Oda vizelerinin kalkması doğru
"İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Gar Meydanı ve çevresiyle ilgili imar düzenlemesinin iptali ve yürütmeyi durdurma talebiyle İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Bunun üzerine harekete geçen AKP'li belediyeler inşaat projelerindeki ruhsat verecekleri yapıların betonarme-statik, mimari, elektrik ve makine tesisatı projelerinde oda vizesi istememe kararı aldı" haberi basında yer aldı.
Her ne kadar İnşaat Mühendisleri Odası Büyükşehir Meclisi'nin Gar Meydanı'yla ilgili imar düzenlemesinin iptali için mahkemeye başvurması sonucu" belediyeler inşaat ve benzeri odaların vizelerini bundan dolayı kaldırmaları bile vatandaş adına doğru olanı yapıldı, mutlaka.
Odalara ait "aidatı" üyesi vermesi gerekirken, her proje başı proje sahiplerinden odalara para girdisini sağlamak adına rant oluşturmak doğru olmasa gerek.
Vatandaş zaten mühendisliğini yaptırdığı kişiye para ödüyor.
Aslına bakarsanız amiyane tabirle bu uygulama vatandaşa kazıktır.
Nasıl olsa vatandaş bir sefer geliyor bu tür işler için "odalara" bilemediğin iki sefer, yol kaz gibi o zaman değil mi?
Meslek odaları yarı devlet kurumu olan müesseselerdir.
Ancak, bu meslek odalarını yönetenlerin üyelerinden alması gereken parayla yetinmeyip üyeleriyle iş yapan yurttaş da "oda" giderlerine katkı sağlasın gayesi hiç de hoş değil.
Eminim ki, "odaların" böyle yaklaşımının mahiyeti ne olursa olsun, Anayasal çerçevede karşılığı yoktur, sanırım.
Bir örnek vermem gerekirse; bundan birkaç yıl önce bir arkadaşım ehliyet kursuna gider ve girdiği imtihanlar sonucu sürücü kursu belgesini almayı hak kazanır.
Daha sonra arkadaşıma, dosyasının hazırlanması için şoförler ve otomobilciler odasına gitmesi tembihlenir.
O da gitmesi gereken meslek kuruluşuna gider ve işlemlerin yapılmasını bekler "oda" sekreterinden.
"Oda" sekreteri de bahsettiğim arkadaştan evrakları ister.
Arkadaş da sekreter hanıma evrakları verir, işlem yapılacağı zannıyla.
Bir de ne görsün.
"Oda" sekreterinin yaptığı tek iş arkadaşımdan aldığı evrakları adi bir dosya içerisine koyar ve karşılığında şu kadar lira para ister.
Arkadaşım itiraz eder ve şunu söyler.
"Bana istediğiniz rakam kadar bir hizmet vermediniz ki, sadece yaptığınız iş evraklarımı dosyanın içerisine koymanızdır" der.
Sekreter hanım da kendisine "bu ücreti ödemek zorundasınız" der ancak arkadaşım bu ücreti ödemeden çıkar ve konuyu araştırır. Sonucunda: "Yasada yeri olmadığını ve sadece trafik şube müdürlüğü ile aralarında bir protokolün olduğunu bulur".
Ve konuyu bakanlık seviyesine taşıyarak "meslek odasına gitmek zorunda değilsiniz" sonucuna ulaşır.
Bahsi edilen mesele "odanın" bağlı bulunduğu bakanlık tarafından uyarılır.
O arkadaşım araştırmasının üstünden bir süre geçmesi akabinde yine "oda" sekreterine gittiğinde sadece evrakları koyduğu dosyanın ederi neyse onu verir ve dosyayı alır.
Mesele tam anlaşılsın diye söylüyorum.
İstenilen dosya parası belki bazı insanlar göre çok büyük rakamlar değildir ama sadece bir dosyaya ederinden fazla fahiş fiyat çekerek alınan olmayan hizmet ücreti kat-be kat arttırarak istemek kim ne derse desin hiç de etik değil.
Gerçekten insanın enayi yerine konması insana dokunuyor.
Öyleyse meslek odaları vatandaşın cebinden elini çekmelidir.
Hülasa meslek odaları ne alacaksa maddi olarak alacağını gerçek üyesinden alsın.
Onun için belediyelerin aldığı karar bayağı geç kalınmış fakat doğru alınmış bir karardır.
Amacım hiçbir kurumu suçlamak değildir.
Zaten insanlar kıt kanat geçiniyor.
Cumartesi günü buluşmak üzere… Sağlıcakla kalın.