Vahit Serbes gerekeni yapmalı!
Pazartesi sabahı ülke gündemi bir anda değişince biz de Sakarya'da olup bitenlerden biraz uzak kaldık. Dolayısıyla CHP İl Başkanı Vahit Serbes'in başını ağrıtan ve hatta kendisini "istifaya" kadar zorlayacak olan Serhat Serbes olayını bugüne kadar köşemize alamadık…
Evet, Serhat Serbes olayı gerçekten de Vahit Serbes'in başını ağrıtacak. Hatta kendisini tıpkı "Deniz Baykal" gibi istifaya kadar götürecek. Bunu nerden çıkarttığıma gelince…;
Hatırlayın "Deniz Baykal" CHP Genel Başkanlığı'ndan "istifa" etmek zorunda kalınca bir grup CHP'li Deniz Baykal'ın evi önünde çadır kurup "geri dön" çağrısında bulunmuştu…
Hatta bu "çadırcılar" içinde CHP milletvekillerinden tutun da, partinin ağır toplarına ve teşkilatta görev alan bir isim de vardı. Hepsi de Deniz Baykal'ın evi önünde "gözyaşları" içinde "geri dön" çağrısı yapıyordu…
Çok değil, Deniz Baykal'ın evinin önünde kurulan "çadırın" üzerinden daha bir gün bile geçmeden "Kemal Kılıçdaroğlu" CHP Genel Başkanlığı'na "aday" olduğunu açıklayınca Deniz Baykal'ın evinin önünde ne çadır kaldı, ne de gözyaşı döken…
Daha bir gün öncesinde gözyaşlarıyla Deniz Baykal'a "geri dön" çağrısı yapanlar "pılılarını pırtılarını" toplayıp Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanına koştu. Bu defa aynı grup "Başbakan Kılıçdaroğlu" sloganlarını gözyaşları eşliğinde atmaya başladı…
Bugün bakıyoruz aynı durum CHP Sakarya İl Başkanı Vahit Serbes için de geçerli. CHP içinde oğlu Serhat Serbes'in durum ile ilgili olarak Vahit Serbes'in "istifa" etmesi gerektiği konuşulmaya başlayınca aynı Deniz Baykal'da olduğu gibi bir manzara ortaya çıktı…
Parti teşkilatından bazı isimler Vahit Serbes'in istifa etmemesi için kendisini ikna etmeye çalışıyor. Her ne kadar birileri Vahit Serbes'in evinin önünde çadır kurup "gözyaşı" dökmese de düşünce aynı…
CHP Sakarya İl Teşkilatı'ndaki bazı "Vahit Serbesçilere" göre Serhat Serbes'in "tutuklanıp" cezaevine gönderilmesiyle ilgili süreçte "iddia" edilen suçlamalar babasının işlerini ve siyaset yapmasını bağlamaz…
Dolayısıyla ortada Vahit Serbes'in CHP Sakarya İl Başkanlığı'ndan "istifa" etmesini gerektirecek bir durum yok. Bazı "Vahit Serbesçilere" göre o iş başka bu iş başka…
Ben şahsen öyle düşünmüyorum. Neden derseniz CHP'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili eleştiri politikalarında "oğlunun" aldığı "gemi" hep ilk sırada yer aldı…
Her defasında "gemicik" aşağıya, "gemicik" yukarıya; "Başbakan'ın oğlu o ‘gemiyi' nasıl aldı" diye eleştiriler yapıldı. Bugün bile bu "gemicik" muhabbeti bitmiş değil. Üstelik bu "gemicik" muhabbeti Serhat Serbes'te olduğu gibi mahkemelik bir durumda da değildir…
Demek oluyor ki; siyasetçiler oğullarının yaptıklarından da mesuldür. Önemli olan o mesuliyeti alıp sonuçlarına da katlanabilmektir. Vahit Serbes de bu mesuliyeti üzerine alıp "gerekeni" yapmalıdır. Bunun sonucu siyaset yaşantısının sonu olsa bile…
*****************************************************
Başbakan duygularıma tercüman oldu!…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Güney Amerika" gezisinden ayağının tozu ile gelir gelmez "terörist ülke" İsrail'e öyle ağır bir cevap verdi ki eminim bütün Türkiye "Ağzına sağlık" demiştir…
Zira İsrail'in ne "teröristliği" kaldı, ne "katliam yapmayı sevdikleri" ne "elini kana bulamışlığı" ne de "bebek katilliği" ve daha neler neler? Ne yalan söyleyeyim Başbakan'ı dinlerken adeta yağlarım eridi. Başbakan'ın konuşmasında en çok da; "Bedeli ağır olacak" şeklindeki sözleri hoşuma gitti…
Doğrusu bütün dünyanın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasına kilitlendiği bir ortamda "terörist ülke" İsrail ile ilgili söylediği sözler sadece benim değil bütün Türkiye'nin hislerine tercüman oldu…