Ayrılık közü
Günlerden 14 Şubat 2011 Pazartesi. Kaç gündür üzerimde bir ağırlık, kırıklık var. Ağır bir grip geçiriyorum. Evden çıkmaya hiç takatim olmamasına rağmen halletmem gereken işler dolayısıyla arkadaşların ofisindeyim. Öğle namazını camide eda ettikten sonra yetiştirilmesi gereken işlerle boğuşuyorum. Bilgisayar denen aptal kutusu hiç olmadık zamanda, olmadık bir sorun çıkartıp üç beş dakikalık bir işi saatler sürdürebiliyor. Bu defa da aynısı oldu. Boğuşup duruyoruz iki arkadaş.
Tam bu sırada cep telefonumdan aranıyorum. Ekrana baktım Kazım Alpar. Eyvah benim tahakkuk gelmedi diye soracak. Kazım ağabey işinde ziyadesiyle titiz. Kazım ağabey efendim dedim. Hiç sektirmeden ne oldu tahakkuklar dedi. Çünkü Geçici verginin beyanının son günü bugün. Ağabey önümde halletmeye çalışıyorum dedim. Büroda değilim, Cağaloğlu'ndayım, bir saate kadar hazır olursa faks açık halledersin dedi.
Tamam, Kazım ağabey başka nasılsın dedim. Demez mi ki, öğle namazından sonra Duran Kömürcü ağabeyin cenazesini kaldırdık. "İnna lillah ve inna ileyhi raciûn" (O'ndan geldik, dönüşümüz yine O'nadır). Amin!..
Evet, bir çınar daha devrildi. Duran Kömürcü ağabey uzun zamandır pençeleştiği hastalık dolayısıyla yayınevine çok seyrek iniyordu. Kazım Alpar ağabey de Duran Kömürcü ağabeyin hanında kiracısı idi. Müşterek işlerimiz dolayısıyla Kazım ağabeyle seyrek de olsa bir araya gelmelerimizde Duran Kömürcü ağabeyle bir türlü karşılaşamadık. Ama o bana ben ona her zaman selamlarımızı iletiyorduk.
Bundan iki ay kadar önce İbrahim Kalkan ağabeyle konuşmuştuk Duran Kömürcü ağabeyi ziyaret etmeyi. Ama bir türlü planlayıp ziyareti gerçekleştiremedik.
Kazım ağabeye cenazeyi neden haber verdiğini sordum ve telaştan haber vermek hatırına gelmediğini söyleyince söylenecek bir şey kalmıyor. Nasip olmayınca bizlere düşen yazıklanmak değil peşi sıra Fatihalarla duamızdan eksik etmeyip hatırdan çıkarmamaktır.
Duran Kömürcü ağabeyle kırk yıla yakın bir dostluğumuz oldu. Hangi hacet için kapısını çalmışsam geri çevirmedi, kimi elinden tutup yanına vardımsa boş göndermedi, ben çok mahcup oldum ama o beni hiç mahcup etmedi. Rabbim de Duran Kömürcü ağabeyi ebedi hayatında mahcup etmesin.
Büyük mahdumu rahmetli Sefer kardeşimiz bu mübarek mevlit kandili gününde pederi şahanesini nurlu aydınlık yolda istikbal eder ve dilerim baba oğul rahmet denizinde dilerim sarmaş dolaş olurlar.
Bu nasıl nasipsizlik ki rahmetli Sefer Kömürcü'nün cenazesinde de bulunmak nasip olmadı. Rahmetliye çok takılırdım. Birbirimizi çok severdik. Cağaloğlunda geçen günlerimizde Sefer Kömürcü nerde var, nerde yok gelip beni bulur birlikte çay yudumlar birer cigara tüttürürdük. Hey gidi rahmetli hey; bütün bunları yeniden hatırlamam için baba Duran Kömürcü ağabeyin ebedi yolculuğa çıkması da tekrar vesile oldu. Dualarımız ve Fatihalarımız her ikisine de yoldaş olsun.
Burada Orhan Kömürcü kardeşime sabrı cemil tavsiyesiyle baş sağlığı dilerim. Kadim dost damat Ekrem Baki dostuma da baş sağlığı diliyorum. Sami Kömürcü'yü daha küçücük sevimli bir çocukken hatırlıyorum. Sami'yi çok az tanıyorum. Sefer'in emaneti Şamil'le yeni tanıştım. Vakıf insan Duran Kömürcü ağabeyin ardında bıraktığı emanetçileri bunlar. İnanıyoruz ki babalarına ve dedelerine layık birer varis olurlar.
Duran Kömürcü ağabey Şamil Yayınlarıyla düşünce, kültür ve ilim iklimimize armağan ettiği yayınlarla hafızalara kazınmış ve unutulmayacaktır. Bu yayınlar istifade edildikçe Duran Kömürcü ağabeyin defter-i amali hiç kapanmayacaktır. Evet, bir çınar daha devrildi dedik ama ardında bir dizi çınar dikerek. Bu dizi çınarlar serpilip etrafını serin gölgelerle sarmalayacaktır.
Bendeki Duran Kömürcü duygu dünyamdan böylelikle dışarı taşmaktadır. Rahmet niyazlarımla yeniden ve yeniden daim Fatihalarım ve dualarım Duran ağabeyimle olsun.
ŞİİR KÖŞESİ
ECEL/ Mustafa ÖZER
gölgesi her sabah başucumdadır
masif tebessümü can borcumdadır
günaydınlar merhabalar derseler
ecelin eli zaman harcımdadır
ey ecel bilirim ezelden beri
elinden tutarsın ihtiyarların
gönlünü edersin dönmezler geri
o memnun muttasıl bahtiyarların
hiçbir güzel görmez her genç tanımaz
ey ecel gönül sarayına nasıl
zaman gibi sızdın için sızlamaz
bilirim alacaksın yine muttasıl