12 EYLÜL 2010
Bir ülkenin geleceğini değiştiren bu tarih ikinci kez gelecek tarih sahnesine.
Tarih tekrardan ibarettir denir ya.
Bu kez daha iyiye doğru değişecek geleceğimiz.
Ne olursa olsun her ne kadar bir ölüm kalım meselesi haline soksalar da 12 Eylül 2010'u, ben bundan sonrası için iyi bir başlangıç olacağına inanıyorum.
Çünkü doğuşu bu kadar büyük zorluklarla olan bir devletin geleceğini öyle birkaç sayıdan oluşan basit bir tarih belirleyemez.
Ancak ve ancak bütün bir milletin kararlılığı ve gücü belirleyebilir o ülkenin geleceğini.
Bu kararlılık bir gün yeterince gösterilemezse bir başka gün daha büyük bir güçle gösterilebilir çünkü.
O yüzden 12 Eylül'de evet de çıksa hayır da çıksa, her iki tarafın da söylediği gibi BÜYÜK BİR FACİA beklemiyorum ben.
Büyük ekonomik krizde de büyük facia senaryoları yazılmıştı hatırlarsınız, ama dünya da batmadı, kıyamet de kopmadı.
Hala yaşıyor ve nefes alıyoruz.
Öyleyse umudu kesmemek lazım hiçbir şeyden.
İlk kez babamın elini öpmeden geçirdiğim bu bayram sonrası buruk bir tat varsa da içimde, yine de babamın bana söylediği gibi umutsuz olmamak lazım diyorum kendi kendimi teselli edercesine.
Babam aksilik üstüne aksilik olduğu bir işte bana, "Zor başlayan işler iyi biter" demişti.
O zaman beni teselli etmek için söylediğini sandığım bu sözlere şimdi en büyük gerçek olarak sarılmak istiyorum bu zor günlerde.
Dünya üzerinde belki de başlangıcı en zor olan devletlerden biri olduğumuzu düşünüyorum da, "iyi olacak, iyi olacak, umutsuz olmamalıyım" diyorum sürekli.
Hala nefes alıyorsak bir umut vardır diyorum kendi kendime…