Sevap yapayım derken...
Geçtiğimiz hafta "Sakarya Halk Gazetesi'nde" SAKVA tarafından verilen iki ayrı iftar ile ilgili bir haber yayınlandı. Aslında haberden çok Gonca Filiz arkadaşımızın çektiği fotoğraf ön plana çıktı.
Çünkü birinci fotoğrafta, SAKVA tarafından kurulan "iftar" çadırının önünde kuyrukta bekleyip yemeğini aldıktan sonra da kaldırımda taş üzerine oturup "orucunu" açmaya çalışan insanlar vardı.
Belli ki vatandaş yemeğini almış ama SAKVA'nın "iftar" çadırında yer bulamayınca çareyi kaldırım üzerine oturup orucunu açmakta bulmuş. Yani kaldırım üstü bir oruç açma fotoğrafı.
İkinci fotoğraf ise yine SAKVA'nın bu defa yukarıdaki yani yemekhanesinde verdiği "iftar" ile ilgili fotoğraftı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda çalışan özellikle de Büyükşehir Belediyesi personeline ayrılmış "iftar" masaları gerçekten mükellef donatılmıştı.
Masalardaki yemekler aşağıdaki "iftar" çadırının aksine "tabldot" değil porselen tabaklar içinde servise hazırlanmıştı. Anlayacağınız bu da tam "beyzade" usulü "iftar" açma fotoğrafıydı.
Her iki fotoğrafı "Sakarya Halk Gazetesi'nde" yayınlayıp "Yukarıdakiler- Aşağıdakiler" başlığı ile haber yapınca birileri rahatsız oldu.
Kendilerini "iftar" çadırlarının kurulması için SAKVA'ya bağış yapan esnaf olarak tanıtanlar sitemde bulundu.
Yok, yapılan bağışlarla dalga geçmişiz, yok onlar binlerce insana sıcak yemek verilsin diye hayır işliyorlarmış, biz de eleştiriyormuşuz gibi anlamsız tepkilerle karşılaştık.
Belli ki bu tepkiyi gösterenler SAKVA'ya bağış yapan kişiler değil. Aksine SAKVA ve Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan görevliler. Zira SAKVA'da işlerin nasıl yürüdüğünü ve bağışların nasıl olduğunu biz de biliyoruz.
Şimdi size bir hayırsever gelse, çeşitli yiyecek veya nakdi bir yardımda bulunsa, "bu yiyecekleri aşağıdakilere, bunları da yukarıdakilere ikram edin" deme şansı var mı? Böyle bir saçmalık olur mu?
Hayırsever SAKVA'ya yapar yardımını, bir daha onun nerede ve nasıl kullandığının hesabını yapmaz. Hele hele bunu "yukarıdakilere ve aşağıdakilere şu şekilde ve bu şartlarda" ikram edin demez.
Artık bundan sonra işin organizatörü SAKVA'dır. O fotoğraflarda görülen "Yukarıdakiler ve aşağıdakiler" organizasyonunu da bal gibi SAKVA yapmıştır.
Size düşen onu bunu eleştirmek yerine vatandaşın SAKVA'ya yaptığı bağışları adil bir şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktır. Hazırlanan "iftar" yemeklerini adil bir şekilde oruçlulara ikram etmektir.
Bu yönüyle hayırlı bir iş yaptığınıza canı gönülden katılıyorum. SAKVA olarak özellikle Ramazan aylarında çok sevap aldığınızı da biliyorum. Öyleyse gelin biraz daha dikkatli olun ve sevap işleyelim derken günaha girmeyin.