Ah biz eşekler!
Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ'ın geçtiğimiz gün bir haber ajansına yaptığı açıklama dikkatimi çekti.
Et fiyatlarının 30 TL'yi aşabileceğini söylüyordu başkan. Koyunculukla ilgili yaşanan sorunlara ve et fiyatlarına son zamanlarda yapılan artışın tedbir alınmaması halinde kurban bayramına kadar etin kilosunun 30 TL'yi aşabileceği uyarısında bulunuyordu.
Etteki fiyat artışı kurban bayramına kadar yüzde 100'ü bulabilirmiş. Fakir yılda 1 kere bile etin yüzünü göremeyecek demek ki!
Dün de bir haber sitesinde aşırı derecede ucuz et fiyatları olan bir lokantada at etleri bulunduğu haberini okuyunca dehşete düştüm.
Demek ki artık koyun kuzu falan unutalım. Parası olmayana ancak at eti, eşek eti yemek yakışır.
Hemen rahmetli Aziz Nesin'in ‘Ah Biz Eşekler' hikayesi aklıma geldi.
Hikaye bir eşeğin eskiden nasıl insan gibi konuşurken yaşadığı korkunç bir olay sonucu dilinin tutulması ve sadece ‘aaa iii' sesini çıkarabilmesini anlatır. Hikaye kısaca şöyle;
Eşeğin biri bir gün otlarken burnuna bir kurt kokusu gelmiş. Ama yok canım değildir demiş, önemsememiş. Koku giderek yaklaşmış. Eşek etrafına bakınca uzaktan kurdu görmüş. Ama yok canım yaşlandım gözlerim görmüyor yanılıyorum diye kendini kandırmaya devam etmiş. Kurt yaklaştıkça yaklaşmış ve eşek sürekli kurt değil kurt değil diye diye görmezden gelmeye kendini kandırmaya devam etmiş. En sonunda oradan uzaklaşmaya başlamış, bir yandan kaçıyor bir yandan kurt değildir kurt değildir diye kendi kendini avutuyormuş. Kurt iyice yaklaşıp eşeğe saldırmış. Eşek hala, "biliyorum sen kurt değilsin, gıdıklanıyorum bana dokunma" demiş. Kurt eşekten büyük bir parça koparınca gerçeği kabul etmiş ama kurt onu parçalamaya başlamış yani iş işten geçmiş. O zaman da dili tutulmuş ve aa o imiş a o imiş sözleri en sonunda sadece aaa ii şekline dönüşmüş.
Hikaye şöyle biter; Kurdun dişleriyle parçalanan eski kuşaktan eşeğin dağı, taşı inleten son sözlerini bütün eşekler duymuşlar: Aaaa-iii, aaa-iii...
İşte o günden sonra, biz eşek milleti, konuşmasını, söylemesini unutmuşuz, her duygumuzu, her düşüncemizi, anırtı ile anlatmaya başlamışız. O eski kuşaktan eşek, tehlike kuyruk altına girinceye dek, kendini avutup, kandırmamış olsaydı, bizler de konuşmasını bilecektik. Ah biz eşekler, ah biz eşek milleti: Aaaa-i, aaa-iiii".
Yazıldığı dönemde tehlikeyi göre göre görmezden gelen kendini ve başkasını kandırmaya avutmaya çalışan kendini aydın zannedenlere ithaf edilen bu hikaye hala anlamını korumuyor mu sizce de?
Ah biz eşekler!..
İyi pazarlar…