Çetin yol
Toplumumuzda sosyal değişim o denli hızlı yaşanıyor ki değişimi izleyip gözlemek çok zor oluyor. Öyle ki değişimin yönlendiricisi ve kurgulayıcısı rolüne soyunan toplum mühendisleri bile kendi kurgulayıp yönlendirdikleri değişim dinamiklerini okuyup yorumlamakta hem zorlanıyorlar hem de zorlanmak bir yana beklemedikleri, hesap edemedikleri, hesaba katmadıkları ortaya çıkan tablolar karşısında şaşkına dönüyorlar.
Teknolojik gelişmelerin sonucu ulaşım ve iletişim imkânlarının uzakları yakın kılma olgusu köylüyle şehirliyi yan yana getirdi. Bugün şehirli diye tarif ve tavsif edilebilecek bir olgudan bahsetmek oldukça güç. Şehirli yaşanan değişim sürecinde sahip olduğu özelliklerin tamamını nerdeyse kaybetti. Kaybetmedikleri özellikler de arkadan gelen yeni kuşaklarca modası geçmiş çağdışı değerler olarak algılanır oldu.
Bugünün köylüsü ise köylülükten kurtulup şehirli olma yolunda girmediği boya kalmadı. Köyden alıp şehre getirdiği her türlü kabalığı vazgeçmeyip sürdürdüğü gibi şehirlileşeceğim, şehirlileştim yanılgısıyla içine düştüğü gülünç durumlar gülünecek yerde yürekleri parçalıyor.
Her şey o derece birbirinin içine girmiş durumdadır ki toplumun en alt tabakasından tutun da sözüm ona en seçkin ve üst tabakasına kadar garip ve garabetleri görmek, gözlemlemek mümkün.
Zor hem de zorun zoru şehirli olmak. İnsanoğlunun kabalıklarının yontulması zorun zoru bir hadisedir. Akşamdan sabaha olacak, olabilecek bir olgu değil. Her şeyden önce şehirli olmak için en başta bir istidat ister. Bu istidat tıpkı bir nadide elmas misali ustasının elinde işlenmesi gerekir. Bugün artık istidadı bulsak bile onu terbiye edip yoluna koyacak usta mürebbilerden yoksun bulunuyoruz. Yok olan yokların içinde ortaya çıkan istidatlar düşe kalka kör topal şehirlileşmeye kalkarsa ortaya bugünkü manzara çıkar. İşimiz zor, yolumuz uzun ve çetindir.
ŞİİR KÖŞESİ
KERBELANIN İNTİKAMI
Nasıl kıydın a zalim
Hüseyin'e gül gibi
Yinelemek aşkımı
Aşık-ı bülbül gibi
Elbet ömür bitecek
Keşke herkes benzese
Çizmeyecek ona denk
Hiçbir pergel hendese
Şehitlerin şahı o
Gökyüzünün mahı o
Mustafa'nın ahı o
Kim vardı o belada
Çirkef çamur bulaşmaz
Kılıç kalkan ulaşmaz
Hikmetini kul aşmaz
Cehlimiz Kerbela'da
Mustafa ÖZER