Galip Boztoprak

Galip Boztoprak

sakaryahalk@sakaryahalk.com

Ezan ve Kulak

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Geçtiğimiz hafta Üsküdar'da Türk Musikisinin büyük icracısı merhum Hafız Bekir Sıtkı Sezgin'i anma toplantısı yapıldı. Son derece mütevazı bir toplantı oldu. Öğrencilerinden olan ve Konservatuarda Öğretim Üyesi olan bir hanımefendi çok kısa ve veciz bir konuşma ile Bekir Sıtkı Sezgin'i yâd etti.
Bu kısa konuşmanın ardından Neyzen Kutsi Sezgin seçkin sazlar eşliğinde babasımerhum Hafız Bekir Sıtkı Sezgin'in bestelerinden bir demet sundular. Dinleyenleri mest ettiler. Günümüzde musikî (müzik) diye kulakların patlatıldığı, beyinlerin törpülendiğini, sinirlerin harap edildiğini hatıra getirirsek ortaya konulan musiki ziyafeti içimizi yıkayıp serinletti. Yaklaşık otuz dakika içerisinde yanlış hatırlamıyor isem altı eser seslendirildi. Eski tarihi Üsküdar Mahkemesi (Fatih Mahkemesi) binasında hiçbir ses tertibatı olmadan hem sazları, hem de icracı Neyzen Kutsi Sezgin beyefendiyi tabii olarak dinleme fırsatımız oldu.
Hele en son icra edilen Gerdaniye ilahi dinleyenleri mest eyledi.
Ses ve seslendirme cihazları olmadan ortaya konulan musiki icrasının tadına doyum olmuyor. Ben musiki yorumu yapacak durumda değilim. Buna her şeyden önce musiki bilgi yeterli değil. Sadece has ve soy musikiyi seven ve dinleyenlerdenim. İşin bu tarafını erbabına bırakalım.
Şu kadarını hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim ki hasından ve soy bir musiki ziyafetinden sonra kulaklarımız ve beynimiz adeta yeniden biçimlenip akort oluyor. Zevkimiz anlık da olsa terbiyeden geçiyor. Akabinde kalitesiz bir müzik parçası dinlediğimiz zaman tahammül gösteremeyip büyük bir rahatsızlık duyuyoruz.
Öyle ki edindiğimiz bu ses ve musiki terbiyesi sayesindedir ki kulaklarımız okunan ezanların güzelini hemen ayırt edebiliyor. Ne yazık ki o kadar az güzel ezan okuyanlar var ki. Güzel okuyanların çoğalmasının da yapılan uygulamalarla yolunu kestiler. Merkezi sistem bir merkezde kayıttan yapılan yayınla sözüm ona çirkin sesle kötü ezan okumanın önüne geçmek için yapılıyor bu uygulama. Ne var ki merkezi sistemle yayınlanan ezanı okuyanlar da çoğunlukla çok da güzel okuyor değiller. Bir nebze de olsa terbiyeden geçmiş bir kulak hemen bunu fark edebiliyor.
Hele cami ve mescit içinde imam müezzin korosunun zavallı cemaate uyguladıkları zulüm dillere destandır. İmam ve müezzin sözüm ona güzel okuyorum zannıyla danalar gibi böğürmeleri ve de bu böğürmelere bozuk düzen hoparlör sisteminin gacırtısı gucurtusu da eklenince insanın kulaklarına pamuk tıkayıp cami ve mescitten deli danalar misali kaçası geliyor.
Bu insanlar ben inanıyorum ki bu konuda yeterli eğitimi de donanımı da almışlardır. Almışlar almasına da o zaman sözünü ettiğimiz sergilenen kepazelikler de neyin nesi oluyor. Zira aynı imam ve aynı müezzin kimi zaman da o denli güzel bir okuma sergiliyorlar ki caminin ve mescidin uhrevi havası içinde huşu ve huzura gark oluyoruz. Neden, niçin ve niye bu sık sık yaşadığımız kepazelikler?
Tek kelimeyle artistlik yapılanlar. İmamı da müezzini de işgal ettiği makamın ağırlığını ve ciddiyetini unutuveriyorlar; mesele tamamen bundan ibaret.
Bu ve buna benzer sergilenen tavır ve tutumlar inanç iklimimizi bozuyor. Ezanla başlayıp cami ve mescitte başlatılan toplanma, toparlanma ve kenetlenme hakkıyla sağlanmadığından sürü misali şuursuzca dolup boşalıyoruz yalnızca. Oradan sokağa, caddeye, çarşıya, pazara ve döne dolaşa etki ve etkilenmeler evlerimize kadar sirayet ediyor.
Ses deyip geçmeyelim. Bunu bir de kulağa soralım da çektiği ızdırabı bir dinleyelim. Durmadan şikâyetçi olduğumuz şehrin gürültüsü değil mi? Her şeyin kirliliği olduğu gibi sesin de kirliliği söz konusudur. Bu da yaygın ifadesiyle gürültü kirliliğidir. Ses yerli yerince doğru kullanılmadığı takdirde ortaya gürültü kirliliği çıkar.
Her türlü kirlilikten muhafaza etmemiz gereken cami ve mescitlerimizi gürültü kirliliğinden de koruyalım. En başta da imam ve müezzinlerimiz seslerini doğru kullanarak okumalarında gürültü kirliliği yapmamaya özen göstermeliler ki namaz için saf tutan saf Müslümanlar saflaşmanın önemini tam kavrayabilsinler.


ŞİİR KÖŞESİ

ÜSKÜDAR'DA BİR SEBİL
Neş'et Ersoy'a

Dert ortağımsın ey suya hasret garîb sebil
Bir damla suyla gizlediğin lûtfa kalmışım.
Şehrin uğultusunda ezan uhrevî değil,
Yıllardır Üsküdar'da garîbim bunalmışım.
Derken yavaş yavaş yayılan nurlu gölgeden,
Sır vermeden sükûn arayan bir çınarla ben;
Bir lâhza rahmet ufkuna sessizce dalmışım.

Baktım bu kubbelerle bu mağrur minâreler,
Öz varlığında öyle vakûr, öyle bahtiyar,
Sevdâlılar diyârına sevdâlı göz diler.
Artık bu mâbedin bana bir başka lûtfu var:
Cennet pınarlarından akan suysa duyduğum,
Bir âşinâ sebîl ile geçsin susuzluğum
Gönlümde böyle şevk ile kaldıkça Üsküdar.

Memduh Cumhur
Yazı Tarihi : 05 Ocak 2011 Çarşamba
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan