Bir havai fişek fabrikası klasiği!…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Sakarya ile ilgili ziyareti nedeniyle bir husus gözden kaçtı. Aslında gözden kaçmadı da Başbakan'ın yoğun gündemi nedeniyle arada kaynadı gitti…
Malum geçtiğimiz cuma akşamı Hendek'teki "Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda" bir patlama oldu. Bu patlama sonucunda da bir kadın işçi hayatını kaybederken dokuz kişide yaralandı…
Maalesef Hendek'teki "Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda" meydana gelen bu patlama Başbakan'ın gelişi nedeniyle gazetelerde öyle çok fazla yer bulmadı…
Gerçi bütün gazeteler "Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda" meydana gelen patlama sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği ve dokuz kişinin de yaralandığı haberine yer verdi…
Ancak konu enine boyuna değerlendirilemedi. Tabi bu kaza soğuyunca ve de üstüne üstlük "Havai Fişek Üreticileri, Satıcıları ve Atıcıları Derneği Başkanı" Arif Coşkun da neredeyse hayatını kaybeden ve yaralananları suçlayıcı mahiyette bir açıklama yapınca konu kapandı gitti…
Zira Arif Coşkun'a göre; meydana gelen patlama işin doğasında var. Patlayıcı madde üretilirken "talimatlara" uyulmazsa ve "gerekli önlemler" alınmazsa işte böyle olur…
Daha bitmedi, yine "Havai Fişek Üreticileri, Satıcıları ve Atıcıları Derneği Başkanı" Arif Coşkun'a göre patlamanın meydana geldiği fabrika son derece "modern" bir tesis…
Coşkun'a göre "AB" ülkelerini de düşünecek olursak Avrupa'da bile havai fişek üretimi yapan böyle "modern" bir tesis yok. Bu fabrikanın güvenliği en üst düzeyde ve en ufak bir sıkıntı yok…
Doğrusu ben "Havai Fişek Üreticileri, Satıcıları ve Atıcıları Derneği Başkanı" Arif Coşkun gibi düşünmüyorum. Tam tersi açıklamasını beni dehşete düşürdü. Haliyle aklıma da başka şeyler gelmeye başladı…
Öyle ya, henüz kolluk kuvvetlerinin araştırması tamamlanmadan ve "Savcılığın" yürüttüğü tahkikat sonuçlanmadan böyle bir kanıya varılması çok vahim…
Sanki patlama sırasında bir takım sıkıntılar var da telaş içinde böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duyulmuş. Nasıl olsa ölen ölmüş, suçu da üzerine yıktınız mı tamamdır. Oh ne ala memleket…
Gerçi ben bugüne kadar yaşanan onca patlama sonrasında ilgili makamlardan resmi bir açıklama yapıldığını duymadım. Sanki her patlamada çalışanlar kusurluymuş gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor…
Oysa haklı olarak insanlar bu patlamaların nedenini merak ediyor. Zira bu bir değil, iki değil. Neredeyse mutat olarak sırayla bir "Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda" patlama oluyor…
Elbette öyle durduk yerde bir patlama yaşanması mümkün değil. Tabiî ki bu patlamaların ardında ya "insan hatası" vardır ya da fabrikada bir "güvenlik ihlali" söz konusudur…
Ama siz bugüne kadar suçu hep ölen veya yaralanan insanlara yıkmaya kalkıp, ilgili fabrikalara da o veya bu nedenden ötürü her hangi bir "cezai" işlem uygulamazsanız kafalarda hep bir soru işareti kalacaktır…
Bana öyle geliyor ki, "havai fişekçinin şahidi mantarcı" olduğu müddetçe biz bu patlamaların nedenini asla öğrenemeyeceğiz. Dolayısıyla bu ve bundan sonra yaşanacak patlamalar "bir havai fişek fabrikası klasiği" olarak kalır, o kadar…
*****************************************************
Başbakan'ın ardından!…
Her defasında olduğu gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Sakarya'ya gelişi yine "Muhteşem" oldu. Sanılanın aksine Serdivan AVM'nin önündeki meydan hayli kalabalıktı…
Şimdi rakam vermek istemiyorum. Zira bir rakam verince ardından garip bir tartışma başlıyor. O yüzden rakamdan uzak duruyorum ama şunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum…
Cumartesi günü Serdivan AVM'nin önündeki meydan gösterdi ki Sakaryalıların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı olan sevgisinde ve muhabbetinde en ufak bir eksilme olmamış. Tam tersi artış olmuş…
Öte yandan Başbakan'ında Sakarya'ya olan ilgi ve muhabbetinde de bir eksilme yoktu. Sakarya'yı yine yere göğe sığdıramadı. Dünyaya bile Sakarya'dan mesaj verdi. Ne diyelim darısı diğer parti liderlerin başına…