Hâlâ ne haldeyiz?
Hâlâ ne haldeyiz?
Bugün gazetemizin şehirdeki önemli bir soruna daha parmak bastığı bir haberi manşette göreceksiniz.
Hâlâ bu hal'deyiz!
Sakarya halkının sorunlarını dile getirmeye devam ediyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana 3 yılı geride bıraktık.
4. yılın içinde olduğumuz günlerde SakaryaHalk Gazetesi olarak şehrimizin sorunlarını sizin görüşlerinize yer vererek anlatmayı sürdürüyoruz.
Çünkü biliyoruz ki biz sizin sayenizde ayakta durabiliriz. Çünkü biliyoruz ki biz sizin düşüncelerinizi duyurarak sorunlara bir çözüm bulabiliriz.
Çünkü biliyoruz ki sizin sunduğunuz öneriler sayesinde ilin ileri gelenleri sorunlara daha doğru şekilde yaklaşabilirler. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bir süredir ortak akıl adı altında bir dizi çalışma yapmaya devam ediyor.
Bugünkü gazetede 4. sayfamızda çıkan haberde okuyacağınız gibi şehrin gelişiminin önündeki engel yeni iş imkanları yaratılamaması.
Bunun için de girişimciliğin teşvik edilmesi gerekiyor.
Ama insanların birbirinden emin olamaması, samimi olamaması yeni bir iş için gereken güven ortamının oluşmasını engelliyor.
Güven olmadan paylaşım olmaz, girişim olmaz.
Girişim olmadan da iş olmaz, işsizlik bitmez.
Demek ki her şey güvenden geçiyor.
Sakarya'da neden samimiyet ve güven sorunu var acaba?
Haberi yazarken de daha sonra da düşündüm uzun uzun.
Aklıma çeşitli varsayımlar geldi.
Sizinle de paylaşmak isterim.
Belki siz de benimle aynı fikirdesinizdir.
Belki de başka fikirleriniz vardır bu konuda.
Sakarya hızla gelişen bir il.
Sürekli göç alıyor.
Dolayısıyla her gün başka insanlar geliyor şehre.
Hepsi de farklı şehir ve farklı kültürel çevrelerden.
Hal böyle olunca insanlar birbirini tanımakta zorlanıyor. Güvensizlik de tanımamaktan doğuyor.
Tanımadığınız bilmediğiniz bir kişiye yakın olamazsanız. Yakınlık olmadan da güven ortamı oluşamaz.
Aslında anlayamadığım bir diğer konu da hemşeri derneklerinin -sayıları da hiç az değil bildiğim kadarıyla- şehrin kaynaşması adına ne yaptığı?
Kendi aralarında toplanıp yemek yemek dışında başka bir işe yaradıklarını gördüğümü söyleyemem.
Örnek veriyorum şehre Van'dan biri taşınıp Vanlılar Derneği'ni bulup gitse orada ne yapar?
Birkaç hemşerisini bulup memleketten mi söz eder?
İki çay içip memleket meselelerini mi konuşur?
Başka?
Belki bir işi için yardım ister.
O kadar işte.
Bu şehrin gelişimine ya da kültürel katkı sağlayacak bir faaliyetin içinde olur mu?
Sanmıyorum.
Şehrin değil kendi işinin derdinde olur.
Peki, böylesi bir durum şehirdeki güven ortamının oluşmasına yardımcı olur mu?
Kesinlikle hayır.
Şehirdeki kültür ve hemşeri derneklerinin bir araya gelip şehrin sorunları hakkında bazı konularda fikir alışverişi yapacağı toplantılar düzenlemesinin zamanı geldi geçiyor bile.
TABİİ İSMEN DEĞİL FİİLEN DE BÜYÜKŞEHİR OLMAK İSTİYORSAK!
İyi pazarlar…