Vatanseverlik
Vatan ya da vatan savunması denildiğinde ilk akla gelen Türklerdir. Türk'ün vatan sevgisi bir başka olur. Delicesine… Bunu en iyi bilen emperyalist ülkelerdir. Bu yüzden tarih boyunca hep Türklükle uğraşmaktadırlar. Günümüzde olduğu gibi… Son günlerde gündeme gelen bazı çalışmaları Türk kimliğini yok etme, Türklük çınarının dallarını koparma olarak görüyoruz. Kurtuluş günlerinde, "Ne Mutlu Türküm diyene", "Önce vatan" gibi sözlerin camilere mahya olarak asılmasının "Irkçılık" olarak yorumlanması bizi hiç şaşırtmadı.
Biz, Amerikan emperyalizminin, "Türkiye'de kendi çıkarına olan bütün işleri
milli ve manevi değerleri savunduğunu iddia eden bazı Sağ iktidarlara yaptırdığını" çok iyi biliyoruz. Özal dönemi bunun en güzel örneğidir. Biz şuna da inanıyoruz. Türk milleti dua almış bir millettir. Bu çınara dokunanlar eninde sonunda belasını bulur. Kısacası Allah'ından bulur.
Vatan ve vatanseverliğin sıkça gündeme geldiği ülkemizde, birileri de "vatanseverlik kimsenin tekelinde değil" diyor. Doğru söylüyorlar. Ancak, görünen köy kılavuz istemiyor. Bizden görünüp başkalarına hizmet edenleri çok iyi tanıyoruz. Mesela şu söz çok hoşuma gidiyor: "Biz, hainleri gözlerinden tanırız."
Üstün Vasıflar
Vatanseverlik üzerine çok söz söylenmiş çok yazı yazılmıştır. Fikir adamlarından Necmettin Hacıeminoğlu'nun bu konudaki görüşleri dikkatimizi çekti. Hacıeminoğlu, vatanseverlerin vasıfları arasında "azim ve irade, sabır ve tahammül, disiplin, fedakarlık, bilgi ve çalışkanlık, fazilet ve dürüstlük olduğunu" belirtiyor.
Vatanseverlerin vazifesi ve yaptığı hizmetlerin belirli bir an için olmadığını anlatan Hacıeminoğlu, "O, hiçbir düşman ve saldırı karşısında gerilemez direnir. Direndiği müddetçe de ayakta kalır ve kazanır. Zaten irade, Tanrı'nın insanlara bağışladığı en güçlü silahtır. Onun yardımı ile yenilemeyecek düşman, aşılamayacak engel, düzeltilemeyecek şahsi kusur yoktur" diyor. Üstün vasıf ve meziyetlerden birinin de sabır ve tahammül olduğunu anlatan Hacıeminoğlu, bazı hedeflere asırlarca sonra varılabileceğini, bu uğurda kimbilir kaç kişinin hedefe yarın varılacakmış gibi çalıştığını ifade ediyor. O'na göre, "bu tür idealistler, zafer çiçeklerinin yüz yıllarca sonra derlenebileceğini de göz önüne alır."
Adı Bilinmeyen Milyonlarca Şehit Var
Hacıeminoğlu'na göre, bu tür insanlar yaptığının karşılığını istemeyen kimsedir. O, şöhret, mevki ve menfaatle hiçbir ilgisi olmayan bir adsız kahramandır. Asırlardır savaşlarda verdiğimiz ve hiçbirinin adını bilmediğimiz milyonlarca Türk şehidi gibi... Onun için uzak hedefli davaların sahipleri daima ahlak ve faziletle mücehhez olmak zorundadırlar. Türk töresinin bütün esaslarına uymaları ve düşmanlarına karşı bile dürüst, mert ve insanca davranmaları gerekiyor.
Her Türk ferdinin Türk tarihini, Türk töre ve kültürünü bilmesi gerektiğini anlatan Hacıeminoğlu, dostu ve düşmanı öğrenmenin de zaruri olduğunu belirtiyor. Hacıeminoğlu, bu arada "En son hedefe ulaşmak şerefi kimlere, hangi nesile nasip olacaktır bilinmez. Ancak, asıl hedefe bir anda değil adım adım ve birçok ara hedefler açıldıktan sonra varılabileceği muhakkaktır" diyerek sözlerini tamamlıyor.