlu'nun dediği gibi "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" diyerek umutlu düşünmeye zorluyorum kendimi ve dinliyorum.
"Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına.
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana".
İyi haftalar…